Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Ağustos '07

 
Kategori
Sinema
Okunma Sayısı
1423
 

Kısa ve acısız

Kısa ve acısız
 

Fatih Akın'dan üç yakın arkadaşın hikayesi; Kısa ve Acısız.

Bir Yunan; Kosta, bir Sırp; Bobby ve bir Türk; Cebrail birbirine kardeşcesine bağlı üç iyi arkadaş Fatih Akın'ın ilk uzun metrajlı filminde. Tüm pisliklere rağmen temizlemeye çalıştıkları, tüm mutsuzluklara rağmen güldükleri, tüm nefrete rağmen sevdikleri ve tüm gerçeklere rağmen hayal ettikleri...

Kısa ve acısız olsun istiyoruz tüm kötülükler. Peki bu kadar iyi miyiz? Kısa ve acısız olsun istiyoruz tüm vicdan azaplarımız. Peki bu kadar hafif mi ihanetlerimiz? Kısa ve acısız olsun istiyoruz tüm ölümler. Peki bu kadar kolay mı birini vurmak? Kısa ve acısız olsun aşk, kısa ve acısız olsun dostluk, kısa ve acısız olsun o, bu, şu.Kısa ve acısız olsun...olsun...

Çok tat almayalım önemli değil. Tek nefeslik olsun sigara, tek gecelik olsun aşk, tek düğüne kalsın eğlence. Kısa olsun önemli değil. Yeter ki acıtmasın. Tek bir cenazeyle bitsin sevdiklerini kaybetme korkusu.. Örneğin; tek bir kolye korusun seni uğursuzluklardan. Tek bir işle köşeyi dönesin.

Almanya'nın karanlık sokaklarında kaybolacaksınız belki de izlerken, ama bir o kadar da kendinizi bulacaksınız bu filmde. Sevgilinizle niye birlikte olduğunuzu tekrar soracaksınız. Kardeşinize tavrınızı sorgulayacaksınız ve dostlarınızın bir gün gidebileceğini. Çünkü her filmin bittiği gibi bir gün bu hayat da bitecek.

Kosta; en yakın arkadaşının kardeşini sevdi, o da Sven'i. Ölmeyi hiç istemedi, acıya inat şarkısını söyledi.

Bobby; kimi sevdiğini, neyi istediğini bilemedi. Bildiğini yapamadı. Karanlık bir sokakta şerefsizin teki tarafından öldürüldü.

Cebrail; hapisten çıktı, kavgaya tövbe etti. En yakın arkadaşının sevgilisine aşık oldu sonra da katil.

Mehmet Kurtuluş, Cebrail rolüyle döktürüyor. Aldığı üç ödül bunu anlatıyor zaten, benim çok konuşmama gerek yok. Aslında film bir köşede izlenmeyi beklerken benim çok yazmama da gerek yok.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

yine filmi anlatmışsın... Tünel filminin yazısından biraz daha farklı ama yetersiz... Hele son cümlene inanamıyorum... bir filmi herkes izler ama herkes kritik edemez..bir film ya izleyenlere yazılır, ya izlemeyenlere... izlemeyenler için filmi anlatacaksan o başka bir şeydir (ve aslında senin görevin değildir)... izlemeyenler için sadece izleyin, kesinlikle izleyin, değmez seçeneklerini sunabilirsin (yada bazı sinema yazarlarının yaptığı gibi iyi-orta-kötü ya da yıldızlama yapabilirsin... Eğer izleyenlere yazıyorsan (ve işte asıl senin yapmanı istediğim bu,) onların göremedikerini, görüpte anlayamadıkların, anlayıp sistemleştiremediklerini ortaya koyman gerekir... sense tam burada "konuşmaya/yazmaya gerek yok" diyorsun... neymiş; zaten bir sürü ödül almış mış... yakıştı mı? halbuki ben film neden ödül aldı, haketti mi? sorularına yanıt vermeni beklerdim... örneğin fatih akın kimden etkilenmiş, yeni bir dil oluştumuş mu? dram-trajedi-komedi mi? bu kadar kolay beğenmemelisin bence!!?

Seydi 
 10.09.2007 1:38
Cevap :
önerileriniz göz önüne alınacaktır efendim...yazarak gelişiyorum,bir de senin gibi insanların eleştirileriyle...  14.09.2007 0:32
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 39
Toplam yorum
: 104
Toplam mesaj
: 39
Ort. okunma sayısı
: 2844
Kayıt tarihi
: 29.12.06
 
 

Sinema ve Televizyon bölümünde okuduğumdan sizinle sinema üzerine hasbihal etmeyi düşünüyorum... Si..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster