Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Ağustos '10

 
Kategori
Kültür - Sanat
Okunma Sayısı
935
 

Luzumi'nin “ Kısrağ-ı Şahane Müteşekkil-i Perişane” şiirinin günümüz Türkçesine çevrilmiş şeklidir..

Luzumi'nin “ Kısrağ-ı Şahane Müteşekkil-i Perişane” şiirinin günümüz Türkçesine çevrilmiş şeklidir..
 

Erhan Soysaltürk; Divan Edebiyatının önemli ismi, "Luzumi" Divanını inceliyor.... (EDEBİ SANAT)


Havadan sudan,

Yumurtam rafadan,

Eften püften,

Ağzım yanınca sütten,

Üflerim daima yoğurdu,

Çilek reçeliyle yerken….

“LUZUMİ” nin “ Kısrağ-ı Şahane Müteşekkil-i Perişane” Şiirinin günümüz Türkçesine çevrilmiş şeklidir.

OL VAKTİ MUHABBETTE BİL CÜMLE İLE HALVET EDERKEN,

“Vakai Hayriye’de,

Üç Aylardan ya Recep’ti,

Yahut da, Şaban veya Ramazan…

Vaka-İ Felaket-i Kahrı-nameyle”

Hercümerd oldu,

Dördüncü Mübarek Ayda,

Meçhulü fail, ol Şaklaban”

…….

Aşağıdaki şiir, XIII. Yüzyılda yaşadığı farzı bahis edilen, “Hissiyat-ı Hülyai Münasebet”, “Müsebbibi Rüya”, “Şaşkın-ı Ekrem ol Ebu Ziyya”, “Haysiyeti Perişan, Ar Hayali Rüsvan” Külliyatlarının yazarı, Divan edebiyatının önemli şairlerinden, “LUZUMİ” nin ( Fuzili’nin ölmüş ağabeyi olarak bilinir) “ Hacemat-ı Hayali Ahvalimiz” Şiirinin günümüz Türkçesine çevrilmiş şeklidir.

HACEMAT-I HAYALİ AHVALİMİZ

Özlem,

Kimilerinde özel bir isim,

Kimilerinde hasret yangısı,

Kimilerinde olsa da olur,

Kimilerinde olmasa da,

Yalın ve sadece bir kelime,

Gerçeğin ta kendisi,

Özlenilenin efendisi…

Özlemin oldu mu derlerse,

Özlendin mi hiç demeli,

Özlem ismin bir başka hali,

Iraksak olanda anlamı,

Yakında adında ekli,

Bir devrik cümle sanki…

Bir büyük edepsizliğin,

Nikah salonu,

Bir büyük riyakarlığın,

İmam nikahı….

Özlem, özlemin hem,

Helali, hem de haramı…

Astarı aslı yok yaylası,

Soytarının maymun iştahı.,

Saraydaki tutsak sevdası,

Yaylaktaki kısır davarı….

Hülyanın zembereği kırık,

Özlemin bozuk saat ayarı….

Tek kelime ile aşk,

Tek kelime ile sevgi,

Tek kelime ile özlemle gizli,

Sanki hülya, sanki rüya,

Beyoğlu’nda aşifteler sultanı,

Kırmızı çoraplı,

Pembe rujlu,

Yeşil sutyenli,

Rengahenk bir aşifte karı…

Sevdalar kanayan yara,

Tüm rüyalar hükümsüz

Çekilen fotoğraflar çöpte,

Kıyılmış nikahlar gökte,

Çok satan bir gazeteye,

Verilen seri ilanları okuyor,

Platonik aşkında üçbuçuk,

Himmetli bir hoca,

Hikmeti rahmetli uğruna…

Özlem kiraz ağacından zurna,

Hülya onun zırt deliği,

Hükmü kalmayan yitikliğin,

Mekanında sahte su perisi…

Elleri kirlenmiş,

Tıpkı yüreği gibi,

Tıpkı gözleri gibi,

Tıpkı sözleri gibi,

Tuttuğundan beri,

Tertemiz elleri…

Elleri sapık sevgi hamalı…

Yüreği yorgun savaşçı,

Özleminde sevgileri,

Hülyada nefreti saklı,

Tanıdığı büyük yalancı,

Kirlettiği ellerin keveni,

Devenin sevdiği dikeni…

Yolda yolakta yolcular,

Sepet dokur çingene kızları,

Has-tir oradan diyor,

Kavşak suyuna yoğurt çalan,

Sahte Nasreddin Hoca,

Gülümseyen hatuna…

Gamzeleri gök yıldızı gibi,

Kıza baktıkça isterik,

Ya himmet,

Ya hikmet diye diye…

Hışımla kapıyı çalan,

Ramazan davulcusu sütçü…

Özlem bir kelime işte,

Hülya süslenmiş kızların,

Gecelerinde kesilmiş erişte,

Rüyalar sancılı ırz düşmanı,

Ar damarı çatlak aşifte,

Hülyaları sakıncalı,

Hülyada saklı çobanın,

Hülyalarında gidip geldiği,

Ateşten şeytan köprüsü,

Köprülerin uzun yolları,

Eskiyen ihanetin yılları,

Gizemli iki bacak arası…

Hülyalar gebe gecelerin,

En şerefsiz gölgelerinde,

Köşebaşlarına işeyen,

Sonra da defalarca zevkle,

Koklayan köpekler gibi,

Özlem hülyanın kavgası,

Şah taşı elinde mesela,

Yiyebildiği kadar yerken,

Varmadan kaleye piyonları…

Bir, iki, üç taş attı duyulsun diye,

Sevdaları elma üzüm misali,

İster yer, ister sirke yapar,

İster kurup ekşi turşusunu,

Hikmeti önderiyle yer diye sırlı,

İstinye’de kızlara oğlanlardan

Nevşehir testisi haybeden hediye,

Hadi boşla şimdi tek celsede,

Rüyaların ihanetinde sok çomağı,

Çatladıktan sonra kalır mı, ar damar,

Boşla boşlayabilirsen özlem artığını,

Yürek yarası benlenen inançsızlığı,

Ey arlanmasız, kitapsızın köşkeri,

Soytarılar sirkinin beleş gündelikçisi,

Boşa tek celsende, nefsi şahaneyi,

Bin tür kalleşliklerin ey arsız esiri,

Zindanımdan kolaysa al, kilitli senimi..!

"LUZUMİ"

Erhan SOYSALTÜRK

erhansoysalturk@hotmail.com

Yazarın Dipnotu:

“Bu Yazı Milliyet Blog’daki “BAŞKA BİR TÜRKİYE YOK” köşesi için kaleme alınmış bir; Erhan SOYSALTÜRK yazısıdır.

Yazar ismi ve Link verilerek alıntı yapılabilir.

……

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 225
Toplam yorum
: 16
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 381
Kayıt tarihi
: 12.07.10
 
 

29 Ekim 1923'te, Dünya'ya ilan edilen, Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK'ün kurmuş olduğu ve bi..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster