Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Mayıs '10

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
809
 

Kemal Kılıçdaroğlu'nun mesajları tatmin etmese de, zaman tanımak gerekli

Kemal Kılıçdaroğlu'nun mesajları tatmin etmese de, zaman tanımak gerekli
 

Beklediğim şekilde kurultay konuşması yaptı Kemal Kılıçdaroğlu. Zira hafta içerisinde adaylığını açıklaması ile birlikte, Fatih Altaylı’nın “Teke Tek” programına çıkmış ve o programda daha geniş kapsamlı bir şekilde siyasi mesajlarını topluma göndermişti. Kurultaydaki 70 dakikalık konuşmasında daha sınırlı bir konuşma yaptı Kemal Kılıçdaroğlu ama mesajlarında bir değişiklik yoktu.

Kemal Kılıçdaroğlu söylemlerinde yoksulluk ve işsizlik gibi hususlara vurgu yaptı. Ve ilginçtir, başka şeyede bulaşmadı.

Evet, işsizlik, yoksulluk; toplumda, ekonomik sıkıntılar nedeni ile yaşanan yarın kaygısı temel bir takım sorunların kaynağı olsada, ülkede var olan sosyolojik sorunları göz ardı etmek olası değildir ve sosyolojik sorunların kaynağı işsizlik değildir. Kemal Kılıçdaroğlu mümkün mertebe var olan sosyolojik sorunlara değinmediği gibi, var olan sosyolojik sorunları sığ bir şekilde, sadece ekonomik sıkıntılara indirgedi. “Şayet ekonomik sorunlar çözülürse, diğer var olan sosyolojik sorunlarda çözülür” yollu basit bir yaklaşımı, dinleyenlerin zihnine kazımak istedi ama maalesef bu konudaki yaklaşımları ile sol adına, sosyal demokrasi adına ciddi yanlışlar yaptı. Kabul edelimki bu ilk konuşmadır ve MHP’ninde sağına kaymış olan bir CHP tabanı vardır karşısında. Bu tabanı yeniden solla tanıştırmak, yeniden solu, sağ siyaset düşüncesi ile kemikleşmiş zihin dünyasını sola doğru kaydırmak hiçde kolay olmayacaktır. Hele hele CHP gibi Cumhuriyet tarihi boyunca resmi ideolojinin yılmaz ve yıkılmaz muhafızlığına soyunmuş bir partiyi sola doğru kırmak, tarihi ile yüzleştirmek, bu gün var olagelen onca sosyolojik soruna karşı, resmi ideoloji söylemlerinin dışında, demokratik yollardan çözüm önerileri sunmak kolay değildir. Böyle bir yaklaşım, öncelikle mevcut parti örgütünün gazabına uğrar ki sonrasında ortaya neler çıkar, bilemeyiz.

Kemal Kılıçdaroğlu’nun Kürt Sorununa neden değinmediğini doğrusunu isterseniz pek anlamış değilim. Bu sorun sebebi ile onca insan yaşamını yitirirken, yerini yurdunu terk edip büyük kent kıyılarına doğru savrulan onca insan varken ve büyük kentlerin içerisinde yaşam mücadelesi verme savaşına soyunurken bu insanlar, böyle bir sorunun varlığını dile getirmemek bence ciddi bir eksiklikti. Zira ekonomik sıkıntıların kaynağında var olan diğer bir husus ki savunma giderleridir, bu konu yine Kemal Kılıçdaroğlu tarafından dile getirilmedi. Ergenekon Cephesine mesaj gönderdi Kılıçdaroğlu ve Özel Yetkili Mahkemelerin kaldırılacağını söyledi. Ergenekon Davası ciddi bir takım hukuk ihlalleri ile anılıyor olsada, AKP iktidarının üzerinde durduğu son derece önemli hususlardan birisidir Ergenekon Davası ve Türkiye’deki iktidar mücadelesinin kilometre taşıdır. Kemal Kılıçdaroğlu’nun konuşmasından edinmiş olduğum izlenim, Ergenekon Davasının sulandırılmasına yol açacak türdendi.

Kemal Kılıçdaroğlu’na önerim, Türkiye’deki mevcut sosyolojik sorunların kaynağını ekonomik sıkıntılarda aramasın. Kürtlere aş, iş vermekle ve ceplerine para koymakla Kürt gerçeği ve sorunu ortadan kalkmaz. Zira aynı şeyi Aleviler içinde söyleyebiliriz. Cebinde parasıda olsa, Alevilerin Cem Evlerinde ibadetlerini özgürce yapacağı zeminleri yaratamazsanız var olan bu ve benzer sorunların devamına çanak tutarsınız.

Tekrar etmekte fayda görüyorum, Kemal Kılıçdaroğlu’nun bu ilk konuşmasıdır ve önümüzdeki birkaç ay içerisinde politikalarını daha net bir şekilde ortaya koyacaktır Kılıçdaroğlu. Umarım Kılıçdaroğlu demokrasi kavramını daha geniş kapsamlı bir şekilde ele alır.

CHP’li bir arkadaşım “Önümüzdeki dönemde CHP’ye oy verecek misin?” diye sormuştu. “PM’ni görmem lazım ve Kürt Sorunu, Aleviler, Azınlıklar, Faili Meçhul Cinayetler gibi hususlardaki söylemlerinde samimiyeti hissetmem lazım. Ayrıca parti içi demokraside samimiler mi, bunu görmemiz lazım.” diye yanıt vermiştim bu arkadaşıma.

PM önemli sayılabilecek düzeyde değişime uğradı. Özellikle kimi değerli akademisyenlerin PM içerisinde kendilerine yer bulması önemliydi. Bundan sonraki süreçte çalışmalarını izlemeye devam edeceğim ve bakıp değerlendirmemizi ona göre yapacağız.

CHP adına bir başka önemli gelişme ise siyasetin dışında kalmış olan geniş bir kesimi Kılıçdaroğlu’nun adaylığı bir araya getirdi. Bu önemli bir gelişmeydi. Daha zengin bir fikirsel tartışma süreci başlayacaktır parti içerisinde. Fikir tartışmalarının yoğunlaşması parti içi demokrasi adına önemli gelişmelere neden olur kanısındayım. Zira Baykal dönemi tam bir fikirsizlik dönemiydi ve sadece rejim kaygılarına kilitlenmiş bir parti ve tabanı yaratmıştı.

Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik kati düşüncelerimizi önümüzdeki altı aylık zaman dilimi içerisinde daha net bir şekilde ifade edebiliriz. Umarım iyi yönde bir takım gelişmeler olur.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sen turizmciymişsin, bekleyebilirsin. Ülkeye ve dünyaya bir turizmci gibi baktığın açık. Turizmciler de her yıl sezonu ve turistleri beklerler; daha çok kazanmayı beklerler. Ama bir ülke, bir ulus; tombalacılar gibi beklemekle tarih ve var oluş yazamaz. Ya ondadır ya bunda mantığı ile ülke ve tarih kavranmaz. Perşembenin gelişi, çarşambadan bellidir diye bir söz vardır. Bir de şu söz var; uluk çiftçinin övendiresi çok olurmuş. Bir de şu söz var; akılsız şeyi yol kocatır... Sen sipor(sporu), meyhane ortamlarını severmişsin, blogunda yazdığına göre. Sen bekleyebilirsin doğal ki. Zaten kendince mutlu bir ortamdasın. Ama bir ülkeyi, bir ulusu; ya ondadır ya bundadır diye bekletmek katliamdır. Deneme yanılma yöntemi, aydın insanların yöntemi değildir.

Necdet  
 26.05.2010 7:05
 

Bu tür yazı ve yorumları okuyorum, Nihat Bey:) Anlaşılan o ki gönüllerde yatan aslanın ismi CHP imiş:) Bürokratların (rejimin)partisinden bir "sol" parti yaratma umudunuz inşallah gerçekleşir. Selamlar.

Ümit Culduz  
 24.05.2010 23:30
Cevap :
Bu eleştirinizde son derece haklısınız Ümit Bey. Bürokratlar partisinden sol parti yaratmak pek tabiki mümkün değil. Lakin bazı sorunlara dair çözüm önerileri beklentisindeydim ama sizinde dediğiniz gibi zihin dünyası bir defa devlet ideolojisi ile düşünmeye başlamışsa bu zihin dünyasının dönüşmesi hemen hemen mümkün görünmüyor.  25.05.2010 8:19
 

Baykal döneminde rejim savunusu dışında önceliği olmayan Chp, aslında Akp'nin istediği kulvarda oynadığı için başarısız oldu. Akp'nin en istemediği muhalefet, toplumda gittikçe yükselen ekonomik uçurum, dünyadaki krizin aslında Türkiyeyi teğet falan geçmediği, işsizlik, sosyal güvencenin olmayışı, gittikçe de artak gelir adaletsizlikleri üzerine konuşan bir Chpdir. ve Kılıçdaroğlu aslında damardan girdi ve ekonomiyle devam etmesi kendisi yararına olur. selamlar.

Başak ALTIN 
 24.05.2010 11:10
Cevap :
CHP'nin pek tabiki boşaltmış olduğu alanların en önemlisi ekonomiydi. Kılıçdaroğlu'nun ana siyaseti ekonomik alandaki tıkanmışlık üzerine inşaa edilecek. Ekonomi ne kadar önemliyse sosyolojik sorunlarda bir o kadar önemli. Kürt Sorunu, Demokratikleşme, azınlıklarda en azı ekonomi kadar öncelikli olmalıdır.  25.05.2010 8:26
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1512
Toplam yorum
: 3024
Toplam mesaj
: 195
Ort. okunma sayısı
: 1096
Kayıt tarihi
: 07.08.07
 
 

Yazarım... Okurum... Öğrencilik yıllarımda çok yazdım... Kompozisyon derslerinde yazdım... Duvar ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster