Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Nisan '10

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
1268
 

Köy Enstitüleri 70 yaşında...

Köy Enstitüleri 70 yaşında...
 

Köy Enstitüsü'nde kitap okuyan kız öğrenciler...


Köy Enstitüleri’nin kuruluşunun 70. yılı Türkiye'de Mustafa Gazalcı'nın dediği gibi bayram olarak kutlandı. Bugün UNESCO'nun kalkınmakta olan ülkelere önerdiği eğitim sistemi, Anadolu aydınlanmasının başına gelenler ibretlik bir öyküdür anlayana. Mahmut Makal Köy Enstitüleri için “Halkın çocuklarını okutmak, eğitmek için kuruldu. Halkın aydınlanmasından korktukları için kapatıldı.” diyor.

Emperyalizme karşı Kurtuluş Savaşı’nı kazanan Türkiye’nin önünde daha zor bir savaş alanı vardı. Cehalet ve yoksullukla girişilecek olan bu savaş Türkiye’nin çağdaş bir ülke olabilmesinin önkoşuluydu. Önceki yıllarda Köy Enstitüleri ile ilgili yazmıştım.Bu kez Gazalcı ve Makal’ın konuşmalarından aldığım notları paylaşıyorum.

Mahmut Makal: “1940’ta ilk Köy Enstitüsü kuruldu ve on yıl devam etti. Olmadı. Atatürk’ün dediği gibi hainlerimizde vardı. Enstitüler bizim ikinci kurtuluş savaşımızdı…Hala bu ülkede düşündüklerini söylemek suç olmaktan çıkarılamadı. Köy Enstitülerinden sonra Vatan cephesi oluşturuldu.Bugünde Silivri çıktı.Eğer Köy Enstitüleri devam etseydi bu millet bu hale düşmezdi…

<ı>Toprak ağaları, emperyalizm birlikte hareket ederek 1946’da yapılan seçimde Hasan Ali Yücel bertaraf edildi.MEB’na R.Şemsettin Sirer getirildi.Türkiye öyle bir hale gelmişti ki CHP içinde oynanarak İnönü yıldırılmıştı..Köy Enstitüleri bizim ilk milli kuruluşumuz olmasına rağmen utanmadan hükümet programına Köy Enstitülerini millileştireceğiz diye yazdılar.Anımsadıkça utanç duyarım. R.Şemsettin Sirer İvriz Köy Enstitüsü başta olmak üzere okuyan öğrencileri kamyonlara doldurarak köylerine gönderdiler.”

“1950’de DP iktidara geldi. Köy Enstitülerinin kökünü kazımak için harekete geçtiler.1946’da örselenmeye başlanan Köy Enstitülerine karşı menderes ve Tevfik İleri kampanya açtılar… Emperyalistler komünizm diye bir suç icat etmişlerdi. Beni de içeri attılar, içeriğini öğretmediler.”

“1954’te bir kanun ile Köy Enstitülerini öğretmen okulu yaptılar, tamamen ortadan kaldırdılar. Bu gün ülkenin düştüğü açmazdan kurtulabilmesi için Köy Enstitülerini yeniden kuracak iktidarı kurmak gerekiyor.21 Köy enstitüsü hala duruyor, yerlerine üniversite açmak gerekiyor.”

“Tevfik İleri Samsun kahvelerinde halktan beni hapisten kurtarmak için oy istemişti. İkiyüzlü, sekiz yüzlü politikacıları tanımanız için anlatıyorum bunları. Seçilince tam aksi yönde kararlar aldılar. Köy Enstitüsü düşmanlığı yaptılar. Akla hayale gelmedik suçlamalarla beyin yıkadılar. Köy çocuklarının Anadolu’ya aydınlık taşımasından korktular.”

Mustafa Gazalcı: “Katılımdan duyduğum memnuniyeti belirterek konuşmama başlıyorum. Katılanlara teşekkür ederim.17 nisan bayramına yakıştı.17 Nisan Köy enstitüleri bayramıdır.Bu gün Etimesgut’ta bu bayram kutlanıyor.M.Makal başlangıçta temeli güzel attı.Bu gün ondan yine bir şeyler öğrendim.Makal konuşunca Anadolu konuşuyor21 Köy Enstitüsü Türkiye’yi kucaklıyor. Her tarafta bir güneş var. Köy Enstitüleri yerinin büyük bir bölümünü gördüm. 70 Yıl önce dikilen ağaçlar büyümüş, binalar harap vaziyette.. .Köy Enstitülerinin yerlerini bizzat Tonguç inceleyip seçmiş. Bu yerler tam üniversite kurmaya müsait…”

“Köy Enstitüleri nasıl bir okul ki 70 yıl sonra bile bu okulları kutluyoruz. Yurdun çeşitli yerlerinde nisan gelince bayram gibi enstitüler konuşulup, kutlanıyor. İki gün önce Kastamonu’daydım.21 oturumluk bir bilgi şöleni yapılmış. Her Köy Enstitüsü ve Müdürü adına düzenlenen oturumlarda Köy Enstitüleri konuşulmuş. Bu yıl 7/8 üniversitede Köy Enstitüleri sempozyumu yapılıyor. Son yıllarda Köy Enstitülerine ilgi çok arttı. 70. yılda sevgi büyüyor. Nende diye düşününce bu okulların temelinin sağlam atıldığı ortaya çıkıyor. Okul yüzü görmemiş, öğretmen görmemiş köylere bu okullar el atmış. Mahmut Makal “Bizim Köy” diyinceye kadar köyler “suları duru vb. gezsen anadoluyu” diye sadece dekor olarak kullanılmış…”

“Bir düşünün, nüfusun %80’i köylerde yaşıyor. Gökte yıldız kadar köyümüz var ama kaderine terk edilmiş. Okuryazar yok. Askerden, gurbetten mektup gelse okuyacak kimse yok! Köy Enstitüleri bu gereksinimi karşılıyor. Köy çocukları Enstitülerde aydınlanıyor, meslek öğreniyor. Bu günkü gibi elemeye dayalı bir sistem değil. Herkes iş ve meslek sahibi oluyor.”

“Köy enstitülerinden önce Mustafa Necati’den de söz etmek gerekir. İlk kez 1925’te karma eğitime geçilmiş. 1926’da programlarda deney/gözlem uygulanıyor… Atatürk’ün dediği gibi ‘Bilgi söz olmaktan çıkmalı, işe yaramalı’ sözü ilk kez Köy Enstitülerinde gerçekleşti… Köylüler Kurtuluş Savaşı’na katılmış, savaşa katılmayanlar başlarında yönetici olmuş. Mustafa Necati arkadaşı Saffet Arıkan’a ‘Köy çocuklarını okutmalıyız.’ diyor. Bir düşünün nüfusu 200/400’den az 32 bin köy var…”

“Köy Enstitüleri ilkeleri hala yaşamaya devam ediyor. Enstitüler hayat okulları, üretim okulları, köye yabancı değil. Eğitim parasız ve herkese eşit olanaklar sağlıyor. Öğrenciler okullarını kendileri yapıyorlar. Üretime yönelik örnek çalışmaları var. Giderlerini ürettikleri ile karşılıyorlar.”

Necati TÜFEKCİ 21 Nisan 2010 Ankara.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

köy Enstitülü Müzeyyen hocam vermişti.. Bugün aldığım eğitimin değerini ve o Öğretmenlerin değerini daha çok anlıyorum.. Tekrar açılıp, o günkü eğitimler verilebilse yada kapatılmasaydı ülke dediğiniz gibi bu durumda olmazdı.. Saygılarımla...

Siel Vertu 
 26.04.2010 11:07
Cevap :
Keşke herkes Köy Enstitüleri'nin değerini anlayabilse.Her anlamda yaşadığımızkaostan akılcı bir çıkış yolu bulmak mümkün olurdu.Saygılarımla...  26.04.2010 15:16
 

Yoksulluğun,ötekileştirmenin,şiddetin,yolsuzluğun,hukuksuzluğun yarıştığı mutsuz ve gelecekten kaygı duyan bireylerin kişisel hırslarına köle olduğu bir iklimi paylaşıyoruz. İktidar savaşları tüm şiddeti ile her cephede sürerken ruhunu kaybetmiş bir ülke olarak dümensiz,yelkensiz bir şekilde okyanusun ortasında ileri gittiği yanılsaması ile dönüp duruyoruz...Saygılarımla...

Necati TÜFEKCİ 
 22.04.2010 0:08
 

Yazınız okuyanları herhalde derin düşüncelere sevketmiştir. Düşünün, canımızı vermekten bir saniye bile imtina etmediğimiz ülkemize, yaptığımız fenalığa bakın. Nasıl bir şey bu? 21 enstitü, o zamanki imkansızlıklar içinde 14 yılda 20 bin öğretmen yetiştiriyor. Ve Türkiye'nin edebiyatına ve sanatına damga vuran insanlar bu okullardan yetişiyor. Tarım, marangozluk, müzik vs. öğreniyorlar. Bir çok yabancı ülke bu projeyi örnek almaya çalışıyor. Biz bu okulları kapatıyoruz. Çok acı bir gerçek.Ivır zıvır işlerle uğraşacağımıza bu okulları yeniden aynı amaçlarla kuralım. Bakalım ozaman Ülkemiz nerelere geliyor. Hele bir de bu günkü teknolojiyi kullanarak. Umutlarımızın sönmemesi dileğiyle.

yılmaz çetingöz 
 21.04.2010 15:24
Cevap :
Köy Enstitüleri'nin kapatılma süreci İnönü döneminde çok partili hayata geçiş döneminde oy alabilmek için ağaya,şıha,şeyhe oy için verilen tavizlerle başladı. ABD ile komünizm tehdidi bahanesi ile kader birliği etmeyide unutmayalım. Cumhuriyetin ezeli ve ebedi düşmanları her türlü aracı kullanarak okullarda komünist yetiştirildiğini,kız ve erkeklerin karma eğitim alması nedeniyle akla hayale gelmeyecek suçlamalarını da unutmamak gerekir... bu gün köylerde yaşayan nüfus pek kalmadığından Enstitülerin yerine aynı ilkeleri sahiplenen üniversiteler açılmalıdır. Kısaca Köy Enstitülerini kuran felsefenin temelinde yurt sevgisi somut olarak görülüyor...Köy Enstitüleri devam etseydi emin olun bu gün çağdaş,refah içerisinde sorunu olmayan bir ülke olurduk...İlkesiz,öngörüsüz,iktidarda kalmak için her türlü ödünü veren siyaset esnafının ülkeyi getirdiği nokta ortada.  22.04.2010 0:00
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1116
Toplam yorum
: 2289
Toplam mesaj
: 135
Ort. okunma sayısı
: 812
Kayıt tarihi
: 28.09.06
 
 

Ankara'da yaşar, dünyalı,aynadaki görüntüsüne muhalif, vicdan hesapları yapmaktan yorgun, yaşanıl..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster