Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Temmuz '11

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
151
 

Kırılma noktaları

25.05.2010 

Paris 

İnsan bütün bu dünya içerisinde iç içe geçmiş yaşamsal alanlarla varlığını sürdürebiliyor. Bundan zevk alıyor insanoğlu. Yaşamın kendisine getirmiş olduğu sıkıntıları kamplara ayırmaktan çok çözümü kampların kesişim noktalarında arıyor. En azından bu bahsettiğim benim de içine dâhil olmaya çalıştığım bir azınlık. Zor. Kendime güvenim yok. Tahammülüm yok. İlkokul okumamakla neredeyse gurur duyan bir Kürt göçmenle tartışamamaktan sıkıntı basıyor. Suratına avaz avaz bağırmak geliyor içimden. Demokrasi insanların büyük deşarj kumandasını elinden almış. Yerine akıl denilen “dijital kumandayı” vermiş. Canının istediği anda istediğin kanalı izlemek amacıyla… 

Türkiye yakın tarihi acılarla dolu. Bu tarz bir kitabı, Paris’in zengin bir semtinin parkında, güneşin altında, ağaç gölgeleri arasında elimde yudumladığım kolamla, hafif bir rüzgâr eserken, çocuk çığlıkları arasında okumak, o bahsettiğim karmaşık yaşam alanlarına atıyordu beni neredeyse. Yaşam böyle. Tez yazarken canınız muz yemeyi çekiyor. Birden aklınıza sizi tahrik eden bir kadın geliyor ve rahatlamadan çalışmanıza izin vermiyor. Gerçekler ile hayaller; ciddiyet ve zevkler iç içe geçmiş bu dünyada. Bendeniz sıkıntıya da gelemiyorum tabii. 

Şu Türk liberallerini takip ediyorum. Türkiye’deki askeri darbeler sayesinde, Avrupa’nın yüzyıllarına damga vurmuş (demokrasi adına) iç savaşların önlendiğinden, milyonlarca insanın yok oluşundan kurtulunduğunu yazıyorlar. Askeri darbelerden bu kadar nefret ederken, Kürt hakları için demokrasi mücadelesi verirken, bu aydınlarımız bilip veya bilmeden bu geçmiş katliamlara mı özeniyorlar? İlla demokrasi kavramının içselleştirilmesi için halkımızın da mı bu tarz facialardan geçmesini diliyorlar? Yok, canım o kadar da değildir herhalde ancak insan sormadan edemiyor kendisine. 

Zaman geçiyor. Düşüncüler, arkadaşlıklar, umutsuz, ateşli âşıklıklar evrime uğruyorlar. Durumlara ayak uyduruyorlar. Bazen de öyle durumlara şahit oluyorsunuz ki, öyle kırılma noktaları geçiyor ki hayatınızdan çelik gibi sağlam sinirleriniz gevşeyiveriyor. Bu aralar sinirlerim gevşedi. Duygularım da. Mevsimden olmalı. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 37
Toplam yorum
: 19
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 530
Kayıt tarihi
: 03.06.10
 
 

2011 Sorbonne Üniversitesi (Paris-IV) Modern ve Yakın Tarih Doktora •2009-2010 Sorbonne Ünive..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster