Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Aysegül Akbay Yarpuzlu

http://blog.milliyet.com.tr/yarpuzlu

25 Mayıs '15

 
Kategori
Aşk - Evlilik
Okunma Sayısı
197
 

Kırkından sonra evlilik çıkmazı

Kırkından sonra evlilik çıkmazı
 

Kırkından Sonra Evlilik


Aslında bir çok düşünme şekli vardır. İlk insan bilimciler genellikle, cinsel ilişkiler konusunda soğuk kanlı olan çöl dinleri tarafından kültürlere etki edildiğini bildirmiştir. Soyutlanan insanlar bizim gelmiş olduğumuz küçük aile - kabile - grup topluluklarının eski yaşam şekillerini sürdürmüşlerdir. Cinsel ayrıcalık medeniyetten önce bir seçenek değildi. Satır aralarını okursanız, cinsel tutkunun tuhaflıkları ile ilgili sadece dinsellikle beyinleri yıkanan insanların kafayı sıyırdıklarını görürsünüz. İronik bir şekilde evliliğe dair bir budalalık için hiç bir zaman sebep olmamıştır. Erişim ve zaman ile tutkunun, ateşli tutkunun, her zaman solduğu biyolojik bir gerçektir. Bu yüzden partnerinin iş ile ilgili çok fazla zaman harcadığını hisseden ve partneri ile bağlantı kurmak isteyen bir insan düşünün. Basit. Yardım edecek, destek olacak ve teşvik edecek bir şeyler yapın. Eğer mevcut çok para varsa, onlara birlikte geçirecekleri bir hafta sonu armağan edin. Bu çılgınca değil. Aşıklar birbirleri ile ne kadar iletişim kurarsa, tutkunun raf ömrü o kadar kısa olur. Ne kadar çok yardım alırlarsa, tutkuda o kadar çabuk uçar gider. Ama dört bir tarafında fayda vardır. Şehvetli partnerlerin kötü bir şekilde bir kaç saatliğine ihtiyaç duyduğu cinsel deneyim kesinlikle yeni öğrenme, yeni fikirlerle sonuçlanmıştır. Bu yorgun, aynı eski seks - aşk rutinleri muhtemelen yeniden yeniyi hissettirecektir. İyi sevaplar bankadaki para gibidir. " Gelecek sefer şansını yakalamış olabilirsiniz, ve bunu faizi ile geri ödeyeceksiniz. " Muhtemelen çok yakında yine benzer bir şeyler tekrar tekrar meydana gelecektir.
 
Ve insanların kendi cinsel kapasitesini tüketemeyeceği veya yıpratamayacağını söylediğim zaman, hikayenin tamamından bahsetmiyordum. Bu durum cinsel ayrıcalığın sınırlarını fazlasıyla aşmaktadır. Ben, çoğu insanın kişisel cinsel yeteneklerini nasıl geliştirebileceklerine hiç kafa yormadığını söylemeye cesaret ediyorum. Burada kasti uygulamanın daha başarılı hale geldiğini düşünüyorum. Belirleye bildiğim kadarıyla, seks için efsanevi " ideal " partnerin deneyimi sıfırdır.
 
Tecrübeli olan bir insandansa neden acemi bir insanın cinsel olarak daha " eğlenceli " olduğu düşünülebilir? Şimdi, ben az önce ne yazdım? Buradaki çıkarım, cinsel konularda, uygulamada kötüleştiğimizdir! Saçmalık! Bu durum, alt üst olmuş bir düşüncedir. Çocuklar uygulamaya, uygulamaya, ve yine uygulamaya zorlanmaktadır - spor, piyano, keman, ses, dans, aritmetik, jimnastik. Ama bu çocukların kesinlikle seksi uygulamayı anlamaması daha iyidir. Bir şekilde dindarların ya da puriten ahlakçıların seksten iğrendirmesinin ortak bir algıyı bozmasına izin vermekteyiz. Bütün dünya biliyor ki, herhangi bir şeyde gerçekten iyi olmaya başlamak, uygulamaya büyük bir yatırım yapılmasını gerektirmektedir. Malcolm Gladwell, aykırı değerler içindeki bir 10,000 saatlik etki - kural fikrini bulmuştur. Bir insanın bir şeylerde iyi olmaya başlaması için 10,000 saatlik deneyime ihtiyacı vardır. Ve şaka yapmıyorum; ölümüne ciddiyim. Uygulama, ciddi uygulama, oldukça yetkin bir hale gelmek için nerdeyse tek yol olarak bilinmektedir. Seks nasıl olurda farklı olabilir? Muhtemelen cinsel konularda gerçekten yetkin olan 10 üzerinden 1 kişi yoktur. Yine de çoğu insan gerçekte olduklarından çok daha yetenekli olduklarını farz etmektedir. Şu şekilde düşünün: " Gerçekten kendi cinsel performansımı geliştirmeyi hiç denedim mi ? " Eğer dürüst cevabınız hayırsa, o zaman başlama zamanı gelmedi mi? Nerdeyse her türlü cinsel etkinlik herhangi bir egzersiz türünden farklı olamaz. Ve ne kadar çok cinsel egzersiz yaparsak egzersizden zevk almamız o kadar fazla olur. Mantıklı olarak insanlar cinsel etkinlik için ne kadar fazla zaman ayırırsa o kadar iyi bir seks partneri haline gelirler. Cinsel etkinlik kesinlikle hepimizin sevdiği beden eğitimi dersinin bir türüdür; o zaman neden uzak durmalıyız ki ?
 
Eğer hayatta cinsellik kadar hayal gücü içerisinde saptırılmış bir şey varsa, ben bunu hiç duymadım. Herhangi bir gün içerisinde seks sadece gerçekleşen sayısız biyolojik olaydan bir tanesidir. Ve bunun dışında yoğun hazza kısa bir ara vermedikçe, seks olağandır. Kuramsal dil ve tanrılar icat edilmeden önce, atalarımız muhtemelen yapabildikleri her an seksten zevk almıştır ve günlük hayatları hakkında fazlasıyla da konuşmuşlardır.
 
Aslında, uyumaya gitmeden önce rutin bir kısa süren seksi yaşayarak aynı şeyin çoğunu gerçekleştirmekteyiz. Aslında gerçek bilgileri elde etmenin yolu yoktur, ama çoğu seksin patlayıcıdan ziyade rastgele bir olay olduğu nerdeyse kesindir. Sıradan olan, din, romanlar ve filmler tarafından gerçek dışı yanılgıların içine eklenmiş olan büyük sorunlardan ileri gelmektedir. Aklıma gelen bir örnek, 2008 filmi olan Penelope Cruz ( Consuela ). Dennis Hopper ( George ) ve Ben Kingsley'in ( David ) oynadığı Ağıt filminin hatırlanmaya değer satırlarından gelmektedir.
 
" Bir kadınla seviştiğin zaman, hayatta seni mağlup etmiş olan her şeyin intikamını alırsın. "
 
Bu elbette ki tamamen palavradır, ama en önemli hayalimizin içine cinsel yanılgıyı nasıl yerleştirdiğimizin mükemmel bir örneğidir. Seks, asla püskürmeyi, bizim kontrolsüz gerçek dışılığımızın olduğu kişisel atmosferimizi kirletmeyi asla bırakmayan bir volkandır. Fakat onu ne zaman örnek olarak alsak, onu seviyoruz - yine de başka bir şey gerçekleşmez. Bizim büyük zaferimiz aklımızın geri planında kalan engin cinsel haz fikrinden ileri gelmektedir. Bu da kendimizi oyunda tutarak veya en azından oyuna hazır bir şekilde sınır çizgisinde tutarak elde ettiğimiz büyük bir güdüdür. Bu " dürtü " zirvede elde edilirse, sağlık, zenginlik ve daha güzel yanılgılara inandırmaktadır.
 
25 Kasım 2013 tarihinde sağlık ve bilim muhabiri Kate Kelland' a ait bir Reuters internet makalesinden bir alıntıyı takip ederek, insanlar etkin olarak etkin kaldığı zaman " iyi bir sağlığın devamlılığındaki " kritik bir noktayı elde edeceklerine dair savunduğum konuyu yeniden ifade ettiğine dikkat ediniz. Kelland 16-74 yaş arasındaki 15,000 insandan daha fazlasını kapsayan ulusal bir anketten yola çıkarak ‘The Lancet’ de yayınlanan araştırmalarını bildiriyordu. Bir kaç cümlesini sizlere söyleyeyim...
 
Büyük Britanyalılar sekse genç yaşta başlar ve yaşlılıklarında tecrübe sahibi olurlar... Aktif seks hayatları olan insanlar daha sağlıklıdır, daha az depresifdir... " Seksi farklı bir şekilde düşünmeye başlamamız gerekiyor... Zevkli ve güvenli cinsel deneyimlere sahip olma yeteneği... İnsanların cinsel deneyimleri ve ilişkilerinin kalitesinin geliştirilmesi aynı zamanda onların daha uzun süreli sağlıkları için önemlidir."... " Aktif seks hayatından hoşlanan erkekler ve kadınlar daha fittir ve depresyon semptomları  daha düşük oranlardadır ve kalp sağlıkları gelişmiştir. "...
 
Burada ki ana fikir iyi bir şekilde yerleştirilmiştir. Açık söylemek gerekirse aktif seks hayatları olan insanlar her zaman daha sağlıklı kalır. Bu da iyi bir şekilde yerleştirilmiş olan, kendiliğinden apaçık kabul edilen temel önermedir. Bu da incelenmemiş olarak kalan madalyonun diğer yüzüdür. - İnsanların aktif  bir seks hayatının olmasını engelleyen şey nedir ? İlk cevap açıktır ve büyük çoğunlukla karşı gelinmemektedir. Can sıkıntısı. Çoğu insan için bir süre sonra, seks yapmak bir çift çorap giymekten çok daha heyecan verici değildir. Bu konu nerdeyse herkes tarafından iyi bir şekilde anlaşılmaktadır; ve bu durum bütün yaş gruplarının başına gelmektedir. " Seks hayatını canlandırma " yollarının gösteren yayınlanmış yüzlerce makale bulabilirsiniz. Ayrıca nasıl daha iyi seks yapabileceğinizi, seksi giyinebileceğinizi, seks oyuncaklarına, pornoya ve sertleşme sorunu için tedavilere sahip olabileceğinizi gösteren hormonlar ve filmler için verilen reklamlar kataloglar ve internet sayfalarında karşınıza çıkmaktadır. Zaman içerisinde ürünlerin tamamını satın alabilir ve çok az şey kazanabilirsiniz. Kesinlikle bir tedavi vardır. Bu hiç bir zaman değişmemiştir... Amca Ura'nın yeğeni Sag'e Sümer dilinde ( Babil ) nerdeyse 4,000 yıl önce söylediği cümleyi hatırlayın. " Partnerini değiştir. "
 
Hiç bir kültürde insanın cinselliğini sürekli lekelemiş olan riyakarlıkla uyuşan hiç bir şey yoktur. Seks, nazik konuşmalarda bahsedilmeyen bir konudur. Bizler doğrudan bahsetmekten kaçınabilmek için özel bir dil bile icat ettik. Örneğin, özellikle birey cinsel bir akılsızlıkla suçlanan biriyse, birilerine göre genellikle şu cümleyi duyarız; "Güle oynaya evlendi " aslında söylenmek istenen şey şimdiye dek " günahkar " olanların tek eşli sekse teslim edildiğidir. ( Aksi halde buna maruz bırakılmazdı )
 
Genel düşünceye göre, Eğer herkes bir erkeğin veya kadının tek eşli seksin mesuliyetini ( tek düzeliğini ) kabul ettiğini düşünürse, o kişi " güle oynaya evlenmiştir." ( Bunun insanı hükmen dindar yapıp yapmadığını merak ediyorum ). Dünyaya şimdiye kadar ayak basmış her insan doğası gereği çok eşlidir; o halde tek eşli kalmak son derece çaba gerektirmektedir. Bu konu ile ilgili çok fazla düşünmedim ama muhtemelen " doğal cinselliğin " hazzının kurban edilmesi şimdi Hıristiyanların iddia ettiği hayali Yahudi Tanrı Yehova'nın lütfüne erişmek için en büyük rüşvettir. Modern ibadetçiler, 2000 yıllık arayıştan sonra " Hayali Tanrı " ları için bir kanıt bulamamıştır. Paniğe sessizce destek çıkmak için, deliliğin gerçekliği ile yüzleşmekten kaçınmak için, " inanca dayalı " gibi görünerek kendi haklı deliliklerini tasarlarlar. - Kanıtsız inanç. ( Evliliğe monogamiyi empoze etmesi için deli bir dini tarikata izin vermiş olduğumuzu ne zaman düşünsem, öfkenin dibine vuruyorum. ) Buna rağmen mutluluğu ya da mutsuzluluğu evliliğe bağlamak riyakar bir başlangıçtır. Burada gizli olan anlam insanların " başarısız olan okullar " ile ilgili yazılar yazdığı zaman yapılan aynı basit hatadır. Öğrenciler başarısız olabilir ve insanlar mutsuz olabilir. Fark, partnerler aile yaşamı birimlerinde ekonomik ve sosyal refah sağladığı zaman evliliklerin başarılı olduğudur. Ama mutluluk ve mutsuzluk zihnin içinde geçicidir ve evliliğin günlük sıkıcı işlerinde tamamen farklıdır.
 
Dinin batı medeniyeti üzerine monogamiyi empoze edebilmesinin ( nerdeyse 2000 yıldır ) şok edici bir şekilde ürkütücü olması ne kadar da tuhaftır; aslında, mide bulandırıcıdır. Önceki kuşaklarımız nasıl olur da bu kadar zayıf ve cahil olabildi? Ahlakçılar, insan doğasını ihlal eden imkansız bir bildiri için yalvarmıştır ve yine de bizler hala 21. y.y. da bunu devam ettirmekteyiz. Evlilik bağından kurtulmak için insanlık ne zaman cesaretini toplayacak ? Evet, evet biliyorum ilk Hristiyanlar Batı Avrupa'da 313 yılından sonra kontrol sağladığı zaman, karşı bir düşünceyi dile getirmeye cesaret eden herkes öldürülmüştür.
 
Bu yüzden kiliseye boyun eğmek, yakılarak öldürülmekten kurtulmak için yapılacak tek şeydi. Şimdi 21. y.y. Batısında, ne yapılabilir? İlk adım, monogamiden fikirsel olarak vazgeçmektir. Aslında çoğu insan zaten vazgeçmiştir; söylediğim gibi aksi halde sadece bir kaç kişi fırsatlardan yararlanmamıştır. Ama, rol yapmayı bırakmamız ve cinsel ilişkiye girmemize izin verilen şartları emreden ve çıkış yolunu gösteren ahlakçılığa katlanmayacağımızı vurgulayarak ( en azından kendimize ) açıklamamız gerekmektedir.
 
Ama yine de herkesin kendi kişisel dünyasının dışında engeller bulunmaktadır. Yine bir internet makalesine başvuracağım; 25 Nisan 2010 tarihinde Jonathan Turley tarafından, ABD' de Bugün’deki " Çoğu durumda yetişkinlik hala bir suçtur. "
 
2010 yılında, insanlar hala evlilik yeminlerini yerine getirmeleri için takip edilebilmektedir. Sadakatsizliğin sadece evliliğe dair değil aynı zaman da bir suç konusu olduğu tutucu geçmişimizin son kalıntılarından bazıları da yasalardır. Yasalar anayasaya aykırı olarak sorgulandığı halde çoğu insan bu gibi " Ahlak suçlarını " kitaplarımızdan kaldırma fikrinde ısrarcıdır.
 
( Ama çoğu evlilik sözleşmelerinin gerçekten monogamiyi emredip emretmediğini merak ediyorum. Açıkçası, monogami gelenek tarafından belirtilmektedir. )
 
Kamuda ki pek çok hürriyet taraftarı için, komşularının ahlaki prensipleri ile vatandaşlarının uyum sağlamasını gerektiren yasaların ötesine en sonunda toplum geçebileceği zaman eşit derecede önemlidir... Neredeyse 20'ye yakın ülke hala suçlayıcı zina yasalarına sahiptir... Püritenler bu topraklara geldiği zaman... Ahlaki prensiplerin ağır bedensel cezalarla dayatılmış olduğu bir toplum yaratmak istediler...
 
1643 yılında Mart Latham ve James Britton, Massachusetts'deki zinaları yüzünden asılmıştır... Toplumdaki hürriyet taraftarları vatandaşın değerleri üzerindeki "çoğunluğun zorbalığının " farklı bir hali olarak zina yasalarına uzun süre karşı çıkmışlardır.
 
Aynı sayfada, bir kutu vardır: ABD'NİN BUGÜNKÜ FİKRİ...
 
Her zaman ürkek olan dünyamızda, dinin kolları hükümetin bireysel ahlaklılık politikasından tutun, bizim temel sosyal yapılarımıza kadar her şeye dokunmaktadır...
 
Amerika hala dinsellik ile yoldan çıkarılmaktadır ve bu kandırma ya da aldatmaca derinden nüfuz etmektedir. " Ahlaklılığı " , " Cinsellik " ile aynı kefeye koyan genel yanlış düşünce, Amerika'nın bünyesine yerleştirilmiş gibi durmaktadır. " Ahlak " davranışsal törelerdeki " doğrunun " veya " yanlışın " bir dışa vurumudur ve cinsellik ile hiç bir alakası yoktur. Doğal insan cinselliği ne doğru ne de yanlış olabilir çünkü cinsellik kalp atışımız veya oksijen solumamız kadar biyolojik bir gerekliliktir. Hıristiyan tarikatı , hayali tanrıları Yehova'nın kendilerine insan doğasını yeniden yazma yetkisi verdiğine karar vererek insan cinselliği üzerinde kontrolü ele geçirmiştir. Böyle komik bir saçmalığı anlatmak için kelimeler kifayetsiz kalır.
 
Bununla birlikte en nihayetinde evlilikten " monogaminin " silinmesi ile ilgili olarak hem uygulanabilir hem de idealist olgular vardır. Şimdilik, idealist tarafı unutabiliriz. Nerdeyse Amerika' da ki her yetişkin insan, Hıristiyan engellemesinin ortadan kalkmasını isteyebilir, ama yine de bu pek gerçekleşmeyecektir. Örneğin, Yüksek Mahkemenin karar defterinde " zina yasasını " kabul ettirmek için aptal bir şekilde tedbirsiz olunabilir. Hıristiyan ideologlar, Yargıç Scalia, Thomas ve Alito'nun bu mevcut bağı, 1644 yılında Mary Latham ve James Britton'ı asan Püritenler kadar tanrı bilimsel bir saygıyla tamamen beyinleri yıkanmıştır. Hatırlayabildiğim kadarıyla yargıçlardan hiç biri bireysel özgürlüğün desteklenmesinde tek bir oy bile toplayamamıştır.
 
Benim için, bunlar da kişisel özgürlüğün herhangi bir yönünü parçalamaya açılan bir fırsat olduğu zaman her seferinde bir fetva yayınlayan İslami Ayetullah'lara benzemektedir. Aşırı dinsellik bizim dindar törelerimiz içine Mesih'e ait coşkunluklar yerleştirmiştir. Sınırları zorlamak için bir sebep yoktur; Scalia ve Thomas emekli olana kadar mahkemeden uzak durun. Gerçek inananlardaki kötülüğü artıran dinin doğasında dengesiz bir şeyler vardır; hayali bir doğa üstü Tanrının lütfüne erişmek için normal insanlar inanmayanları öldürebiliyordu bile.
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 41
Toplam yorum
: 17
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 346
Kayıt tarihi
: 21.03.12
 
 

Halk Sağlığı Profesörü, Kamu Yönetimi ve Avrupa Birliği Uzmanı   ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster