Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Ocak '08

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
452
 

Kendimi sıfırladım

Kendimi sıfırladım
 

KUŞLAR ÖZGÜRMÜDÜR GERÇEKTEN?kAFESTE OLMASALAR BİLE..


Yeni bir döneme başladık, istesek de istemesek de. Tüm insanlar bir günde olsa aynı havaya girdiler. İçlerinde farksız bir gün diye kendini aldatanlar olsa da, o sabah kalkıp da kendim için bir karar aylım bundan sonra..diyenler çoğunluktadır. Ben de böyle bir düşünceye kapılıp ardıma bakayım derken sübjektif olmamak için sosyolojik açıdan baktım.

İlk olarak bir soru geldi aklıma. Neden insanlar hep geçmişe mazi diye bakarlar ve geçmişe söverler?

Ben geleceğe sövemem ki, eğer böyle olsa kendime sövmüş olurum. Çünkü geleceğimi hazırlayan benim amellerim. Böyle olunca da geçmişe mazı diye bakmadan geleceği düşünmek olmaz dedim

İçinde yaşadığım toplumda nelere şahit olmuşum. Eğitim sürecinde aklımda kalanlar savaşlar ve idamlar.

Cumhuriyet çocuğu olarak o dönemlere baktığımda herkes Atatürkçü idi. Osman beyin Rumeli bursa fetihleri, Kanuni, Yavuz, Fatihler, Osman oğullarının saltanatının dalkavukları birden bire içlerindeki köleyi özgürlüğe bırakıverdiler ve demokratik çeşitlilik başlayınca partiler de farklı teşkilatlanmaya başlayınca çok seslilik hakim oldu. Demokratik süreç te milli lider İnönü baş tacı ediliyor. Bir zamanlar Atatürk ün yakın arkadaşı ve asker, birden bir parti başkanına dönüşüyor. bir süre de el üstünde tutuluyor. Hatta paralara bile resimleri basılıyor Atatürk ün yerinde. Tarih dersi vermiyorum. Sadece geçmişten günümüze köprü kurup ne tür donanımlarla nasıl bir yanardöner toplum olmuşuz, içinde yaşarken o toplumun.

Çok seslilik hoşumuza gider elbet. Beş parmağın beşi bir mi? Bir kişiyi baş tacı etmişiz Anadolunun bağrı bir kucaklamış ki Menderes i.Bir parmağını Vatan caddesinde kaldırıp üç heceyle Edirnekapı’da indiren YI-KI-LA-CAK. O istimlâk kararlarıyla bir mezarı kepçeletip kaldırarak yollar yaptıran adını verdirdiği caddelerden son günü yalnız olarak idam sehpasına gönderilen bir lider. Bir anda tokada dönen alkışlar.27 Mayıs ve askeri darbeler.

Asker yine görevine bir de siyaseti ekler o dönemlerde. Tüm ülkelerde darbeler zaten silah zoruyla olur. Askeri müdahale demokratik ülkede yasa tanımaz. Askerin tarafsız olması gerekir. Müdahaleyi yerinde ve doğru yapabilmesi için. Bir hâkimiyet hakkı vardır Vatanın bekçilerinin. Ama kale içten yıkılmak isteniyorsa elbette el koyacaktır. İnönü de askerlikten sivile dönmüştü parti uğruna, devamında yine sivil ve asker karşılaşması görüldü. ve arada akıllı sivil siyasetçiler kısa bir dönem de olsa orduyu karşılarına almadıkları sürece ustalıkla idari alanda bizi yönettiler.

Demirelin şapkası nasıl da havalardaydı, Ecevit Karaoğlan, hepsini alkışladık sevdik. Kahraman ilan ettik. Ama 12 Eylül darbesiyle eller yine tokada döndü.

Bir paşa yine siyasi sahnede görüldü. Nasılda alkışlarla resimlerini astık her yere. Ne çok aşığı vardı onun. Birden alkışlar sustu.

Bir kalem görüldü halkın gözüne sokulan. Ne şirin bir aileydi onlar. Hepsi sanki yuvarlanarak birbirini bulmuştu bu devranda. Şeffaf sevecen, ailecek girdiler hayatlarımıza. Fakirin fukaranın yanında olup fak –fuk derken güm e gitti. Çünkü hayat sahnesinin senaristi aksiyon olmayınca filimin tutmayacağından yanaydı. Oğlan çocuklarımızı tüfek, kız çocuklarımızı ise taş bebek oyuncağına alıştırmıştık. Yine silah tutan eller geldi bir anda.

Ecdadımız da eli kılıçlı değil mi. Destur diyerek sil baştan aldık. Böylece aksiyon başladı. Ecdadın amacı İslama sahip çıkıp yaymak iken, bir katliama dönüşüyor.Barış.sivil toplum, kardeşlik , özgürlük.demokrasi, laiklik , bu kelimeleri torunlarımız bu gidişle ansiklopedilerde arayacak .Tevhit penceresinden bakayım dedim, farkı fark ettim.Örtülü olmak Müslümanlık demek .Hıristiyanlara benzememek çabası .ama rahibeler gibi örtünmek , yabancı sermayenin teknolojisinden yararlanıp inkar etmek.onlara benzememeyi söylemek.din i devlet işine karıştırıp laik im demek.Özgürlükten bahsedip onu bunu yasaklamak.Ben toplumdan soyutladım artık kendimi , ya bir ıssız ada ya gidip içgüdülerimle yaşayacağım ya da her geleni alkışlayıp gideni arayacağım .Ve bir sürü bulup koyun gibi içlerine karışacağım .yok ben kendimi sıfırladım .Geçmişimle birlikte.Kendi ütopyamda hayallerimle bari sükun içinde yaşamaya devam .Bana ne toptan tüfekten , Ben isterim sevgi yürekten.Henüz transplantasyona uğramadıysa .Bu devirde boşaltım sistemi dolaşım sisteminden daha revaçta olduğundan böbrek mafyasının işleri tıkırında olsa gerek.Doğuda tam teşekküllü bir hastane daha mı kurulsa acaba?yok ben kendimi sıfırladım .bundan böyle EDEP YA HUU

Her inişin bir çıkışı vardır derler de .

Su hep aşağıya doğru çağlarmış

Her ne kadar yüksek olursa dağlar

Üzerine asfalttan yol yaparlarmış.

Geçmiş sözlere bakıp sıfırlandım sonunda

Ne de olsa gidiyoruz ya Hak yolunda

Tarih, İbret, Nasihat, kimin umurunda

Üstesinden geliriz elbet bununda..

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

ne güzel anlatmışsınız şu yakın tarihimizi. sıfırlasak ta sıfırlamasak ta, çevremizde olan oluyor. bize de dokunuyor mu ucu, mümkün mü başka türlüsü? yine de deneyeceğim ben de bir şekilde üstesinden gelmeyi. sevgiler,

Arzu Pınar 
 01.03.2008 19:05
Cevap :
teşekkürler canım .ama epey oldu o yazım bir yılbaşı dönemi sendromu .demek ilginizi çekmiş ne mutlu bana .eğer pozitif bir şeyler verebildiysem ..  02.03.2008 2:08
 

Değerli ütopik, sen başarmışsın. Bense hala dün, gün ve gelecek arasında debelenmelerdeyim. Sıfırlayabilirsem eğer, o ütopyaya; ıssız adaya doğru yola çıkacağım... Öyle anlaşılıyor ki biz gerçekten akrabayız çünkü hamurumuz da bir, mayamız da. Sağlıkla ve esenlikle kal.

Kaliteli Yaşam 
 10.01.2008 14:02
Cevap :
Ziyaretininze çok sevindim.İyiki o yollardan geçmişsiniz.Dedimya sözümüz bir olmayabilir ama özde biriz dediğiniz gibi .Çok duygulandım .Sıfır olayını bilirsiniz işte dediğim gibi,eğer bir olmazsa sıfırın önemi yoktur,efendim .Saygılarımla ,sizler gibi fikirlerle alışveriş çok hoş .İyiki buradayım ve sizler varsınız.  10.01.2008 22:36
 

Sizdeki yenilenme-sifirlama- bence yillik degil. Sanki; her gun dogumunda kendinizi yeniliyor gibisiniz... Saygilar. M. Kemal Ozturk

E. Kurmay Yarbay Mustafa Kemal Öztürk 
 08.01.2008 2:32
Cevap :
Gerçekten de öyle gibi .Zamanın sahibi anlamasın diye ,saati her gün sıfırlıyorum.Bir gün denizi aldattım.Ne zaman gitsem dalgalar tepemden aşıyor.iki kulaçta takla atıyorum.Kuma oturdum içimden bu gün yüzmeyeceğim sadece güneşleneceğim dedim.Sen o deli dalgalar süt liman kesil .Hemen daldım ve ona ,aldattım işte seni dedim .Bilmem iyi mi kötü mü ?yorumunuza teşekkür ederim arkadaşım.Saygılarımla  09.01.2008 20:17
 

Yazınız çok hoş ve düşündürücü.Düşünce tarzınızı kendime yakın buldum.Malesef yüzyıllardır hep geleni alkışlarken öncekileri yok etmişiz birden.İnsanoğlunun en büyük eksikliğidir unutmak güzel şeyleri çabuk unutur değer verdiklerini de.Bir de tasavvufi bakış açısıyla olaylara ve geçmişe bağımsız bir pencereden bakınca olaylar sizin yazdığınız şekilde gözüküyor.Yeni yazılarınızı görmek dileğiyle.

CANER GÜMÜŞ 
 04.01.2008 10:55
Cevap :
Ziyarertiniz ve yerinde yorumunuza teşekkür ederim .Yazımı bir hallaç edesıyla incelemiş ve detaylarımı gözden kaçırmamışsınız.Bu da gerçekten aynı frekanstamn yayın yaptığınmızın göstyergesi gibi.Zaten farklı düşünen de olamaz geçnişte olanları herkes biliyor .Sadece bakış açısı farklı .Memnun oldum .katkınıza .  05.01.2008 2:41
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 165
Toplam yorum
: 409
Toplam mesaj
: 136
Ort. okunma sayısı
: 842
Kayıt tarihi
: 17.10.07
 
 

Edebiyet fakültesi  mezunuyum. Öğrenmenin yaşı yoktur diyerek çeşitli kurslardan da el sanatları ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster