Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Ağustos '12

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
106
 

Kendilerine Fransız kalmayan tıp otoritelerimiz (?)

Kendilerine Fransız kalmayan tıp otoritelerimiz (?)
 

yolsuzluğun belgesi...( haberevet.com)


Çevremdeki bazı doktorlar, kırk yılda bir beni görünce, neredeyse boynuma sarılıp, hep şöyle derler :

''Neden muayeneye gelmiyorsun?.. Bak, en az 3 ayda bir rutin kontrole gelmelisin?..''

( 'Neden saza gelmiyorsun ?..' der gibiler )

''Hocam yaşın kemâle erdi... Cık cık cııkk..  Yahu kendine bak... Gel ilaçlar yazayım sana !..''

(Sanki, ' börekler açayım sana ' der gibiler .)

Ben de :

''Yahu, eşim, zırt pırt ziyaretinize gelip  yeterince ilaç yazdırıyor... İyi kazanıyorsunuz.. Ben gelmesem de olur !..''

'' Yoooo olmaazz... Bak prostat neyim olursun maazallah!.. PSA vs..vs.. testini yapayım da gör !..''

(Dr. bey ve meslektaşı bayan dr. benim prostatıma takmış kafayı!.. Aklını bozmuş!.. Sanki tehdit ediyor gibi !..)

Ben :

'Yahu  !.. Dr. Fikrineysezikriodur Bey !.. Sayın Dr. Yurdaşıksırnaşık Hanımfendü!.. Bırakın beni sevgili  prostatımla, şöyle tadını çıkara çıkara yaşayayım!.. Hee mi kardeşim !..'' ( *)

dememe rağmen, kırk yılda bir, hatır için, onların üzerimde yarattıkları baskıya dayanamayıp  tahliller yaptırmaya  giderim...

Netice FOS !.. Herşey temiz... Ama gel de inandır !..

Sevgili Doktorlarımız,  tahlil sonuçlarıma şüpheyle bakıyorlar...

Kafaya koymuşlar bir kere... Beni maazallah, illâki marazlı yapacaklar !..

Sonra da zilleri takıp oynayacaklar !..

( Sanki çevremizdeki ruh hastaları yetmiyor ha ?.. )

Ben bu simsar doktorlardan hep kaçtım...

Duygu simsarları...

Din simsarları..

Irk simsarları...

Demokrasi simsarları...

Vicdan simsarları..

Solcu simsarlar...

Sağcı simsarlar...

Devrimci simsarlar...

'Hariçten gazel ' simsarları...

vs..vs..

Bizde ne ararsan var...

Tabi bu doktorların ısrarlarının nedeni, beni çok sevdilklerinden değil...

Keselerini çok seviyorlar...

Daha önceleri yüzümüze bakmazlardı.. Selamımızı bile almazlardı keratalar...

Şimdi hepicüğü kankamız !..

DÜRÜST BİR DOKTORUN İFADESİNE GÖRE, BAZI PARAGÖZ  Aile hekimleri, uzmanlar vs. ne kadar çok hastaya bakarlarsa o kadar maaşları artıyormuş..

Ne kadar da çok ilaç yazarsa, o kadar çıkar sağlıyorlarmış.

İlaç firmalarının satış temsilcilerinin, hastane koridorlarında ' cirit atmaları'  boşuna değilmiş...

Yani ne kadar ekmek, o kadar köfte...

Dürürst olsalar, canımı yesinler...

''-Hocam durum bu !..Gel sürümden kazanalım..Seni de Ukrayna'ya tatile yollayalım !..''

''Hatta bir motosiklet de sana alalım !..'' ( Mobilete de razı olabilirim ) falan deseler ya !..

Tevekkelli değil; daha 5 yıllık pratisyen doktor olan hanım ve genç doktor bey, her bayram tatilinde, Avrupa şehirlerinde fink atıyorlar... Altlarında sıfır lüküs otolar... Evleri lüküs.. hayatları lüküs..

Ayrıca, bu uyanıklarımız, sağlık sendikası üyesi ve aktif elemanı olarak da her mitingde en öndeler...

'' Tohturlar ,sömürülüyor... Eziliyoruuuk!..Geçinemiyoruuuk !.. Açıız !.. '' deyü bağırıyorlar !..

(  Aman haa !..Yanlış anlaşılmasın .. Yarası olanlar gocunsun.. Dürüst doktorlarımızı tenzih ederim. )

Hep şüphelenirim bu adamlardan.. Nitekim şüphelerimde yanılmadım.. İşte kanıtı !..

Halep oradaysa, arşın burada...

* * * * *

İşte bugünkü gazetelerde yine ilaç yolsuzluğu haberleri !..

Kötüleri dışarda aramamıza gerek yok !..

Türkün,Türkten başka düşmanı yoktur !..

İlaç yolsuzluğu diz boyunu aşmış...

Gırtlak hizasını da geçmiş...

Radikal'in bugünkü sayısında, bu ilaç soygunuyla ilgili haber, açık-seçik belgeleniyor...

'' Bir haftadır yapılan SORUŞTURMA KAYITLARINDA,

Doktorlara alınan pahalı hediyeler ve bunun karşılığında yazılacak ilaçlar ile buradan elde edilecek net kârın da açıkça yazıldığı görülmüş...

Doktor ve hastane yöneticilerine bu kapsamda verilen rüşvetler şu şekilde sıralanıyor:

Motosiklet,

elden para ödemesi,

yurtdışı tatili,

gayrimenkul,

kış lastiği,

iPad ,

iPhone,

deri ceket,

ev tadilatı,

saç düzleştirme makinesi,

akaryakıt,

ayakkabı,

mücevher,

otomobil,

fırın,

buzdolabı vs...''

* * * * * *

İşte daha neler neler...

..........

Bir de şunlar eksik kalmış :

Saç gürleştiriciler...

Özel peruklar...

Özer güçlendiriciler..

Özel şimşir taraklar...

Özel kadınlar...

Özel masörler...

Özel oteller...

Özel ve gizli açılan hesaplar...

...

Velhasıl... Bizler terörle uğraşırken, bazı uyanıklar hiç kendilerine Fransız kalmamışlar...

* * * * * * * *

*( Dr. İsimleri hayalidir )

AYRINTILI AÇIKLAMA AŞAĞIDAKİ LİNKTE'DİR.

haberevet.com/haber/20120830/632929/ilacta-yolsuzlugun-belgesi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sevgili Mesut hocam, tıp camiasının tüm foyalarını ayrıntılı bir şekilde ortaya koyan hayallerinle yarattığın bu blog yazısı yine her zaman ki gibi harika olmuş. Tabii her meslek grubunun simsarı ve hediyeyi ve Atatürk resimli kağıtlarını (para) çok sevenleri var. Önemli olan amaca giderken doğru ve erdemli yolu kullanmaktır. sizi tebrik ediyorum. kötü art niyetli tüm meslek grubu temsilcilerinide protesto. sağlıcakla kalın..

Nizamettin BİBER 
 31.08.2012 16:26
Cevap :
Nizamettin Bey,bu ülkede ne zamanki analar ağlamaya başlar;'kurtlar da dumanlı havayı sever 'misali,hırsızlar,daha da çalmaya,götürmeye başlar.Hipokrat yenminine uymayan ,insanlıktan nasibini almamış muhluklar, mecliste kendi yakınlarına torpil yapanlar,devlet dairelerinde çalışmayıp habire CHAT yapanlar,hırsız müteahite göz yomanlar,sularımızı mikroplayanlar,gıdalarımıza hile sokanlar,halk içinde nifak sokanlar,din ve duyguları sömürenlerle,öğrencisine musallat olan sözde eğitimciler,'karısını düğünde oynatan,sokakta kadınlarla konuşanlar deyyustur !..'diyerek toplumu bölen okumuş bölücülerin de dağdaki bölücüden bir farkı yok.Velhasıl kokuşmuşluk her alanda sürüyor.Ülkede sosyal-siyasal-kültürel devrim şart..Ama bunlarla olmaz !..teşekkürler...Selamlar...saygılar...  01.09.2012 12:52
 

Bal tutan parmağını yer lafını kimileri doğruluyor işte..selamlarımla :)

Tülay EKER 
 31.08.2012 14:39
Cevap :
Bir gün gelir o parmağı ağzından çıkarıp burnuna (?) sokacaklar da çıkacaktır elbet.:))Tatlı tatlı yemenin;acı acı öksürmesi olur..:)) Selamlar...saygılar..  01.09.2012 13:12
 

Kıymetli Üstat Sayın Mesut SELEK:Zaman, zaman yeri geldiğinde bazı yorumlarımda da yazarım. Kirlenmiş, Kokuşmuş, yozlaşmış ve nihayetinde bozulmuş diye adlandırdığım O kirli olanlardan biride İlaç yolsuzluğudur.Bu konuyu 2006 yılında Mersin de yerel bir gazetede "BULUNMAZ İKİ NİMET"başlığı ile bir şeyler yazmıştım,bu konu uzun yıllardan beri devam eden biriken kirlilik ve ayrıca lekelenmiş,bunu iyice yıkamak lazım,kirli yıkandıkça temizlenir.Üstadın yazılarına bu biçare yorum yapma kabiliyetine haiz değildir. Yerinde, güzelin ötesinde bir yazı.Selam ve saygılar sunuyorum..

Mehmet Burakgazi 
 31.08.2012 10:15
Cevap :
Sevgili Dost,Mehmet Bey,Sizin cân-ı gönülden ve sâfiyane yaptığınız yorumlar,okurlarımızı da olumlu yönde etkiliyor.İyi adam YORUMUNDAN bellidir.ASil insan ile asil olmayanın yorumu bile çok farklı oluyor.Tepkili,duyarlı oluşunuz;yeni tepkili insanlarımızın cesaretlenmesinde önder ve örnek olacaktır.Sağolunuz..var olunuz...ALLAH BU MİLLETİ DİPLOMALI-CÜBBELİ- ŞER CAHİLLERİN -ŞERRİNDEN KORUSUN !...Teşekkürler...saygılarımla...  31.08.2012 12:29
 

Hocam yapmayın. Bir Türk dünyaya bedeldir. :-) Bu herşeyde olduğu gibi dolandırıcılıkta da böyledir. Herşey damarlarımızdaki mavi kanda mevcuttur! (Atatürk ülkenin ve insanımızın geldiği bu pespayeliği görseydi sirozdan değil kahrından ölürdü). Bir de bu çürümeden hep rahmetli Özal'ı sorumlu tutarlar. Maya bozuksa ne yaparsan yap sonuç kötü, maya düzgünse yine ne yaparsan yap bozulma olmuyor. Namuslular ve namussuzlar hep olacak. Hep lafla peynir gemisi yürütüle yürütüle bu duruma gelindi. İlkesiz, umursamaz, bencil, kalleş insanlar çoğaldı. İşin kötüsü, belirttiğiniz gibi bunu eğitimli, saygın meslek sahibi insanlar da yapar oldu. Bu da insanı daha çok ümitsizliğe itiyor ve üzüntüye boğuyor. Saygıyla.

Güz Özlemi 
 31.08.2012 8:46
Cevap :
Sevgili Dost,''Asil azmaz,bal kokmaz;kokarsa yağ kokar,aslı ayrandır. ''Merkebe profesör cübbesi de giydirsen yine o merkep,hoşaftan anlamayacaktır.''Kız anasından görür sofra donatmayı ;oğlan babasından görür at oynatmayı ''demişler...Mayası bozuk olanları eğitmenin tek yolu kulağını iyice çekmektir..Tabi bu da yasalarla olur..yasaların işleviyle olur..Dürüst savcı ve yargıçlarla olur...TUZ KOKTUYSA;Namussuzlar cesur;namuslular onların gölgesinde ezik kalacaklardır.NuSH İLE USLANMAYANI ETMELİ TEKDİR;TEKDİR İLE USLANMAYANIN HAKKI KÖTEKTİR..:))Bu ülkede en büyük tehlikenin okumuşCAHİLLER tarafıbndan geleceğini iyi bilen Mustafa Kemal,bu tiplerin kafalarının yasalarla nasıl ezileceğini de zamanında göstermişti.Doktorluk,öğretmenlik,din adamlığı gibi duyguların yoğun saygınlığıyla örtüşen mesleklerdeki icraatçiler iyi takip edilmelidir.Halkımız da eğitilerek İLAÇ MANYAĞI olmaktan kurtulmalıdır.Teşekkürler...Saygılar...selamlar..  31.08.2012 12:25
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1522
Toplam yorum
: 9157
Toplam mesaj
: 558
Ort. okunma sayısı
: 1580
Kayıt tarihi
: 23.06.07
 
 

İnsan yontmakla geçti ömr-ü baharı... Güzel ve canlı heykeller yaptı... Kimisinin içi çabuk boşal..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster