Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Mart '13

 
Kategori
Sinema
Okunma Sayısı
589
 

Kelebeğin rüyası

Kelebeğin rüyası
 

Merhaba

Bu hafta sonu geçtiğimiz günlerde vizyona giren Kelebeğin Rüyası isimli filmi seyrettim.

Hepimizin bildiği gibi film 1939 ile 1942 yılları arasında geçiyor ve o döneme imza atmış olan devrekliler olarak adlandırılan ekolün öncüleri Behçet Necati, Rüştü Onur ve Muzaffer Tayyip Uslu’nun yaşamlarının son yıllarına ait kesitler filme damga vuruyor. Yılmaz Erdoğan öncülüğünde oluşturulan film ekibi film boyunca oldukça başarılı performanslar sergiliyorlar. Filmin finaline doğru biri 22, diğeri 24 yaşında o döneme damgasını vuran tifo salgınına kurban giderek yaşama veda ediyorlar ve bu sahnelerde gerçek yaşam ile buluşmanın vermiş olduğu heyecanla gözyaşlarınızı tutamıyorsunuz.

Film boyunca dekorlar, o yıllara ait kostümler, hatta filmde kullanılan otobüs, otomobiller bile o yılları yaşamanıza neden oluyorlar.

Buraya kadar her şey, mükemmel taraflarıydı. Ama;

2012 yılında yapılmış ve son teknolojinin kullanıldığı, devamlılığın mükemmel olduğu düşünülen filmlerde, devamlılığı sağlayan kişi ya da kişilerin gözlerinden kaçırdığı iki adet bana göre çok önemli hata vardı:

En önemlisi ilk hata, Rüştü Onur’un evlendikten sonra İstanbul’da yaşam sürdüğü Beşiktaş Şair Leyla  sokağında evi olarak kullanılan pembe renkli binanın mevlit okunma sahnesi esnasında dış plandan yapılan ve sokak adını göstermeye başladığı enstantenede binanın dış cephesinde mobese kameraları var.

Bir diğeri ise filmin sonunda Muzaffer Tayyip bey’in cenazesinin defnedilmesinin ardından Behçe Necati karakterinin sigara yakıp vadiye bakması ve kelebeklerin uçuruluşu esnasında kadraj içerisine uzaktan GSM Baz İstasyonu görünütüsü damgasını vuruyor.

Sinemamızın bu denli ön planlara çıktığı ve vizyonda artık yerli film ve yapımların yer aldığı bu dönemlerde bu hataların özellikle Yılmaz Erdoğan gibi usta bir yapımcı ve oyuncunun yer aldığı projelerde olması gerçekten üzüntü veriyor.

Bunların bir daha tekrarlanmamasını diliyor, herkese saygılarımı sunuyorum.

NurKARTAL bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Sinema sitesinde de yayınlanmaktadır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Çok önemli iki detayı yakalamışsınız! O kadar da dikkatli izlememe rağmen benim gözümden kaçmış. Ne yazık ki böylesi hatalar Oskarlı filmlerde dahi oluyor! Roma İmparatorluğu dönemindeki bir savaş sahnesinde kolunda saatiyle savaşan bir figüran görebiliyorsunuz:) Selam ve sevgiyle.

Ata Kemal Şahin 
 27.03.2013 10:54
Cevap :
değerli yorumunuz ile renk kattınız. teşekkür ederim. selamlarımla   27.03.2013 14:28
 

Ah tam da bugün bu filme gitmeyi planlıyordum fakat öyle bir yağmur bastırdı ki dersten sonra, ıslana ıslana evimin yolunu tuttum.. Gösterimden kalkmadan izlemeyi çok istiyorum, inşallah yarına diyelim:) Sizin blogunuz da filme olan ilgimi uyandırdı tekrar.. dikkatli bir izleyici olduğunuzu anlıyoruz ayrıca, ben olsam herhalde hiç farkına varmayabilirdim o hataların, filmin duygu yönüne kendimi çok kaptıracağım için.. Dilerim izlemek nasip olur bana da. Sevgilerimle.

Mor Okyanus 
 08.03.2013 15:01
Cevap :
değerli yazarım ne yapın ne edin mutlaka bu filmi izleyin. sizin gibi değerli şair arkadaşlarımızın da bir şeyler alabileceğini düşünüyorum hayat dair. değerli yorumunuza teşekkür eder, her zamanki gibi kucak dolusu sevgilerimi sunarım.  08.03.2013 21:47
 

Hertkesin bahsettyiği Kelebekler filminin kadraj içindeki hataları iyi tesbit etmşsiniz. Onları bir anda kaldıramazlar. Film çekilmiş bir kere. Kesp atamazlar, sahne bozulur. Onlar da fark ettiler m acaba? Etseler bile. " Kadı kızında bile hata vardır" mantığı mı yürüttüler acaba? Neyse. Sizden ricam, filmin kritiini yapmanızdır. Bunu yaparsanız, sizden öğrenmiş oluruz. Selamlar. Peşin teşekkürler.

Muzaffer Cellek 
 06.03.2013 11:52
 

Şu algıda seçicilik konusunda hep sınıfta kalmışımdır. Aynı filmi bende izledim, beğeni dolu sözcüklerinize aynen katılıyorum. Kıvanç Tatlıtuğ başta olmak üzre oyuncuların performansları muhteşemdi. Fakat anlık denebilecek görüntülerde ki o ayrıntıları nasıl yakaladınız, tebrik etmek lazım sizi, selamlar ve sevgilerimle.

Nuray Ors 
 06.03.2013 11:46
Cevap :
sevgili Lilacan Değerli yorumunuz,güzel katkılarınıza teşekkür ediyorum. Yaşanmış hayat hikayelerini seyrederken ister istemez kendinizi hikayenin içerisinde buluyorsunuz ve şimdi ne olacak diye pürdikkat seyrettiğimizde bunları anlık da olsa bazen yakalama şansınız oluyor.Bende sanırım bu film de bu anlık yakalayan kişilerden oldum. saygı ve sevgilerimle.  06.03.2013 13:29
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 15
Toplam yorum
: 73
Toplam mesaj
: 18
Ort. okunma sayısı
: 1274
Kayıt tarihi
: 10.12.10
 
 

3 Ekim 1971'de Almanya'da dünyaya geldim. Hakedene sevgiyi vermek üzerine kurulmuştur dünyam. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster