Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Eylül '10

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
861
 

Keçi Ruhlular

Keçi Ruhlular
 


Türkiye’de “marka” olmuş sözler vardır. Bunlar yangında ilk kurtarılacak eşya gibidir, sıkışıldığında hemen bu sözlere yapışılır. Referandum sonuçlarının açıklanmasından sonra, “Türk halkının % 60 aptal,” “Vurulduk ey halkım unutma bizi.”
Mesela Aziz Nesin’in başka sözleri değil de neden illa bu sözü kullanılır, diye de düşünürüm her duyduğumda. Acaba birbirimize taa çocukken, her kızdığımızda söylediğimiz “aptal, manyak, salak” hakaretlerini içeriyor da ondan mı, kimbilir?

Aziz Nesin bu sözün buralara geleceğini bilse söyler miydi, onu da bilmiyorum.
Her sıkıştığında “Türk halkının % 60 aptaldır” diyen vatandaşın, acaba Aziz Nesin’in başka sözlerinden haberi var mıdır? İnsan, insan gibi, insan olarak hür olmasını bilmezse, hür olamazsa, o zaman kurtlar, kuşlar gibi hür sanır kendini. (Mumhala) Bu sözü hayatımıza uyarlayalım bakalım. Türkçe açıklaması: -MIŞ gibi yapmak. Yaşar gibi, aydın gibi, entelektüel gibi, bilir gibi, demokrat gibi yapmak.

Aynen şimdi referandumdan çıkan % 58 evet oyu için bile kömüre, makarnaya oy’unu satmış diyen bi zihniyet, ne kadar demokrasiden bahsedebilir ki bana? Üstelik de bi insanın kendi kalesine gol atması gibi, bunu diyenler halkın içinden gelen insanlar. Fakat CHP seçmeni olduğundan kendisini, elitist, beyaz Türk sınıfına atlamış farz eden bi takım insanlar.

Elitistliğe, burjuvaziye özenebilirsin. Özen istediğin kadar ama, halkın iradesine de, oy'unu bi ton kömüre, makarnaya satmış dağdaki çoban geyiği yapma lütfen. Üniversiteye gittiği için elitist! Aysun Kayacı durumlarına düşersin ve komik olursun, oluyorsun hatırlatayım.

Ne bileyim bu “oy'unu satmış şerefsiz!” –onlar öyle diyor, buraya böyle yazmak istemezdim- düşünüyorum düşünüyorum bu hakaretlerin dayanağını, kişi kendinden bilir işi, demeden de geçemiyorum.

Çok şükür ki “hayır” oyu verenlerden hepsi böyle değil. Onlarla oturup karşılıklı konuşuyoruz ve çıkan sonuca saygı gösterip, ülke için hangisi iyi ise onun olmasını diliyorlar. Sonuçta ülkenin iyiliği için farklı pencerelerden bakıyoruz. İyi niyet esas alınması gereken.

Büyük çoğunluk hayırcı ise, statükoyu korumak adına, (İRKRYGS) İnsan Ruhundan Keçi Ruhuna Yatay Geçiş Sınavını 100 üzerinden 100 puanla geçmiş, “evet” diyen herkesi oy’larını satmakla ya da şeriatı getirmek istemekle suçluyor. Bu keçi ruhlu insanlardan bazıları, resmi tarihten başka bi şey okumamış, okumaya da pek de niyeti olmayan insanlar, dediklerinde ayak direyip duruyorlar.


Hâlâ azınlık hakları, azınlıklar bu ülkede nasıl olmuş da eriyip bitme noktasına gelmiş, bitmiş, Kürt sorunu, farklı kimlikler, diller, hakkında pek de detaylı kafa yorduğu yok. Hâlâ 27 Mayıs darbesine “devrim” diyenler bile var. Hadi sen ideolojik olarak bu kadar inanıyorsun diyelim, hiç mi vicdani duygun gelişmemiş, yapılan onca işkenceye, idamlara devrim diyebiliyorsun. Yazık…


Dersim’de neler olmuş, nasıl olmuş bunlarda mı ilgilendirmiyor seni? Kendin rahatsın diye herkesi öyle mi zannediyorsun? Empati diye bişi var oralarda, “sahibinden kayıptır” diye ilan ver, belki bulursun bi gün.

Es kaza bi üniversite bitirmiş olsa, alimallah kendisini ulema ve her konuda otorite falan zannediyor ne yazık ki! Çağın ruhunu yakalamayıp, halka “dağdaki çoban, hâlkimiz eğitimsiz caağnım efendim, hep bu yüzden bütün bunlar” diyecek kadar, ne geçmişini ne de geleceğini görebiliyorsun.

Türkiye değişim içinde. Güzel bi değişim. Demokrasiye doğru adım attık artık. İnanıyorum ki daha da güzel günler bizi bekliyor.

Earlybird bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Not: Alınmadığınız için sevindim. Yazımda düşüncelerimi aktardım, tıpkı sizin yaptığınız gibi. Kimseye hiçbir zaman farklı düşündüğü için müdahale etmem. Demokrasi anlayışım budur. Teşekkürler. selam...

Nev 
 24.09.2010 19:31
 

Öncelikle alınganlık ve kırılganlık yaşını geçtim...iki farklı ülkede yaşama şansım beni biraz daha demokrat ve hoş görülü yapıyor..Üzüldüğüm, Türkiye'de aydın ve aydınlık yüze sahip olan insanların, tirübünlerde çarşı yada bir başka taraftar misali, hemen lumpenleşmeye yatkın olması...Meclisde bir zamanlar Çetin Altan'a yapılan davranış bozukluklarını bu zamanlarda bazen de dolduruşa gelip, garip bir nedenle hasım gibi gördükleri kişilere tekrar etmeleri!..12 Eylül öncesi üç beş kişi bir araya geldimi''bir şey''olduklarını sanan kent soylu ilerici, toplumcu arkadaşları çok gördük!Ve bu yüzden, garip referandumda taraf olup, olayları geniş bir vizörden göremeden,birbirini kıran insanlara hem acıyor hem de kızıyorum.Bütün öykü Türkiye'de iki partili bir siyasi yapılanmanın, parke taşlarının döşenmesi kanımca..Ve bu dışardan çok daha iyi görülüyor!Aydınların birbirine anlamsız hakaretlerde bulunması kabul edilemez,karşı çıkılması gereken bir şey!İlk başlık Nesin'in yapıtlarıydı!Teşekkü

Figen A.E 
 23.09.2010 22:31
Cevap :
Siz bu "keçi ruhlular" metaforu üzerinde durunca, özel bi kişiye hakaret gibi algılayıp, yorumunuzda vurgulayınca bunu Aziz Nesin'in öyküsü üzerinden örnek vermek durumunda kaldım. Hele "kendi isim ve hallerine bakmadan" diye ima edince! İsim ve halimde ne varmış anlamadım. Gururla taşıdığım isim ve soyadım. Bu yazıda hiç kimseye şahıs olarak yapılmış hakaret yoktur. Terbiyem de tanımadığım insanlara durup dururken hakaret edecek düzeyde de değildir zaten. Mutabık olduğumuz konular da var doğrusu. "Bir şey" olduklarını sanan kent soylu aydınlar herkesin kendi gibi düşünmesini istiyor. FArklı düşüncelere tahammül edemiyor. Ben de bu tahammülsüzlüğe hem kızıyor hem de acıyorum. Referandum benim için partiler üstü, 12 eylül anayasasınndan bi nebze de olsa kurtulunduğu için önemsedim ve tabii ki sevindim. Siz farklı düşünebilirsiniz. Düşüncelerimi "keçi ruhlular" metaforundan anlatmaksa Aziz Nesin'i çok sevdiğim, okuduğum için etkilenip, sizin deyiminizle lümpenleşmiş olabilirim! Not: Alın  24.09.2010 19:25
 

Evet, ve Korkudan Korkmak!... İnsan Aziz Nesin'i okuyunca,ayakları daha yere basan şeyler üretiyor!...Mesela; düşünce ve hareket özgürlüğünün, modernlik ve demokrasi içinde varolabileceğini, demokrasinin de bireylerin ya da toplumsal kesimlerin her istediğini,''her an'' yapacağı anlamına gelmediğini vurgulamış!..Ve insanlarla kendi isim ve hallerine bakmadan, alay edilmemesi gerektiğini ve birbirimize sabırla katlanmanın da, demokrat kişiliğin olmazsa olmaz koşullarından biri olduğunu!..Hele ki hakaretin modern ve çağdaş insanlara hiç mi hiç yakışmadığını... Onun deyişiyle,o % 60 ve fazlası bizim çok hareketli ve göçebe toplum olmamız dan kaynaklanıyormuş!... Ama o aynı zamanda yaşayan Türkçe'de isimden çok fiil olduğunu ve isimlerinde ağırlıklı fiillerden türediğini vurgulamış...Çünkü düşünmek ve düşünce üretmek için en nesnel zemin yerleşik toplumlarda ve kentlerde varolabiliyormuş!..Çoban toplum olduğumuzdan, keçi ya da ''koyun''düşüncesinde olmak da bize özgü zıtlık!Teşekkürler

Figen A.E 
 23.09.2010 15:27
Cevap :
HAklısınız ben de hakaretin modern ve çağdaş insanlara hiç yakışmadığını yazımda belirtmiştim. Gerçekten yakışmıyor! Yalnız yazımda "korkudan korkmak" diye bi cümle geçmiyor. Neyse. Aziz Nesin'den bu kadar bahsetmişken onun, "Nutuk Çeken Hayvan" isimli bi öyküsü vardır. O öyküde "insanı hayvana" benzetir. "İnsan hayvanların yüksek sosyetesine mensuptur" der. Daha da ileri gider, tek hücreli, çok hücreli ve en sonra da hücresizlere benzetir. Doğrusu bu öyküyü okurken hiç alınmamıştım. Siz niye alındınız anlamadım. Daha da açık yazayım, % 58 lik kesime "bidon kafalı şerefsiz" diye hakaret edenleri vurgulamak için bu detayı kullandım. "Keçi ruhlular" burada bi metafor. Evet göçebe bi toplumumuz bunu kim inkar edebilir ki. Teşekkürler, selamlar...  23.09.2010 19:01
 

Ne kadar gülünçsün:) sen.. ( Halk dili yanlış anlama).. yazını okudukça gülünçleştiğini daha iyi algıladım ( yine sizin Halk dili).. kısaca gülünçsün sen.. selamlar, saygılar Nilifer:).... yazın çok güzel olmuş bir çok kez okutmalı Halka.. başarıların sürsün gülünç.. Halk dilinde sevimli...

yucel evren 
 16.09.2010 19:05
Cevap :
milmersi, milmersiiiiiii:)))))  16.09.2010 21:17
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 246
Toplam yorum
: 1381
Toplam mesaj
: 276
Ort. okunma sayısı
: 983
Kayıt tarihi
: 15.02.08
 
 

Hepsi kurgu... ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster