Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Ağustos '11

 
Kategori
Türkiye Ekonomisi
Okunma Sayısı
2548
 

Kişi başına düşen milli gelirimiz ne kadar düştü?

Kişi başına düşen milli gelirimiz ne kadar düştü?
 

Rahmetli Turgut Özel 1983 yılında iktidara geldiğinde, 24 Ocak kararlarının verdiği cesaretle ekonomiyi serbestleştirmek(!) için harekete geçip, kısa zamanda Türkiye’ye “çağ atlatmaya” kararlı görünüyordu. 

Netekim’in de(Kenan Evren) desteği ile kısa zamanda Türkiye’ “çağ atladı.” Atlamasa bile atladığı söylendi. Tıpkı bu günlerde demokrasi ve özgürlükler konusunda söylendiği gibi, Rahmetli Özal’da, ihracat artışından, serbest piyasa ekonomisinden dem vurup, ekonomide “çağ atladığımızı” söyleyip duruyordu. 

Oysa aynı Özel, iktidara gelmeden askeri müdahalenin Başbakan Yardımcısı olarak yarattığı “Bankerler” krizi nedeniyle, yüz binlerce insanın parasının merdiven altı bankerler tarafından çarçur edilmesini sağlamıştı. Onca kayba rağmen bu halk Turgut Özal’a oy vermişti. 

Yani çağ atlama senaryosuna inanmıştı! Aslında ortada atlanan bir çağ falan da yoktu! Sadece günün koşullarına göre ekonomi biraz öne çıkmıştı. Ekonominin öne çıkma nedeni; 24 Ocak 1980 yılında Başbakan Süleyman Demirel’in talimatı ile alınan ekonomik kararlardı. 

Zaten o yıllardan bu güne kadar ekonomi hep önde oldu. Ekonomi söylemleri iyi olan partiler iktidara geldi. Demokratikleşme, insan hakları, özgürlükler gibi söylemler bu güne kadar etkili pirim yapmadı. 

Tüm dünya 2009 yılından sonra ikinci kere ekonomik krizle boğuşurken, bizde kıyısından köşesinden ekonomik krize girdik. Son on beş günde döviz bazında Türk Lirası yüzde 15-18 arasında değer kaybetti! Ticaret açığımız ve cari açığımız malum. Birde bütçe açığını ekledik mi, krizin gelmemesi için bir neden yok! 

ABD kökenli kriz yine dünyayı kasıp kavururken, dünya borsaları altüst olurken, en fazla etkilenen kim oldu dersiniz? 

Tabi ki biz! 

Bizim borsa ‘Kraldan çok kralcı’ pozisyonda! 

ABD’deki nefes alışa göre bizimki krize giriyor! 

Biz gelelim bu zamana kadar övünç kaynağı olan ve bu krizle birlikte çöpe atılan ekonomik değere. Bildiğiniz gibi iktidarın yarattığı ekonomik mucize(!) de öne çıkan en önemli sloganı olan “Kişi başına düşen milli gelirimiz on bin doları aştığıydı. 

Son 15 günde yaşanan ekonomik darlık nedeniyle ve yapılan devalüasyon yüzünden ‘kişi başına düşen milli gelir’imiz epey aşağılara düşmüş durumda. 

Geçtiğimiz aylarda seçim meydanlarında iktidar partililerin en önemli propaganda araçlarından ve söylemlerinden olan ‘kişi başına düşen milli gelir’in 10 bin doları aştığıydı! 

Gerçi bu rakamların ne kadar güvenilir olduğu iktisatçılar arasında her zaman soru işareti olmuş olsa da, yapılan resmi açıklamalar her zaman kuşku ile karşılansa da, iktidara muhalefet etmemek için, sözü dinlenir iktisatçılar, seslerini çıkartmadılar. 

Bildiğiniz gibi kişi başına düşen milli gelir; Gayrisafi yurtiçi hâsılanın nüfusa oranıyla bulunur. Bulunan rakamın ne kadar gerçeği yansıttığı her zaman tartışma konusu olmuştur. 

2011 yılı için hesaplanan gayrisafi yurtiçi hâsıla 1.215 milyar TL. Doların bugünlerde 1, 74 TL bandına yükseldiği düşünülürse, gayrisafi yurtiçi hâsılanın 723, 2 milyar dolar olduğu ortaya çıkıyor. Bu rakam nüfusa oranlandığında ise kişi başına düşen milli gelir 9 bin 750 dolar olarak hesaplanıyor. 

Bu rakamlara bakıldığında; iktidarın elindeki en önemli argümanlarından birisinin de gittiği rahatlıkla görülüyor. Şimdi akıllara takılan soru: 

Türk Lirası ne zamana kadar değer kaybeder? 

Devalüasyon nereye kadar sürer? 

Türk halkı ne kadar daha fakirleşir? 

Sayın Başbakanın “teğet” bile geçmeyecek dediği kriz, daha şimdiden halkın yüzde 20 fakirleşmesine neden olduysa, durum ciddi demektir. 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

İzmirli97 rumuzlu okur 'karısı türbanlı ve badem bıyıklı' diyerek ayrımcı ve ötekileştirici bir dil kullanmış.Bu söylem ve dil yanlıştır.Badem bıyıklısıda türbanlısıda,mini etek giyende,metalci gençlerde,Romanlar,Kürtler hepsi Türkiye'nin insanıdır ve bir değerdir.Dünya inanılmaz bir şekilde değişmektedir ülkemizde öyle.Siz 28 Şubat sürecinden kalma darbeci,baskıcı,askeri kutsallaştıran ve devleti yücelten,vatandaşı ise ezen zihniyet penceresinden ülkemize ve dünyaya bakmaya devam ederseniz dünyayı ıskalarsınız.Güneydoğuda 20 yaşında çocukları şehit olan fakir fukara Anadolu insanına 'göbeğini kaşıyan adam,bidon kafalı,karafatma' gibi yakıştırmalarla hakaret etmek doğrumu?Geçen hafta normal hepimizin annesi gibi başı kapalı cenaze törenine gelen şehit ailesini askeri kışlaya almamak acı değilmi?Eğer bu konularda yazdıklarımıza katılmıyorsanız ülkemizin geleceği hakikaten karanlık demektir.Siyasi görüşlerimiz farklı olabilir.Ama Türkiyemiz herşeyimiz ve hepimizin.Gelin canlar bir olalım

Erkan Akyol 
 13.08.2011 9:29
Cevap :
Merhaba, herkesin düşüncesi kendisini bağlar. Böylesine özgür bir ortamda düşünceleri başkaları ile paylaşmak gerçek bir özgürlüktür. Bu ülkeyi bu hale kim getirdi? İnsanlarımızı kim ötekileştirdi? Bu soruların cevaplarını direk verebiliyorsanız, o zaman böyle bir yorum yapmaya hiç hakkınız yok. Herkes sizin düşündüğünüz gibi düşünmek zorunda değil. Sizin yaptığınız yorumla, konunun ne alakası var onu anlayamadım. 80 yıllık kazanımlar bir bir satılıp, borçlar iki katına çıkıyorsa, kişi başıan düşen milli gelir çeşitli hesap hileleri ile yükseltip açıklanarak övünç kaynağı yapılıyorsa, o zaman bir hafta on gün içinde düşen milli gelirinde halka bir şekilde anlatılması gerekmiyor mu?  13.08.2011 14:02
 

Mesut bey 131,5 milyar dolar ihracat yapıldıysa bu mallar Türkiye'de üretilmiştir.Haa hammaddesi veya bir takım aramalları ülkede olmadığından dışardan ithal ediliyor olabilir.Ama bu bütün dünyada böyledir zaten.Ben dış ticaret alanında bankacıyım.Elimden ihracat-ithalat vesaiki geçiyor.Mesela bu hep şikayet ettiğimiz cari açığın en büyük kalemi dış ticaret açığı.Bunun sebep enerji-petrol-doğal gaz ithalatımızın yıllık 40-42 milyar usd olması ve hammadde ve yarı mamul ithalatımızın çok olması.Mesela plastik kapı pencere üretiminde kullanılan PVC ve resin ithalatımız aşırı fazla.Neden?Çünkü Petkim'in üretimi yetmiyor.Nereden alıyoruz?Tayland,Tayvan,Güney Kore,Çin,Japonya.PVC'nin hammaddesi petroldür.Bu saydığım ülkeler petrol üreten ülkeler değil.Ama ne yapmışlar zamanında bu tesisleri kurmuşlar dışardan aldıkları petrolü işleyerek dünyaya satıyorlar.Sizin mantığınıza göre bu ihracat sayılmayacakmı?Zamanında Petkimin özelleştirmesine karşı çıkanlar bugün cari açıktan şikayet etmemeli.

Erkan Akyol 
 13.08.2011 9:02
Cevap :
Merhaba, neden 2008 e takılıp kaldığınızı anlayamıyorum. Evet, bu ülkeden yapılan ihracaatın yüzde 65 i ara maldır. Yani ithal edilip, montajlanarak tekrar dışarı satılan mallardır. Ayrıca bu ihracaattan gelen gelirin yüzde 70'e yakını tekrar dışarı gitmektedir. Aslolan, kendi ürettiğin mallardan yaptığın ihracaattır. Kendimiz üretmeden, başkalarının yaptığı üretimi kendimizin gibi göstererek yaptığımız ihracaatın aslında bize fazla bir katkısı yok. Biz ülke olarak kendi ülkemizde yaratamadığımız istihdamı, başka ülkelerin insanlarına yaratıyoruz. Dünyada insanlar tüketime yönelmişken, bu kadar ihracaatın yeterli olduğunu söylemek, ekonominin doğasına aykırı.  13.08.2011 14:08
 

Yazarın yorum ve düşüncelerine aynen katılıyor ve ekleme yapmak istiyorum. Türk halkının %80 'ine yakını malesef elinde avucunda ne varsa onu harcayıp yaşamını idame etmektedir.(buna itiraz edecek olan yoktur sanırım)Gerikalan halkımızı düşünmeye bile gerek yok. Televizyon kanallarındaki dizileri, haberleri, yorumları ve hayal dünyasında yaşayanlara bakmaları yeterli.Halkın çoğunluğu zaten kıt kanaat geçinmeye çalışıyor.Hal böyle olunca ekonomik veriler karşısında ne kadar etkilendiğinin farkında bile olmuyor. Aslında ayşe teyze tabiri ile elindeki paranın eridiğinin farkında fakat; alışverişi biraz kısması ve biraz daha az yemesi bile o hissi siliyor. Taki ekonomi büyük dar boğaza girdiğinde, elindeki işini kaybettiğinde, sosyal adaletsizliklerin hat safhaya vardığında farkına varabiliyor. Umarım bu durumlara erken bir zamanda ulaşmayız. Umarım halkın çoğunluğu laf kalabalıklarına kapılıp uyutulduğunu geç anlamaz. Umarım geleceğimizi yönetenler yaptıkları yanlışlardan dönerler. Saygl

Mustafa Çiray 
 12.08.2011 10:14
Cevap :
Merhaba Mustafa Bey. Yorum ve katkı için teşekkürler. Selamlar, saygılar...  12.08.2011 11:10
 

Para politikası gelir ki; bir ülkenin parasının aşırı değerli olması o ülkeye hak etmediği refahı yaşatır ve sonra kıç üstü oturtur. TL nin aşırı değerli olması sakıncalıydı değeri düşürülemiyordu küresel kriz imdada yetişti gibi, zaten $ bazında FİKTİF olan adam başına milli gelir gerçek düzeyine inecek ve gerçekçi olacak. Selamlar...

Kadri KANPAK 
 10.08.2011 20:02
Cevap :
Merhaba Kadri Bey. Benim de ilgilendiğim bir konu. Evet, TL değerliydi. Ancak bununla övünenler, 15 günlük süredeki değer kaybı için hiç seslerini çıkartmıyorlar. Ayrıca son günlerde ardı ardına açıklamalar yaparak, para harcamayın diyorlar. Bu nasıl bir ekonomi anlayışı? Para harcanmazsa, o ekonomi zaten krize girer. Selamlar, saygılar...  11.08.2011 19:05
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 3842
Toplam yorum
: 6442
Toplam mesaj
: 310
Ort. okunma sayısı
: 3065
Kayıt tarihi
: 23.03.08
 
 

Antalya'da 1956 yılında doğdum. Emekliyim, Üniversite mezunuyum. Evliyim, bir oğlum var Mimar. Gü..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster