Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Aralık '10

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
530
 

Madem sizi gördüm

Madem sizi gördüm
 

Bu pozu ilk defa kim verdi de, beğenilip yayıldı bilmem!

Bilirsiniz işte; iki el bele konur, bir ayak öne atılır, bel azıcık kaydırılır, objektife bakıp, yapmacık da olsa gülümsenir...

Bu delikanlının gülüşü yapmacık değil ama!

Delikanlı kim diyeceksiniz?

Ben de bilmiyorum, Meriç Köprüsü’nün üzerinde kız arkadaşına şaklabanlık yapan, bıyıkları yeni terlemeye başlamış, sivilceli, saçları dikine jöleli, yırtık pantolonlu, sırtında gitarıyla bir üniversite öğrencisi işte...

Karaağaç’a giderken, dipleri siyah saçları sarıya boyalı kız tam deklanşöre basacakken aralarına giriverdim...

İstemeden tabi...

Kız “of ya of!” diye bağırmasaydı, ne çocuğu, ne verdiği pozu, muhtemelen kızı da görmeyecek, yaz aylarının akşamüstü nehir balıkçıları acep şimdi nerededir diye düşünerek aralarından sessizce geçip gidecektim...

&&&

Şimdi bu iki genci yanıma çağırsam ve desem ki, madem sizi gördüm,

bakın arkadaşlar zaman şu aşağıdaki nehrin sularından bile hızlı akıyor, aradan yıllar geçtikten sonra sen delikanlı, eskilerini koyduğun karton kutuda sebepsiz arayışlar yaparken bu fotoğrafı bulacaksın, için bir garip olacak, sonradan sarışın arkadaşının ismini anımsaya çalışacak, yüzünü gözünün önüne getirmeye uğraşacaksın, gelmeyecek... Belki okul bittikten sonra yolunuz Edirne’ye bile düşmeyecek... O yüzden...

&&&

Şimdiye kadar kaç kadın ve adam sonbaharı kâğıda döktü, sararıp düşen yaprakları, çıplak ağaçları ve göçmen kuşları kendine benzetti kim bilir?

Şu Karaağaç’a giden tıkırtılı yola; sonbaharda gördüğün hüzünlerini anlat desem, dile gelse, ilk ne söylerdi acaba?

“ O kadar zamanın var mı?”

Portakal Çiçeği ve FISILTI bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

okudum.

Portakal Çiçeği ve FISILTI 
 16.12.2010 11:01
Cevap :
Teşekkür ederim, selamlar...  17.12.2010 23:01
 

O gençler ezber bozup karton kutudaki bir fotoda kalmazlar, ilişkileri devam eder ve bir ömür birlikte olurlar. Foto ellerine geçtiğinde de "adamın biri nasıl da araya girmişti" der, kulaklarınızı çınlatırlar. Belli mi olur...

Nilgün Akad 
 05.12.2010 22:58
Cevap :
Yazıyı kaleme alırken inanın yorumunuza benzer düşünceler geçti aklımdan... Olur mu, olur : ))  06.12.2010 0:14
 

süpürebirisin...sonbaharı süpüremezsin'' demişti bir bilge ve şair...hem kimin o kadar zamanı var ki ?...güzel yazı...güzel...eyvallah...

nedim üstün 
 04.12.2010 12:07
Cevap :
Çok teşekkür ederim Nedim Bey, Selamlar...  04.12.2010 16:45
 

Karaağaç yemyeşil, bol oksijenli. İnsan başkalarının da aynı yollardan geçtiğini gördüğünde bir garip oluyor. En iyisi geçip gitmek.

serifsoner 
 04.12.2010 10:20
Cevap :
Edirne güzel, Karaağaç sonbaharda bir başka güzel...  04.12.2010 16:46
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1280
Toplam yorum
: 7730
Toplam mesaj
: 187
Ort. okunma sayısı
: 1092
Kayıt tarihi
: 09.08.06
 
 

Deniz tutkunu.Amatör kıyı balıkçısı. Aynı Şarkı ve Ilık Havada Hoşça Kal adlı kitapların yazarı ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster