Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Temmuz '10

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
1347
 

Kıskanıyorum

Kıskanıyorum
 

Google görseller


Hayatım boyunca kimseyi kıskanmadım. Ne sevgililerimi, ne arkadaşlarımı, ne başka insanların başarılarını ne de malını mülkünü.. Kıskanmadım. Kıskançlığın bir özgüven eksikliği olduğunu düşündüm ve benim özgüvenim tamdı. Kendimle çok barışıktım, İsteyip de yapamayacağım bir şey olduğuna hiç bir zaman inanmadım.

Sevgililerimi de hiç bir zaman kıskanmadım. Niye ona baktın? Niye onunla konuştun? Kimleydin? Nerdeydin? Sorularını hiç sormadım. Hiçbirinin cep telefonunu karıştırmadım. Aldatılsam dahi kızmadım, küsmedim. Keyfi bilir deyip hayatıma devam ettim. Zaman zaman, niye kıskanmıyorsun, beni sevmiyor musun? şeklinde suçlamalara maruz kalmadım değil. Sırf gönülleri olsun diye kıskançlık numaraları yaptığım da oldu.

Yaşıtlarımın elde ettiği başarıları da kıskanmadım. Arkadaşlarımın sahip olduğu benim olamadığım şeyleri de kıskanmadım. Kıskançlığı hep zavallılık olarak gördüm. Kendimi başkasında olanı kıskanmayacak kadar yüksekgönüllü, özgüveni tam, kendinden emin ve istediğini elde edebilen bir insan olarak gördüm..

Ama şimdi kıskanıyorum. Evet itiraf ediyorum kıskanıyorum. Kimleri mi?

Benim ilgilendiğim konularda benden daha çok şey bilen insanları, çok güzel yazı yazanları, benim olmak istediğim halde olanları deli gibi kıskanıyorum. Yer yerine hal dedim. Çünkü benim olmak istediğim bir yer değil, bir ruh hali.

Bunu ilk olarak Mesnevi'yi okurken hissettim ve Mevlana'yı kıskandım. Nasıl o kadar güzel şeyler yazar ve nasıl bir insan onları yazabilecek ruh haline erişebilir? Bu kıskançlığın çok absürd olduğunu farkettiğimden bununla başa çıkmam kolay oldu. Daha sonra MB de kıskançlıklarım başladı. Çok güzel bir yazı okuduğumda hem hayran oluyor hem de içten içe kıskanıyorum. Bu yazıyı yazarken hangi ruh halinde olabilir? Bu benzetmeleri yapmak için ne hissetmiş ve düşünmüş olabilir diye yazıyı yarım saat inceliyorum, daha doğrusu yazı üzerinden yazanı incelemeye çalışıyorum.

Hayatım boyunca pek hissetmemiş olduğum kıskançlık duygusunu "bilgi ve hal" konusunda hissettiğimi farkettim. Bilgiye bir şekilde ulaşabilirim; bulur, okur ve öğrenirim. Ammavelakin o hale girmek için okumaktan ötesini yapmak gerektiğini biliyor olmak, canımı sıkıyor.

Evet itiraf ediyorum; ben bilgisini ruhuna yansıtmış ve onu söze dökebilecek kadar yetenekli olan insanları kıskanıyorum. Ama şunu da söyleyeyim ki kıskançlığım negatif değil tamamen pozitif duygulara dayanıyor. Beni motive ediyor ve de hırslandırıyor. onlarda görmüş olduğum şeyleri kendimde oluşturmak için çaba sarfediyorum, çalışıyorum..

Bu anlamda kıskanç olmak o kadar da kötü birşey değilmiş. Bana bu duyguları yaşatıp beni motive eden tüm insanlara teşekkür ediyorum. İyi ki varlar ve iyi ki yazıyorlar..

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Nilgün hanım doğru yazmış..sizinki kıskançlık deil özenmektir. Kendinize haksızlık etmeyiniz. Saygılarımla Toprak

Aydın ADAM 
 30.08.2010 15:32
Cevap :
Teşekkür ederim..Kabul ettim artık kıskanmıyorum sadece özeniyorum. Banane ben de istiyorum:))))) Selamlar..  30.08.2010 19:01
 

ıskanmak ağır kaçıyor ve sizin de aksini belirttiğiniz gibi olumsuz anlamda kullanılıyor. Siznkine gıpta etmek derler, özenmek, örnek almak, ona benzemeyi istemek gibi diğer anlamları da kabul edebiliriz :) Doğrusu ben de öyleyim. O kitap deryasında gıpta etmekten neredeyse boğulacağım... Hele ki bazen anlayamadığımda delirecek gibi olurum. Allah hal ehli olmayı ve gıpta ettiklerimize benzemeyi nasip etsin. Sevgi, hürmet ve muhabbetle

Murat HACIOĞLU 
 26.07.2010 18:02
Cevap :
Hımm. O zaman hissettiklerim olumlu şeylermiş..Ben de nasıl olumsuz duygu hissediyorum diye kendime kızıyordum:)) O anlayamamanın insana ettiği eziyeti Halil Cibran In bir kitabında yaşamıştım. Aralıksız bir hafta boyunca "elifin altındaki noktanın" anlamını düşünmüştüm:)) neyse ki sonunda anladım da rahatladım:)) Aminn amiinn.. Allah herkese gönlündekini versin, benim gönlümdeki bu, bana da bunu versin:)) Mübarek kandil gecesi belki dualarımız kabul olur.. tabi sizin isteklerinizi de:)) Selamlar saygılar..  26.07.2010 18:16
 

Seni tanımasam inanacağım. Hayır doğru kelime o değil. Doğru kelime "özeniyorum" olacak -bence- :) Kıskançlık düşük titreşimli bir duygu ve -bence- sende var olamaz bu tip bir duygu diyerek seni öpüp yazıma son veriyorum:) sevgiler.

A.Nilgün Aktaş 
 26.07.2010 10:16
Cevap :
Çok teşekkür ederim canım:))) yoktur di mi bende kıskançlık:)) belki de o duyguyu bilemediğimden farklı bişey hissedince o dur diye düşünmüşümdür:))))) Moralimi düzelttin sagol canım:))))  26.07.2010 10:57
 

Harikasın(ız)! Bu duyguyu tatmayan insan yoktur.. Ama çoğu yaşamakla ilgilidir desem ukalalık olurmu? İyi bakın bilgiyi yaşamak daha çok etkiliyordur sizi..

KUYUCAK 
 26.07.2010 0:46
Cevap :
Asıl siz harikasınız:)) Tam kastettiğim de oydu..Bilgiyi yaşayan insanları kıskanıyorum:)) Teşekkürler:))  26.07.2010 9:22
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 117
Toplam yorum
: 155
Toplam mesaj
: 35
Ort. okunma sayısı
: 2352
Kayıt tarihi
: 07.02.09
 
 

1970 Tokat doğumluyum. İstanbul Tıp Fakültesi Sağlık Meslek Yüksekokulu Tıbbi Laboratuvar bölümü mez..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster