Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Ocak '12

 
Kategori
Egzersiz
Okunma Sayısı
3760
 

Kilo problemleri olanlara en garantili perhizi açıklıyorum

Kilo problemleri olanlara en garantili perhizi açıklıyorum
 

Merdivenle gelen sağlık.


Ben size hiç para - zaman harcamadan zinde ve zayıf olmanın tüyolarını vereceğim. Ancak önce şöyle bir eskilere gidelim.

Eski fotoğraflara bakarsanız kilolu insan bulmanız neredeyse imkânsızdır. Obez birini hele neredeyse hiç göremezsiniz. O yıllarda kilolu insanların az olmasından dolayı balıketli kadınlar güzellikte zirvedeydi. Çok geriye gitmeye de gerek yok aslında. 80’li ve 90’lı yıllara baktığımız zaman güzel tabir edilen bayan sanatçıların çoğu sarışın ve balıketlidir. Onlardan zayıfları makbul görülmüyordu.

Fakat zaman ilerledi ve kilolu insanların sayısı öyle arttı ki balıketli kadınlar da güzel gelmemeye başladı. Devir artık zayıf insanların devri olmuştu.

Güzellik anlayışının zayıf olmayla kıyaslanması kilo verme ile ilgili sektörlerde patlama yaşattı. Hastaneler, eczaneler, aktarlar, spor salonları kilo verdiren her ne olursa olsun insanlara sunmaya başladılar. Sektörde yapay kilo verdiren şeylerin artmasıyla bu sefer bizi tedavi etmesi gereken ilaçlarla sağlığımızı kaybeder olduk. İlaçlarla da çareyi bulamayanlar kara kara düşünmeye başladılar. Ne yaparlarsa yapsınlar kilo verememişler, hatta ilaçlarla ve bilinçsiz diyetlerle metabolizmaları bozulduğundan daha hızlı kilo almaya başlamışlardı.

Aslında en büyük problemimiz metabolizmamızın yeteri kadar çalışmaması. Günde 13-14 saat çalışan bir maden işçisi ne kadar yerse yesin kilo alması çok zordur. Traktörün, biçerdöverin olmadığı zamanlarda günde 14-15 saat elle çalışan bir çiftçinin de kilo alması çok zordur. Ne yaparsa yapsın kilo alamaz. Çünkü metabolizmaları çok fazla çalışır.

Evlerimizde elektrikli aletlerin olmadığı zamanlarda kadınlar önce sobayı yakmak için odun taşırlardı. Sonra sobayı yakar, sonra su taşır, su kaynadığı zaman o suyla çamaşırları, bulaşıkları yıkarlardı. Tabi elle. Şimdi ise sadece bir tuşa basmakla tüm işleri hallediliyor ama vücut için gerekli olan hareketleri de yapmamış oluyoruz. Bu bir örnekti. Bunun gibi diğer bütün işler eskilerde emek ve güç gerektiriyordu.

Bizler teknolojinin verdiği nimetlerden yararlanırken rahatlık uğruna vücudumuza ettiğimiz eziyetleri de fark edemiyoruz.

Vücudumuza yaptığımız eziyetler teknolojinin gelişmesiyle gittikçe arttı. Teknolojinin gelişmesi attıkça eğer birşeyler yapamazsak ileride emin olun kilo problemlerimiz  daha da artacak.

Eskilerden örnekler verdik. Birde şimdilerden örnek verelim:

Asansörler zamanımızda gittikçe artmaktadır. Bu artış öyle hızlı olmaktadır ki neredeyse asansörsüz ev yok denecek kadar azdır. Birkaç sene önce örneğin dördüncü katta oturan ve merdivenleri çıkan bir kişi artık asansörle evine çıkmaktadır. Alışveriş merkezlerinde gezerken katları yürüyen merdivenlerle çıkmakta, metroya inerken çıkarken bile yürüyen merdiveni kullanmaktadır. Birde kimi metroda bulunan yürüyen bandlar ise bırakın inmeyi çıkmayı, yürümeyi bile elimizden almaktadır.

Peki ne yapmalı? Ne yapsak da artık kilo almasak? Güzelliği çirkinliği geçtik, ne yapsak da kendimiz ve sevdiklerimiz bu kilonun neden olduğu sorunlardan ölmese?

Önce hareket edeceğiz. Hemen diyeceksiniz ki şehrin göbeğinde ve vakit darlığında nasıl hareket edeceğiz?

Ben diyorum ki o sevmediğimiz merdivenler bizim için nimettir. Metabolizmamızı artırmak için bulunmaz hint kumaşıdırlar. Öncelikle merdivenleri seveceğiz. Bir merdiven gördüğümüzde bizi yoracak yer olarak değil de metabolizmamızı artıracak fırsat olarak göreceğiz.

Asansör, yürüyen merdiven, yürüyen band perhizi.

Asansör, yürüyen merdiven, yürüyen band perhizi  mi olur demeyin. Perhiz sadece yiyeceklerle olmaz. Eğer merdivenleri kullanma konusunda sağlık problemleriniz yoksa size bir perhiz teklifim var. Metabolizmamızı yerle bir eden asansör ve yürüyen merdivenleri hayatımızdan tamamı ile çıkarmalıyız. Tabi kilonuz fazlaysa azaltarak yapın bu perhizi. Gülen olabilir emin olun ki ama ben ciddiyim.

Diyelim ki dördüncü katta oturuyorsunuz ve işyerinizde dördüncü katta. İşe giderken metroyu da kullanıyorsanız ben size derim ki elinizde öyle bir nimet var ki bu nimeti teperek vücudunuza eziyet etmeyin. Apartmanınızdaki, işyerinizdeki asansörü, metrodaki yürüyen merdivenleri, yürüyen bandları kullanmazsanız düzenli olarak her gün en az yarım saat spor yapma şansınız var. Yemek için, bakkal için illa ki bir iki kere aşağı ineceksiniz. Ayrıca alışveriş merkeziydi, misafirlikti derken bu günlük sporunuzu 45 dakikaya, belki bir saate bile çıkarabilirsiniz. Ama unutmayın bu perhizde devamlılık çok önemlidir. Devam ederseniz aylar, yıllar sonra daha sağlıklı ve zinde olduğunuzu hissedeceksiniz. Daha sağlıklı olmanızın yanında göreceksiniz ki kilo almanız daha zor, vermeniz daha kolay olacak.

Unutmayın: gelişmiş ülkelerde obezitenin bu kadar yaygın olması hep bizi tembelleştiren teknoloji yüzündendir. Bir ülke ne kadar gelişmişse obezite o kadar yargındır. Vücudunuzun kilosunu ayarlamak için kendine ait gerekli mekanizması zaten var. Siz bu aletleri kullanmayarak vücudunuza yardımcı olun o kadar. Gerisini o halleder. Ayrıca paranız ve zamanınız da size kalsın.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 7
Toplam yorum
: 18
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 1732
Kayıt tarihi
: 14.07.11
 
 

1976 yılında İstanbul'da dünyaya geldim. İktisat fakültesi Maliye mezunuyum. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster