Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Kasım '07

 
Kategori
Alternatif Enerji
Okunma Sayısı
787
 

Kurama dağından gelen ışık

Kurama dağından gelen ışık
 

İçinde dolaşan sıkıntının hangi organı tarafından başıboş bir şekilde vücuduna salıverildiğini düşündükçe daha da bunalıyordu ruhu. Zaman zaman bir yerlerinden fışkıracakmış gibi hızlanarak akmaya başlayan bu sıkıntılar yumağı, tam kurtulacağını sandığı anda, organlarından birine çarparak içinde parçalanıyordu sanki. Akacak yol bulamayınca kayalarda patlayan dalgalar gibi dövüyordu tüm benliğini. Beyninin cevaplayamadığı soruların kararsızlığındaki ruhu, bedenin içindeki anlamsız ve degesini yitirmiş enerjiye hakim olamadığı için gittikçe kararıyordu sanki. Uzandığı yerde hastalığının ne olduğunu kavramaya çalışırken, gözleri, vücudunun üstünde dokunmakla dokunmamak arasında dolaşan elleri farketti.

Eller kendisine dokunmadığı halde, vücudu ile eller arasında inanılmaz bir iletişim olduğunu hissetmeye başlayarak titremeye başlamıştı. Başından başlayarak, daha aşağılara doğru akan garip bir enerji, karın bölgesinde toplanarak sanki planlı bir yürüyüşün hesabını yapıyordu içinde. Vücudu hizasında dolaşan ellere baktığında ise onun görünmeyen kollarından güçlü ve tanrısal bir ışığın içine akmaya başladığını hissediyordu. Korkularının yerini nedenini pek kavrayamadığı bir teslimiyet ve cevaplayamadığı soruların kolay kolay anlatamayacağı cevaplarını alıyordu teker teker. Kendine yol bulamadığı için çılgınca içindeki kayalara vuran ruhunun denizi, bir fırtına sonrasının sakinliğini yaşıyordu. Üzerinde dolaşan ellerden aldığı ışık, ona huzur ve inanılmaz bir rahatlık vermişti. Bu ışık olsa olsa içinde EVRENSEL YAŞAM GÜCÜ ENERJİSİ olan ve kutsal Kurama dağlarından yansıyan REI - KI aydınlanması olmalıydı.

Reiki'nin kurucusu olan Dr. Mikao Usui 19.yüzyılın sonlarında Japonya'nın Kyoto kentinde Hristiyan bir rahip olarak yaşamıştı. Bir pazar ayininde öğrencilerinden birinin, İsa Peygamberin hastaları iyileştirdiği, şifa dağıttığı konusundaki sorusunun ardından, siz buna benzer olayları bize gösterebilirmisiniz diye sorması, Dr. Usui'nin Reiki araştırmalarına başlaması için hayatındaki dönüm noktası olduğu söylenir. Bu çalışmalara öylesine kendini verirki bilgi peşinde koşarken Çin'ce bile öğrenir. Çin'ce çevirilerde bir iz bulamayınca yılmadan araştırmalarını sürdürür. Daha sonra Budist metinlerini okuyabilmek için eski Sanskritçeyi öğrenir. En sonunda Buda'nın bilinmeyen bir müridi tarafından el yazması olarak kaleme alınan eski bir Sanskrit metinde yedi yıl aradığı bilgiyi bulur. Metinde Buda'nın nasıl şifa dağıttığına dair semboller ve tarifler bulunmaktadır.

Başpapaz ile yaptığı görüşmeden sonra, Japonya'da Kyoto yakınlarında kutsal olarak bilinen Kurama dağında 21 gün meditasyon yapmıştır. Rivayete göre tanrım ışığını göster diye yalvarmış. Gece sabaha karşı oturup düşünürken, ufuktan parlak bir ışık topunun kendisine doğru geldiğini görmüş.Işık alnına tac çakrasına çarparak onu devirmiş.Kendine geldiğinde ise gök kuşağı şeklinde parıldayan şifa sembollerini görmüş. İşte, muhteşem bir dünya olan ve içine girildiğinde, evrensel yaşam gücünü temsil eden tanrısal bir ışığın ruhunuza yansıdığını hissedeceğiniz reiki mucizesinin ilginç bir parçasıydı anlatmaya çalıştığım. Yaşamın bu muhteşem ışığı ile enerjimizi dengelemek ve şifa alıp verebilmek için öğrenerek uygulamaya ne dersiniz. Bunun için sadece gerçek ve pozitif bir inanç yeterli olabilir. Bu konuda ders veren işinin ehli bir ustanın el vermesi gerekli tabi. Yani uyumlanma. Kalan kısımlarınıda hocanızdan öğrenin. Bence değer.

METİN ÖZKAYA

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

ilginç ama beni ışıktan da daha çok etkileyen bilginin peşinde koşan bir insanoğlu. bilginin peşinden koşarken..enerjisini de kazanmış gibi.Bugüğn ne kadar gereksinimiz var bilginin peşinden koşmaya. selam ve sevgiler

Ezgi Umut 
 30.11.2007 23:22
Cevap :
Bilgisiz insan zaten önünü göremez Ezgi Hanım.Sonsuz bilgiyi ruhumuzun ışığı ile birleştirip sevgi yolunda ilerlemeliyiz yılmadan. En büyük tehlike cahilliktir kuşkusuz. Fakat maddenin keskinleşmiş bilgisinin yanında, maneviyatın huzur verici ışığından yoksun bırakmamalıyız ruhlarımızı. Bu anlamlı yorum için teşekkür ederim. Sevgilerimle  01.12.2007 11:26
 

Belli coğrafi alanların belli enerjilere sahip olduğunu ve bu enerjileri deneyimlemeye hazır kişilerin bu nedenle orada bulunduklarını, yada en azından hazır olan kişilerin bu enerjiyle buluştuklarını düşünürüm. Üç yıl önce rei-ki ye inisiye olmuş, yani uyumlanmış biri olarak, şifa alıp vermenin yanı sıra farkındalığı da arttırdığını belirtmeden geçemeyeceğim... Ruhsal gelişme yolumda bana çok fazla yardımı olmuştur... Paylaşımınız için teşekkürler... Sevgiler...

Olcay Gülgün Karaoğlu 
 30.11.2007 15:43
Cevap :
Bu pozitif enerji için teşekkür ederim Gülgün Hanım. Gerçektende, farkındalığın muhteşem gerçeğini hissetmek lazım ruhumuzda. Ruhsal gelişmemiz için gerekli olan bu ışık, tekamülümüz sonrasında bizleri özlediğimiz altın çağla buluşturacaktır umarım. Sevgi ışığınız eksik olmasın.  30.11.2007 20:58
 

Hira Dağı, Kurama dağı, ve çöller... Aztekler, Mayalar, Kızılderililer, Sina Çölü, Yahudilerin vaadedilmiş toprakları, Filistin çölü, Mısır piramitleri, Kabenin yeri... sanırım mekan ve ruhsal gelişim arasında bir ilişki var. Bir çok insan bunu "sessizliği bulmanın, insanlardan kopuşun sonucu" ya da "kendi başına kalmanın etkisi" olarak yorumluyor. Ama ben, dağların, çöllerin, kendilerine has erkleri de olduğuna inanıyorum. Bilmem siz bu konuda bir deneyim yaşadınız mı ama, dinler, mesaj alma ve aydınlanma ile, bazı mekanlar arasındaki ilişki bana hep ilginç geliyor. sevgilerimle.

Kwan Yin 
 28.11.2007 21:12
Cevap :
Kesinlikle aynı kanıdayım. Kimi zaman bazı noktaların gerek manyetik alan bakımından, gerekse tanrısal yaşam enerjisi bakımından merkezi noktalar olduğunu düşünüyorum. Bu gibi yerlerde mistik bir ruh haline gelirim. Görünmeyen enerjileri hissederim. Duyulamayan sesleri duyarım. Uyku ile uyanıklık arasındaki çizgi gibi. Çok yoğunlaşırsam ve pozitif ışık haline gelmeyi başarabilirsem,eğer karşımda dua okuduğum insan üzerinde negatif bir enerji varsa, bu enerjiyi auramda sıcaklık ve titreme olarak canlı canlı hissediyorum. Bazende korkuyorum. Ben buna farklı bir boyuta geçiş olarak değerlendiriyorum. Sizinde söylediğiniz gibi saydığınız önemli mekanlar da bu tip enerjilerin topraklama yapıldığı yerler. Yani bir nevi işaretlenmiş merkezler olabilir. Birde depremin olduğu akşam sallanırken, anlatamayacağım deneyimlerim oldu. Ruhlar ve enerjiler bakımından. Paylaşım için çok teşekkür ederim. Sevgilerimle Kwan Yin  28.11.2007 22:17
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 116
Toplam yorum
: 641
Toplam mesaj
: 33
Ort. okunma sayısı
: 3058
Kayıt tarihi
: 15.01.07
 
 

İstanbul' da doğdum. Antikacı, saray restoratörü ve eksperim. Antika konusunda 50’ye yakın belgesel ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster