Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Ekim '17

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
148
 

Katil Çocuğunuzun Odasında Olabilir!

Katil Çocuğunuzun Odasında Olabilir!
 

Çocuğunuz odasında... Sessiz... Sakin... Kimse ile konuşmuyor... Geceleri geç saatlere kadar uyumuyor, ya da gecenin bir vakti uyanıp korku flimleri seyrediyor. Ya da son zamanlarda sizinle ilişkilerinde ciddi problemler yaşıyor.

Odasında mavi balina olabilir!

Teknolojinin gelişmesi, bir çok şeye ulaşmayı kolaylaştırmışken, bir çok şeyi de beraberinde uzaklaştırdı. Bütün dünyayı bir tuşla ayağınıza getirdi fakat, ne yazık ki bilinçsiz ve kontrolsüz kullanımı, özellikle çocukları ve geçleri ulaşamayacağı hedeflere yöneltip yaşam amacını ortadan kaldırdı ve buna mukabil, yalnızlığı, öfkeyi, nefreti ve sonuçta  hayati tehlikeleride bir tuşla beraberinde getirdi.

Misafirleriniz varken sessizce odasında otursun, yorgun olduğunuzda sizden ilgi beklemeden oynasın, evden dışarı çıkmak için hırçınlık yapmasın vb. Gibi nedenlerle çocuğunuzun eline tutuşturduğunuz cep telefonu yada tabletin çocuğunuzu yavaş yavaş ölüme sürükleyebileceğini hiç düşündünüzmü?

Bilgisayar yada cep telefonunun gereğinden fazla kullanımının zararlı olduğunu bilmeyen yoktur neredeyse fakat bu çok daha vahim bir durum.

Son dönemlerde onlarca çocuğun ölümüne ve onlarcasınında intihar girişimine neden olan bir oyun var ki, çocuklarımızın hayatıyla oynuyor.

“Blue Whale” yani “Mavi Balina”

Bu oyun özellikle ergenlik dönemine girmiş yada girmek üzere olan çocukları hedef alıyor. Hedef kitlesi çok manidar.

Birey olmaya, ergenliğin biyolojik, fizyolojik ve psikolojik sorunlarıyla başa çıkmaya çalışan ergen çocuklar, gözü kara ve risk almaya oldukça eğilimlidir. Yani tam da oyunu piyasaya süren zihniyetin istediği türde.

Anne baba ile ilişkilerinin artık bozulmaya başladığı ya da araya mesafe girdiği dönemde yakalanıyor çocuklarımız bu tuzağa.

 “Blue Whale” yani “Mavi Balina” çocuklardan neler isteniyor biraz bakalım.

Oyun (!) 50 görevden oluşuyor.

-Bir jilet aracılığı ile elinize, “F57” çizin ve fotoğrafını gönderin.

-Sabah 4:20’de uyanın, size gönderilen korkunç videoları izleyin.

Kolunuzu derin olmayacak şekilde 3 kez damarlarınızla birlikte kesin ve fotoğrafını gönderin.

-Bir kağıt üzerine balina resmi çizip fotoğrafını gönderin.

-Eğer bir balina olmaya hazırsanız, bacağınızı keserek evet çizin. Yoksa, kendinizi birçok kez cezalandırma amaçlı kesin.

-Verilen şifreli görevi çözün.

-Elinize, “F40” çizin keserek ve fotoğrafını gönderin.

-Kontakte durumunuza, “ben balinayım” yazın.

-Korkularınızı yenin.

-Sabah 4:20’de uyanın ve çatıya çıkın. Çıktığınız çatı ne kadar yüksek olursa, o kadar iyi.

-Elinize, keserek bir balina resmi çizin ve fotoğrafını çekip gönderin.

-Gün boyu ürkütücü ve korkunç videolar izleyin.

-Onların size gönderdikleri müzikleri dinleyin.

-Dudağınızı kesin.

-Elinize defalarca iğne batırın.

-Kendinize acı verecek bir şey yapın ve hasta olun.

-Bulabildiğiniz en yüksek çatıya çıkın ve  çatının kenarına gidip bir süre bekleyin.

-Bir köprüye gidin ve köprünün kenarında bekleyin.

-Bir vinç bulup tepesine çıkın ya da en azından çıkmayı deneyin.

-Güvenilir olup olmadığınız, yetkililer tarafından kontrol edilecek.

-Skype aracılığıyla bir balina, yani sizin gibi bir oyuncu veya kurucu ile konuşun.

-Bir çatıya çıkın ve bir süre boyunca, çatının köşesinde bacaklarınızı sallayarak oturun.

-Başka bir şifreli görevi çözün.

-Gizli görev.

-Bir balina ile buluşun.

-Kurucu size ölüm tarihinizi söyleyecek ve bunu kabul etmek zorundasınız.

-Sabah 4:20’de uyanıp bir demir yolu bularak raylarda gezin.

-Gün boyu hiç kimse ile konuşmayın.

-Balina olduğunuza dair yemin edin.

Geriye kalan 49. Göreve kadar olan kısım hakkında bir bilgi yok. Çünkü görevler şifreli.

50. ve son görevde çocuklardan, yüksek bir binadan atlayarak intihar etmeleri isteniyor.

50. Göreve kadar olan bölümlerde çocuklar, yalnızlaştırılıyor, dünyaya ve yaşama karşı nefret aşılanıyor ve çocukların psikolojisi olabildiğince bozulduğundan 50. Görevin zaten zemini hazırlanmış oluyor.

Çocuklardan kişisel bilgilerini aldıkları için çocuklar çok farklı nedenlerle tehdit edilmeye başlıyor ve görevler bu tehditlerle çok daha kolay yaptırılabiliyor.

Bu oyunla ilgili bir çok şey konuşuldu, yazıldı, çizildi fakat hergün yeni bir çocuğu daha tuzağına düşürdüğü gerçeğinden yola çıkarak yazma gereği duydum.

Çocukları tehlikelerden korumak için çok fazla bir çaba gerektirmiyor aslında. Temelinde samimi iletişim yatıyor... Anne babadan uzaklaşma eğiliminin yaşandığı ergenlik döneminde sadece, çocukları anlamaya, yargılamadan dinlemeye çalışmak, az da olsa onlarla zaman geçirmek, başkalarının çocuklarınız üzerindeki yaptırım gücünü zayıflatacaktır...

Onlar sizin çocuklarınız...

Bırakın işinizi gücünüzü...

Çünkü onların size ihtiyacı var.

Odalarına değil kalplerine girmeye çalışın. Emin olun ki zaten o zaman sizlere odalarının kapılarını kendileri açacaklardır. İşte o zaman çocuğunuz emniyette demektir.

Unutmayın !

“Anne babanın girebildiği odaya katiller giremez”

 

           Keriman Keser

Öğrenci Koçu ve Aile Danışmanı

 

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 24
Toplam yorum
: 24
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 4100
Kayıt tarihi
: 11.05.13
 
 

İstanbul Üniversitesinde Sosyoloji ve yine İstanbul Üniversitesinden Pedagojik Formasyon eğitimi,..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster