Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Ocak '08

 
Kategori
Ekonomi - Finans
Okunma Sayısı
1074
 

Leasing Sektöründe Neler Oluyor ?

Leasing Sektöründe Neler Oluyor ?
 

Dilimize “leasing” olarak yerleşen ekonomik terimi iki kelime ile “finansal kiralama” olarak tanımlayabiliriz. Çok kaba bir açılımla da; ticari işletmelerin, ekonomik faaliyetlerinde üretim unsuru olarak kullanacakları her türlü yatırım kalemini satın almaları aşamasında, özkaynakları dışında, bedelini ödeyerek kullandıkları, fonlanmış sermaye birikimi şeklinde özetleyebiliriz.


Malum son bütçe rakamları, beklentilerin altında gerçekleşti. Hükümetin elindeki en büyük koz olan ekonomik veriler, özellikle yıl sonu enflasyon rakamlarının da açıklanmasıyla pek çok ekonomik çevreyi tedirgin etti. Hükümet ve Merkez Bankası ’nın yüzde dörtlük enflasyon hedef ve beklentisi, bu rakamı ikiye katlayınca Başbakan da dahil olmak üzere ekonomi yönetimi, bunun bir başarısızlık olduğunu itiraf ve kabul etmek durumunda kaldılar.


Bu gelişmeler ülke gündemini meşgul ederken, maliye sessiz sedasız yeni bir düzenlemeye imza attı. Amaç doğal olarak bütçe açığını ve bir türlü üstesinden gelinemeyen problem niteliğindeki, cari açığı kapatmaktı. Leasingdeki KDV oranı, bugüne değin uygulandığı şekliyle % 1 iken aniden % 18 ‘e yükseltiliverdi.


Tüm dünya ekonomilerinde olduğu gibi Türk ekonomisine de katalizör etki görevi yapan leasing sektörünün, bizdeki büyüklüğü nedir diye sorunca kendimize, bakın şu rakamlar çıkıyor ortaya. Sektörde tam yetmiş firma mevcut ve çalışan sayısı yaklaşık bin beş yüz civarında. Bu insanların yaptıkları işin parasal büyüklüğü ise tam on milyar dolar.


Leasing yöntemi ile kredi kullandırılarak yapılan yatırımı teşkil eden üretim kalemlerinin çok büyük bir kısmını da iş makine ve ekipmanları oluşturuyor. Ana müşteriler ise KOBİ olarak adlandırılan küçük ve orta ölçekli işletmeler. Yani Türk ekonomisinin minik ama önemli can damarları.


Sektörün en büyük firmalarından birinin Genel Müdürlük çalışanlarından olan, bir profesyonelle yaptığımız sohbet esnasında, kendisi bir kaygısından söz etti ki bu yoruma katılmamak mümkün değil.


Malumunuz, ülkemiz ekonomik anlamda bir “kayıt dışı cenneti”. Hesabı, kitabı tutulamayan, vergilendirilemeyen pek çok ekonomik faaliyet mevcut ve bu durum ülke ekonomisinin ve bütçesinin kangreni.


Leasingin en önemli etkilerinden biri de bu yolla yapılan satın almaların doğal olarak tamamıyla kayıt içine girmiş olmasıydı. Ancak durum bundan sonra ne olur bilinmez. Birden bire; aldığı ekipmanın, makinenin, cihazın, tezgahın şunun bunun yüz lira olan fiyatının yüz on yedi liraya çıkmış olmasının ilave yükünü KOBİ üreticisi nasıl karşılayabilecektir, bu büyük soru işaretidir.


Özellikle Uzakdoğu, Doğu Avrupa ve Kuzey Afrika üreticileri ile -düşük kur baskısının da iyice elini zayıflattığı- kıyasıya bir maliyet savaşı vermekte olan Türk üreticisinin, bu %17 ‘lik ek maliyet dilimini karşılamaya gücü var mıdır, sanıyorum bunu en iyi bilmesi gereken Maliye ve Hükümet organlarıdır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Aydın bey: Ekonominin derin konularına vakıf değilim. Ne, neden dolayı olur, pek anlamam. Ben kısaca, bu işin felsefesini yapmak istiyorum. Leasing, borsa, faiz, arz talep dengesi vs. Bütün bunlar, bunların daha altındaki kazanç yolunun birer alternatifidir. Devlet satıştan vergi alıyorsa siz, leasingi icad eder kiralamayı cazip hale getirir, kazanırsınız. Üretip satıp vergi ödemektense, nakit varlığınızı borsa denilen icada yatırır, az vergi öder, çok para kazanırsınız. Başkalarının parasından yararlanmak istiyorsarnız banka, sigorta şirketi kurar, gül gibi geçinir gidersiniz. Böylece üreterek, istihdam yaratarak ekonomiye gerçek katkı sağlayan şirketleri, nakit sıkıntısı ile karşı karşıya getirirsiniz. Bu durumdan kutulmalarının yolunu ise, hisse senedi olarak gösterirsiniz. Diğerleri bunlarla oynayıp, daha çok kazansınlar diye. Asrın ekonomisi benim gözümde işte de böyle bir şeydir. Vergi az diye, her şey leasingle el değiştirirse, kaçınılmaz sonuç bu olacaktır. Selamlar.

Hüseyin Atacan 
 05.01.2008 12:34
Cevap :
Sevgili Atacan, öncelikle ilgi ve katkınız için teşekkür ederim. Ancak leasing ile el değiştiren "herşey", hisse senedi gibi menkul kıymetler değil, bizzat üretim içinde kullanılan malzeme, cihaz, makine ve ekipmanlardır. Yani üretim yapmaya imkan sağlayan kalemlerdir. Burada "kiralanan" şey herhangi bir meta değil bizzat finansal ajanlardır. Bana, bu ayrıntıları paylaşma imkanı tanıdığınız için tekrar teşekkür ediyor selam ve sevgilerimi sunuyorum.  05.01.2008 13:11
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 910
Toplam yorum
: 2451
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 3688
Kayıt tarihi
: 09.06.06
 
 

İzmir'de yaşıyorum.    Çok uzun yıllar öncesinden başlayıp, hiç ara vermeden bugünlere kada..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster