Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Temmuz '15

 
Kategori
Kitap
Okunma Sayısı
490
 

Kömür kokusu çıkıyor

Kömür kokusu çıkıyor
 

Kömür karası değildi, alın teriydi, alın yazısıydı, kimi zaman acının kendisi kimi zaman buruk bir gülümsemenin izi...
 
Genç bir üniversite öğrencisi olan Reyhan Yıldırım'ın kaleminden, Uğur Tuna Yayınları'ndan Eylül  ayında çıkması planlanan kitapta; Soma ve Karaman'da yaşanan maden faciaları kömür kokusuna karışmış acıları ve geride kalan yetim çocukların duyguları anlatılmış.
 
Genç yazar; bir yılı geçmiş unutulmaya yüz tutmuş Soma'yı ve Karaman 'ı yeniden hatırlara getirmek için kaleme aldığı kitapta kendini geride kalan yetimlerin yerine koymaya çalışıp acılarına  "ses" olmak için kalemine sarılmış, yüreğinin yetmediği yerlerde olmuş:
 
''Acıyı yaşamak çok zor, yazmak da zor"
 
Kelimeler kifayetsiz kalır,
Acıyı anlatmak için..
Acının tarifini kim verebilir?
Ancak yaşayan bilir.
 
Soma; yangın yeriydi. Tarih 13 Mayıs 2014 ve Soma ölüm kokuyordu.  Kelimelerle anlatılamazdı bazı acılar. Yürek yetmez dil lâl olurdu. 301 maden işçisi şehit oldu. Vardiya değişimi sırasında; çıkan yangın yürekleri yaktı. 301 şehit vardı, 70 milyon yaralı ve yüzlerce yetim...
 
Ve Karaman ;Soma"nın yaraları henüz sarılamamışken bir acı haber de Karaman Ermenek'ten geldi . Yine maden ocağı yine facia acısı . Anne yüreği dayanamadı acıya elleriyle kazıdı toprağı oğluna ulaşmak için...
 
Yüzlerce çocuk yetim kalmıştı artık . Kimi daha kundakta ne olduğunun farkında bile değil , kimi daha doğmamış bir çocuk, kimi kömür kokusuna sarılmış ciğerlerinde acıyı hisseden..Göz yaşları sel oluyor, ateş düştüğü yeri yakıyor.
 
Babalar gününde kime sarılıp "babalar günün kutlu olsun babacığım " diyecekler?
 
Bayramda kimin elini öpecekler ? "baba" diye,
 
Kime gösterecekler bundan sonra bütün bir yıl başarıyla okul bitirip, alın teri olan karnelerini?  
Kim cevap verebilir bu soruların cevabını ...
 
Kitabın gelirinin bir kısmı Soma' da bir ilkokula bağışlanacak olan bu kitap duygu yoğunluğuyla yazılmış ve okuyucunun bamteline dokunmayı hedefliyor.
 
Madenci olmak 
Belki ağız tadıyla yemek yiyememektir. Ulaşamaz sevdiklerine bir sese bir nefese ihtiyaç duyar .ama duyamaz sevdiklerinin sesini çünkü kapsama alanı dışında olur maden ocağı. Göremez sevdiklerini her yer zifiri  karanlık  koklayamaz şöyle iç çekerek çocuklarını eşini. Burnunun direği sızlar. Heryerde kömür kokusu. 
Madenci olmak asgari ücret e çok şükür diyebilmektir 
Madenci olmak helal lokma yemek için yerin altına girmektir. 
Madenci olmak azraili ensesin de hissetmektedir. 
Madenci olmak bir iki zeytine kafi demektir 
Madenci olmak kömür karasına bulanmaktır.
Madenci olmak,
Madenci olmak;
Ölüme bile bile gitmektir
 
 
 
Bakican
 
 
 
www.facebook.com/yazarbakican

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 122
Toplam yorum
: 30
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 569
Kayıt tarihi
: 13.03.14
 
 

1979 yılında Denizli'de doğdu. İlk, orta ve lise eğitimini Serinhisar ilçesinde tamamladıktan son..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster