Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Eylül '09

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
376
 

Kazanımlar

Kazanımlar
 

Suya baktı; titreyen yarı kayıp görüntüsü vardı.

Her kayıp, değerlendirilirse esasında kazanım olurdu.

Elde edilen bu kazanımlar kayıpların sonunu getirdi mi?

Mümkün değil, kayıplar olmaya yine devam etti…

İyi ki kirli çıkınların bulunduğu mahzenler de bir kazanım olmamıştı.

Hiç uğraşmadı o mahzenlerin girişini bulmak için…

Kayıp olarak kalsınlar…

Üstelik sürekli, kazanımsız kayıplar olarak…

Ne kıpkırmızı sarmış kızıl akşamları, ne de sarıya çalan tan aydınlanmaları...

Sadece güneş doğumuna gebe süreci aramıştı, elde ettiği tüm kazanımlarda.

Kayıplarına acı bir gülümseme bedeli ödemişti, kimi bedellere ayrıca yaş ekleyerek.

[[[÷]]]

Bir karış yükseklikte akan suyun içindeki avuçlarını kaldırdı, sarımsı rengini bile kaybetmiş bir yaprak kaldı, sular akınca avuçlarından…

Kim bilir hangi ağaçtan kopmuştu, ne savurmuştu onu bu suya?

Hangi rolü üstlenmek için binmişti giden suyolundaki bu akıntıya?

Akıntı suyu derya ya götürecekti…

Hadi su çoğalacak ve büyük olacaktı.

Bu çürümeye ramak kalmış yaprağın kazanımı ne olacaktı?

Kim bilir belki de boğulacaksan büyük suda olmalısın deyip binmişti akıntıya…

Avucunu akıntıya soktu, yaprak suyla tekrar yoldaş oldu.

[[[÷]]]

Bulutlar birbirlerine sokulmaya başlayınca aydınlık azaldı.

Yukarıda bir şeyler oluyordu.

Şimdi rahatça bakıyordu, direksiz tavana, onun ışıldağı perdelenmişti…

Sokulup da kaynaşınca bulutlar güçlenmiş ve bırak ışığını perdelemeyi, sıcaklığını bile soğutmuştu güneşin...

O buluttu artık.
Yüklü, hüzünlü bulut...
Yazın ilk zamanı mevsim,
Aşkını kaybetmiş.
Ölünür de ağlanmaz,
Kesinlikle kayıp aşk' a…
Yağmur adına saklanmış.
Çisil çisil, tane tane inmekte…
Kimse anlamasın diye,
Kim bilir nasıl yalvardı.
Bindiğinde rüzgârın havasına,
Hadi çabuk sevdiğim gitmekte!
Götür, yetiştir diye…

[[[÷]]]

İndirdi başını suya baktı, yaprak çoktan gitmişti.

Artık görüntüsü de titremeli ve yarı kayıp olarak yoktu.

Sadece akıntının götüremediği taşlar kalmıştı ve onlar gözükmekteydi.

Birde rüzgâr havası esmekteydi, savuracak kadar şiddetli…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Değerli Kardeşim zaman,zaman ruhumuzda fırtınalar sevinç rüzgarları oluşur ; Duygulu akıcı bir yazı sizi kutluyorum. Herşey gönlünüzce olsun

Ersen Gürpınar 
 02.09.2009 22:13
Cevap :
Teşekkür ederim, sağ olasınız. Saygılarımla  03.09.2009 11:11
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 371
Toplam yorum
: 503
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 799
Kayıt tarihi
: 14.02.09
 
 

Adalet önce kendimizde başlamalı ve haksızlıklar sorgulanmalı  ve hataların, afetlere dönüşmeden ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster