Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Eylül '07

 
Kategori
Gezi - Tatil
Okunma Sayısı
12878
 

Limanağzı'nın dört atlısı

Limanağzı'nın dört atlısı
 

Yazının başlığını atarken, kült film “Mahşerin Dört Atlısı”ndan esinlendim ama aşağıda anlatmaya çalışacağım, Limanağzı’nın bu dört tesisi, tabi ki ne atlı, ne de kanatlı. Cennet Limanağzı Koyu’nun kendi içindeki üç küçük girintisine sıralanmış, mütevazı işletmeler.


Limanağzı’na girdiğinizde en sağ ve en sol uçlarda kalan Nuri ve Bilal’in Yerleri’ne biraz daha ayrıntılı deyineceğim. Nuri’nin Yeri’ne komşu olan ortadaki işletmenin ismi Don Kişot. Buraya bir hafta süresince hiç gitmedim. Tekneyle önünden geçtim tabi defalarca. Bu nedenle denizini, kumsalını ve tesisin işletmeciliğini değerlendirme ve diğer komşuları ile kıyaslama şansım yok. Ancak Kaş’ta birkaç kez, Don Kişot’un iyi olduğu yönünde kulağıma sözler
çalınmadı da değil. Bir de genelde sakin olduğunu ve çok kişi tarafından tercih edilmediğini gözlemledim.


Bilal’in Yeri’ne komşu olan ortadaki diğer işletme ise bir butik otel. Oba Beach Otel’in sadece yirmi odası bulunuyor. Kara ulaşımı olmadığını önceki yazılarımda belirttiğim Limanağzı Koyu’nda bulundukları için günün her saati müşterilerine, ücretsiz Kaş’a tekne ulaşımı imkanı sağlıyorlar. Bu bilgileri, Bilal’in Yeri’nde bulunduğumuz bir gün, yüzerek otelin plajına çıkıp, oradaki görevliden aldım. Hayatımda ilk kez yalın ayak, ıslak mayo ile resepsiyona girmek ayrı bir duyguydu bu arada. Çok sessiz plajı, şezlongları, şemsiyeleri, kıpırtısız denizi, plaj barı adeta dinginliğin kitabını yazmaktaydı. Ayrılırken oradan, sessizliği bozarım korkusuyla usulca girdim denize ve biraz açılana kadar kulaç dahi atmaya çekindim.


Limanağzı Koyu’nun en sağında Bilal’in Yeri bulunuyor. İskelelerine yanaştığınızda garsonlardan biri hemen gelip eşyalarınıza ve inmenize yardımcı oluyor. Ücretsiz şezlong ve şemsiyelerden yer bulmanıza, yerleşmenize refakat ediyor. Deniz muhteşem. Temiz ve dingin. İsterseniz plajından, isterseniz merdivenlerden girebiliyorsunuz.


Restoran kısmı hemen plajın üst tarafında, yeşillikler ve rengarenk çiçekler içerisinde. Mükemmel deniz manzarası, mavi ile yeşilin tutkulu sevişmelerine eşlik ediyor. Personel, genelde kibar ve saygılı.


Kömür ateşinde pişirilen ızgara tavuk, balık ve köfteleri; taze fasulye ve şakşukaları; bir de soğutup verdikleri bira bardakları nefis. Ancak içinde sadece peynir bulunan avcı böreği ve yumurtasız diyebileceğim menemenleri başarısız. Soğutulmuş bardaktaki buz gibi biranın yanında çerez yemek isterseniz, yok. Patates kızartmaları ise vasat.


Bilal’in Yeri’ne giderken teknede tutmuş olduğumuz palamutları ise ancak kendimiz temizlersek pişirebileceklerini söylediler. Bu durum da çok garibime gitti. Kaş’a dönüşte de yakalamıştık birkaç tane palamut. Koskoca Hotel Club Phellos’un şef garsonu, yemeleri için kendilerine vermek istediğim halde, akşam yemeğinde, şık bir tabakta, pişirttirip bize servis etti. Zihniyet farkı da galiba buralarda yatıyordu.


Nuri’nin Yeri ise Limanağzı Koyu’nun en sol ucunda yer alıyor. Bu nedenle koyun az da olsa pisliği, otu, çöpü burada birikiyor. Personel zaman zaman bunları temizlese de yine de tamamen bu problem çözülemiyor. Deniz suyu ise denize girilen merdivenlerin altından akan kaynak suyu nedeniyle oldukça serin. Açıldıkça serinlik, yerini biraz daha ılık bir deniz suyuna bırakıyor. Sağ yanıbaşınızda yükseliveren yemyeşil yar üzerinde onlarca kaya mezarını seyredebiliyor, tarihi kaya mezarlarına 30-40 metre mesafede, harikulade suda yüzmenin tadını çıkarıyorsunuz.


Nuri’nin Yeri’ndeki restoran yemek kalitesi, Bilal’in Yeri’ne göre çok daha üst seviyede. Köpekleri Mahçup, hiç de mahçup değil. Son derece yaramaz, şirin ve bir o kadar da akıllı. Müşterilerin deniz terliklerini kaçırıp saklamada ise ihtisas sahibi.


Burada ayrıca, yemeğinizin üzerine, muhteşem İtalyan, Brezilya, Orta Amerika, Arap ve Doğu Afrika kahvelerinden tercih ettiklerinizi içebiliyorsunuz. Böyle bir yerde, inanılmaz bir sürpriz yaşatıyor dünya kahvelerine tutkun olanlara, Nuri’nin Yeri.


Özetle, bir gün yolunuz Kaş’a ve tabi ki Limanağzı’na düşerse; deniz benim için daha öncelikli derseniz Bilal’i, yemekler öncelikli derseniz de Nuri’nin Yeri’ni tercih edin derim. Üç-beş gün oralarda iseniz her ikisini de denemenizde fayda var.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

cevabınız için teşekkür ederim..bu düşüncelerinizi yazınızın ekinde belirtirseniz ya da yazınızı kaldırırsanız doğru olacağına inanıyorum.bence limanağzının bugünkü durumuyla sizin yazdıklarınız pek örtüşmüyor...

ömer sarıer 
 29.07.2013 0:37
Cevap :
Yazımı yazdığım tarih ve saat orada duruyor. Size vermiş olduğum cevabi düşüncelerim de yazımın altında mevcut. Teşekkürler ilginiz için. Selamlar.   06.08.2013 11:35
 

6 yıl içerisinde limanağzına hiç uğradınız mı? uğradıysanız değişiklikleri niçin yazmadınız? uğramadıysan sana yazık değil mi?

ömer sarıer 
 17.07.2013 23:28
Cevap :
Maalesef bu yazımı yazdığım tarihten bu yana o tarafa yolum düşmedi. Bu nedenle bahsettiğiniz değişikliklerden haberdar değilim. Uğramadığım için bana çok yazık hem de, haklısınız:) Selamlar.  19.07.2013 12:33
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 933
Toplam yorum
: 2451
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 3337
Kayıt tarihi
: 09.06.06
 
 

İzmir'de yaşıyorum.    Çok uzun yıllar öncesinden başlayıp, hiç ara vermeden bugünlere kada..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster