Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Kasım '10

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
378
 

Kürtcülük hareketi

Kürtcülük hareketi
 

Kimilerine göre 100 yıldır, bazılarına göre de 150- 200 yıldır devam eden hareket. Devire göre kışkırtıcıları değişen, ırkçılık temeline oturmuş, devrimci kimliğinde, halkına karşı dindar kisvesine bürünen ama caminin imamını bile öldüren bir hareket.

Cenabı Allah “ Suçsuz bir insanı öldürmek, bütün insanları öldürmek gibidir.” Diyor ayeti kerimede. Bu hareket ise acımadan, çocuk demeden, masum sivilleri öldürüyor, katliam yapıyor, haraç topluyor.

Militanları silahlanıp dağa çıkıyor, güvenlik güçlerimize tuzak kurup, devletimize karşı adı konulmamış savaş ilan ediyorlar. Sonrada insan haklarından, özgürlükten bahsediyorlar. Bu tenakuza kargalar da güler.

Yüz yıldır Kürt nüfusu artış hareketini sürdürüp, üç dört evlilik yapıp, 10–15 çocukları oluyor; sonrada işsizlikten, yoksulluktan, geri bırakılmışlıktan bahsediyorlar.

Yurdumuz stratejik bir konumuna sahip yerdedir. Kendisini süper güç olarak gören devletlerin, ülkemiz üzerinde hesapları bulunmaktadır.

Yurdumuzda siyasi Kürtçülük hareketini başlatan, bu yarayı kaşıyanlar; kendisini süper güç olarak gören devletlerdir. Bu devletler bölücülük hareketini yönlendirip, başımıza bela etmeye çalışmışlardır. Amaçları ise; bir kısım taleplerinde bunu koz olarak kullanıp, istediklerini elde etmek, hayır denilmemesini temindir.

Devletimizin; Kürtçülük hareketine karşı tavır takınması gerekirken, bu ülkelerin dümen suyuna gidilerek, yıllardır kayda değer bir şey yapılmamıştır. Yanlış politika izlenmiştir. Bataklığı kurutmak varken, sivrisinek ile uğraşılmıştır.

Ergenekon adına PKK’nın eylem yapmasına, güvenlik güçlerimizin şehit olmasına sebep olunmuştur. Ülkemizin içinde bulunduğu tehlikeler görmezlikten gelinmiş, bölücülük hareketine karşı gerekli tedbir alınmamıştır.

12 Eylül darbesinde, Mamak ve Diyarbakır cezaevlerinde yatan tüm tutuklulara yapılan insanlık dışı uygulamalar ile bölücü hareketin militan teminine, sempati kazanmasına zemin hazırlanmış, sağlanan lojistik destek ile güçlenip büyümesi temin edilmiştir.

İsrail, Amerika, Türkiye’nin istihbarat işbirliği; bizim en mahrem bilgilerimizin bu ülkelerin eline geçmesini sağlamıştır. Gizli bir el ülkemizdeki bölücülük hareketinin devam etmesini istiyor. Terörle mücadele adına, ülkemizin kıt imkânlarının silah alımı için harcanmasını istiyor.

Ülkemiz ve bölge ajan kaynıyor. Yabancılar özgürlük adına, elinde pankart ile gösterilere katılıyor. Kimsede onlara burada ne yaptıklarını sormuyor. Acaba aynı gösterileri Türk vatandaşları Amerika da, İngiltere de, Almanya da yapabilir mi? Bu kadar pervasızca eylemlere katılabilir mi?

Bu sorunlar çözülmeyip, bu olaylar ne zamana kadar devam edecek?

Kirli oyunlar, pazarlıklar ne zaman sona erecek?

Kürtçülük hareketi; devletimize karşı, adı konulmamış bir harp ilan etmiştir. Dostumuz dediğimiz ülkeler bölücülerle işbirliği yapıyor, onlara her türlü desteği sağlıyorlar. Biz sözde dostlarımıza karşı bir şey yapmıyor, olanları görmezlikten geliyoruz.

Üç aylık askeri eğitim ile gencecik çocuklarımız; eli kanlı teröristlerin karşısına çıkarılıyor. Basından öğrendiğimize göre; Heronlar terörist sürüsünü tespit ediyor. Değerlendirme merkezi görüntüleri inceleyerek “bunlar çoban” diye nitelendiriyor. Bölücülerde tahkimatlarını yapıp, karakola saldırıyorlar. Saldırı saatler boyu sürüyor, kimse karakoldaki askerlerimize yardıma gelmiyor. Karargâhta ise bu saldırılar ekrandan izleniyor.

Sonrada bilmiyorum, görmedim, duymadım oyunu oynanıyor.

Devletin ‘bilmesi gereken görevlileri’ her şeyi biliyor. Yapılması gereken; bu kirli oyuna artık son vermektir.

Bölücülerin önce lojistik destekleri kesilmelidir. Bölücülere destek olan güçler ve devletler alenen ilan edilip, yaptıkları sergilenmeli, dost diye koynumuzda yılan beslenmesine son verilmelidir.

Ülkemizdeki Kürtçülük hareketinin sözcüleri; televizyonların karşısına geçip, federasyondan bahsediyorlar. Doğuda bölgesel yönetimin olmasını, sonrada hayallerinde ki Kürdistan’ın gerçekleşmesini istiyorlar.

Peki, kafalarındaki gerçekleşirse; Ankara, İstanbul, İzmir, Mersindeki akraba olduğumuz, arkadaş olduğumuz diğer Kürtler ne olacak?

Herhalde kafalarındaki; artan nüfusları ile tüm yurdu ele geçirip, Kürdistan’a dönüştürmektir.

Bu oluşuma, düşüncelere ne kadar göz yumacağız. Analar daha ne kadar ağlayacak? Birileri bu oluşumdan servet kazanacak. ( silah, uyuşturucu, insan ticareti)

Bilmesi gerekenlerin her şeyi bildiği, görmesi gerekenlerin gördüğü bu bölücülük oyunu; ne zamana kadar devam edecek?

Bu ülkenin insanları bu oyunları görmekten, senaryoları seyretmekten usanmıştır. Yalancıların yalanına sabredemiyoruz artık.

Ülkeyi yönetenler, sorumluluk taşıyanlar artık gereğini yapmalı, bu kirli oyuna son verilmelidir.

Kara bulutlar ülkemizin üzerinden kalkmalıdır.

Kaderde, kıvançta bir olan bu ülkenin insanları; huzura kavuşsun. Yöneticilerimiz sorunlarımıza çare bulsunlar.

İpteki cambazlara da, onları oynatanların oyununa da son verelim artık.

Mustafa yolcu

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 172
Toplam yorum
: 39
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 1388
Kayıt tarihi
: 26.06.09
 
 

1953 Yılı Çorum iskilip doğumluyum.  inşaat mühendisiyim. Ankara'da ikamet ediyorum Yazılarım baz..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster