Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Eylül '07

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
316
 

Köhne bir vagonda bulurum seni

Köhne bir vagonda bulurum seni
 

Sabah işe gitmek için yola koyuldum. (Bakmayın buralarda sürttüğüme birinci işim her sabah işe gitmektir benim.) Lakin eskiden kalma rehavetlikle geciktim bu sabah. İlk treni kaçıracağım kesin gibi. Aslında ilk trene yetişmesem de olur ama. Ama işte...
Yine de hiç istifimi bozmadan her zamanki sert adımlarla yürüyorum yeri göğü inleterek!

Neyse uzatmayalım istasyona ters istikametten girip rayların genleşme sesini duyar duymaz ne olduğunu anlamadan Pavlov’un köpeği timsali koşmaya başladım. Koşarken de düşünüyorum bir yandan geç kalma derdim yok niye koşuyorum ulan ben diye. Sonra içimdeki öteki ben dedi ki; “Bakalım eski günlerdeki kadar hızlı mısın? Nostalji olur hem fena mı olur.” Pergelleri daha bir açarak “tamam ulan varım” dedim. Son salisede vagonun kapısından attık içeri kendimizi.

Soluk soluğa ağzımdan ve başka bi tarafımdan nefes almayı bırakıp beyne oksijen gitmeye başladığında acı gerçek çalındı yüzüme. Geçen senelerde 3,5 saniye önce girerdim bu kapıdan ve tüm vagon beni alkışlardı. Şimdi yüzüme bakmıyor kimse.

Üzgün ve küskün oturdum her zamanki koltuğuma. lakin nah işareti yaptı bana hayat tam da göztepe istasyonunda. istisnasız her sabah bizim vagona gelen migros yahut başka bir süpermarkette çalıştığını tahmin ettiğim apla gelmedi. Beynimde şimşekler çakarak sağıma soluma önüme arkama baktım hemen. O da ne şok üstüne şok. Evkafta çalışan çok yaşlı ve orta yaşlı amcalar da yok vagonda. Kimsesiz, çıplak , çok yalnızım be atam oldum birdenbire<ı>. Herşey birdenbire oldu zaten. Kız birdenbire, oğlan birdenbire; yollar, kırlar, kediler, insanlar...


O hengamede her zamanki vagonuma binememiştim. Kendi yatak ve yastığında uyuyamayanların huzursuzluğu sardı beni. Sağa sola dönmekten popom ağrıdı. Kulaktaki müzik de fayda etmiyor, oyalamıyor. İstasyonlar demir parmaklıklarla Alcatraz’a çevrildiğinden beri biletçi de yok ortalarda çatacak, deşarj olunacak. Çaresizdim. Sonra çare bendim. Oturdum iş bu yazıyı kaleme aldım.
Evet böyle.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sen nerdesin be Tuzluk! Rutubet yapma diye sana ne dedim ben..Bir iki pirinç yut! Hay allah! Özledik! Ya da ben en azından:)

Hadi Zeynep! 
 29.09.2007 12:45
Cevap :
ben deee özlediiim ben de...:)  30.09.2007 14:00
 

İnanın Woody Allen filminden bir sahne izlemek gibiydi. İyi ki kaleme almışsınız. Bu arada ben bu sahneyi neden siyah-beyaz düşündüm acaba? Bu da çok ilginç.Sevgiler...

Fulya 
 29.09.2007 10:01
Cevap :
teşekkürler fulya.  30.09.2007 14:05
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 39
Toplam yorum
: 79
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 752
Kayıt tarihi
: 21.10.06
 
 

Özel biri değilim. Sıradan bir yaşam süren sıradan bir adamım. Çok geçmeden adım unutulur. Tuzluk...

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster