Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Şubat '11

 
Kategori
Eğitim
 

Lise 3,5 yılda bitirilebilsin!

Birkaç yıl önce üniversiteye giriş sınavları yaklaşınca (öss) lise son sınıf öğrencileri hastanelere koşar ve 15-20 gün rapor almak için doktor doktor dolaşırdı. Veliler de işi gücü bırakır çocukaları için rapor alınabilecek doktor araştırıdı. Doktorlar da hayli zor durumda kalır fakat öğrencileri kırmazlardı. Yani topyekün bütün yetişkinler aslında hasta olunmadığı halde rapor alma telaşesine düşerek gençlerimize örnek olurlardı!

Nihayet aklı başında birileri "amaca giden her yol mübah!" misali gençlerimize nasıl sahte belge alınabileceği hususunda örnek teşkil edildiğini farketmiş ve tartışmalara neden olan bu durumun sonlandırılması adına velinin izni ile her isteyene gerekli izin verilmeye başlanmıştı. Tabii ki bu durum da sınav öncesi lise son sınıfların okulu boşaltmalarına neden oldu.

2010 yılından itibaren üniversiteye geçiş sisteminde iki aşamalı sınav uygulamasına geçilmesi ile lise son sınıfta iki defa sınav öncesi dönem oldu. Şimdi üniversite adayları hem YGS öncesinde hem de LYS öncesinde izin alarak sınıfları boşaltıyor. Öğrenciler 25 günü özürlü olmak üzere toplam 45 gün devamsızlık yapabiliyor. İzinlerin 5'er günlük parçalarla alınması halinde 45 gün, eğitim-öğretimin 2 ayından fazlasına tekamül ediyor. 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı hazırlıkları nedeniyle liselerde mayıs ayının kaynadığı ve öğrencilerin derslerden koptuğu ise herkesçe malum...

İşin aslı lise son sınıflarla eğitim-öğretim yılının ikinci döneminde, sadece dönem başındaki 2-3 hafta ve nisan ayında sağlıklı ders işlenebildiği söylenebilir. Bu sürenin de gerçekte ne kadar sağlıklı olduğu tartılır...

Hal böyle olmakla beraber devam ettirilmekte olan lise son sınıfın ikinci dönemi, üniversite adaylarının sırtında yük olma durumunu sürdürür. Öğrencilerin okul dersleri mi, dershane dersleri mi ve okuldaki sınavlara hazırlık mı, üniversiteye hazırlık sınavları mı ikilemi stres kaynaklarından biri olmaya devam eder. Zira sınav formatı farklı olan okul dersleri ve üniversiteye hazırlık çalışmaları da kendi içiirisinde ayrı ayrı çaba gerektirmekte ve okul başarısı da üniversite yerleştirmelerinde katkı sağlamaktadır. Şimdi siz bir de okulunda birinci olma hedefiyle yerleştirmelerde okul birinciliği kontenjanından faydalanmayı planlayan öğrencilerin içine düştüğü gerilimi düşünün (sadece okul birincileri, mezun oldukları ilk yıl kendilerine ayrılan sınırlı özel kontenjanla yükseköğretim programlarına normalinden birkaç puan daha aşağıdaki puanlarla yerleşebilmektedir)...

İyisi mi hiç kendimizi kandırmayalım. Çok da sağlıklı ve verimli olmayan lise son sınıfın ikinci dönemini (müfredatı da yetişecek şekilde ayarlayarak) kaldıralım ve lise 3,5 yılda tamamlanabilsin. Ne dostlar alışverişte görsün hesabı olsun ne de gençlerin sırtında bir yük olsun... Böylece lise son sınıftaki gençler, üniversite sınavlarına daha iyi konsantre olabilirler.

Daha önceki kredili sistemde olduğu gibi lisenin 1 dönem eksik bitirilmesi belli bir başarıyı yakalamış öğrencilere ödül olarak verilebileceği gibi, bütün lise son sınıftaki öğrenciler için de uygulanabilir. Fakat bu defa da alınabilecek izinleri son sınıfın ilk dönemine kaydırarak uyanıklık yapmaya çalışanlara fırsat vermeyecek ve suistimali engelleyecek önlemler de alınmalı...

Sinan ÇAĞIRAN
Psikolojik Danışman
www.EgitimHaberim.com

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Doğru söze ne denir...

ceren turan 
 23.03.2011 15:40
 

Bir sistemle bu kadar çok oynanamaz. MEB her aklına geldikçe eğitim sisteminde değişikliğe gidiyor, geri dönüyor. Bunun adı sistem değil yaz-boz tahtası olur. Sonuçlarının ancak 10-15 yılda alınabileceği bir sistemi ikide bir değiştirmek bu ülke çocuklarına ihanettir. Eğitim işi hamasetle yürütülemez.

MEHMET ALI ATLIHAN 
 26.02.2011 8:39
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 157
Toplam yorum
: 488
Toplam mesaj
: 39
Ort. okunma sayısı
: 11992
Kayıt tarihi
: 22.08.06
 
 

1996-2000 Ondokuz Mayıs Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Bölümü, Psikolojik Danış..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster