Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Şubat '17

 
Kategori
Sinema
 

Mahsun Kırmızıgül'ün 'Vezir Parmağı'

Mahsun Kırmızıgül'ün 'Vezir Parmağı'
 

Vezir parmağı


Filmin vizyona gireceğini, Mahsun'un bazı beyanatlarını, filmin fragmanını, filmin vizyona girişiyle seyirci sayısını ve filmi yasaklayan bir iki belediyeyi duyduk gördük.

&&

Bu ülkede Cem Yılmaz ve Şahan Gökbakar'ın ucubeleri; sinema demek için bin şahit isteyen işleri milyonlarca seyirciyle buluşuyorsa, en azından film olmaya çalışan yapıtların, gargara, geyikten daha üst seviyede olmaya çalışan yapımların da izleyici bulması lazım.

Ama bizim ülkemiz, magandalığın mizahına gülüyor, çünkü en çok kendini orda buluyor.

Çok eskiden bir Gırgır vakası vardı. 500 binlere varan baskısıyla, SSCB'nin dünyanın en çok satan Krokodil mizah dergisinden sonra gelir denirdi.

Bunun doğru olması çok muhtemel, çünkü gerçekten de Gırgır olağanüstü çok satıyordu.

Ama tabi daha elit cenahta bir tartışma da vardı. Böylesi aslında ucuz olan, çok da kaliteli espriler içermeyen bir dergi (Gırgır'dan sonra bir dergi furyası başladı ve oldukça kötü mizah da ortaya çıktı) nasıl bu kadar satabilirdi? İşin diyalektiği tabi, öyle işlemiyor.

Espriyi tanımlamam istenseydi şöyle diyebilirdim; espri, iddialı tezin iddiasız antitez tarafından çürütülmesidir. Espri, düşüncenin inceliklerine dayanır. Bu da, ancak onu yaşayanın anlayabileceği bir şeydir. İnsan yaşamadığı şeyin mizahını anlıyamaz.

Sonuçta, mizahta, gülen taraf, mizahta kendisi anlatılan kişidir.

Bir entellektüel, (gizli bir maganda değilse, çünkü böyle çok var, çünkü ülkemizde maganda kültürü egemendir) maganda mizahından keyif alamaz, tersi de doğru, bir maganda da kültürel kökleri ve incelikleri olan bir mizahtan anlamaz.

&&

Şimdi konuya dönersek, bizde, (her ne kadar, bir film, oyunculuktan, senaryoya ve yönetmeye kadar onlarca basit, kaba, ucuz hatalarla dolu da olsa ve asla akıp giden bir anlatım tutturamasalar da) belli bir amacı, problemi olan hiçbir film değer görmez.

Neden? Çünkü böyle bir toplum içinde yaşamıyoruz.

&&

Kırmızıgül'ün yeni filminin fragmanını izledim. Türk filmlerine oldukça eleştirel yaklaşmama rağmen, fragmandaki sahneleri epey beğendim. Gerçekten iyi çalışılmış, iyi çekilmiş, iyi tasarımlanmış, iyi ışıklandırılmış görünüyordu. Tabi, filmi film yapan tam bunlar değil. Konusu ne, problemi ne, nasıl işlemiş, seyirciye anlatıyor mu, yoksa gösteriyor mu vb. sorular ancak izlenince yanıtlanabilir.

Ama önyargı olarak fragmanı epey beğendim.

&&

Ne anlattığını bilmiyorum. Ama sonuçta, ne anlatırsa anlatsın, dürüst ve iyi niyetle yapılmışsa bu, yani yaygara gargara ve geyikle paraları cukkalamak istemiyorsa, bir örgütün propagandasını yapmıyorsa, böylesi bir yapım saygıyı hak eder. İsteyen izler istemeyen izlemez.

Art niyetli olmayan bir yapımı, yasaklamak, reddetmek, asla kabul edilemez.

Dibin dibine geçmiş kültürel yozluk, cahillik, kalın kafalılık ancak bu yasaklarla sürdürülebilir hale gelir.

Kalın kafalılıktan bu ülke kurtulmalı. Her türlüsünden.

Okumalı, izlemeli, anlamalı, bilgilenmeli.

Hoşgörmeli, tolere etmeli, yargılamamalı.

Desteklemeli, savunmalı.

Eleştirmeli, önermeli, yapmalı.

&&

Basit iki not:

Filmin adının orijinal olmaması yanlış. Arandığında, aynı addaki tatlıyla karışacak. Filme kendine özgü bir ad düşünülmemiş olması ilginç.

Kırmızıgül, daha önce gördüğüm kadarıyla oyunculukla hiç alakası olmayan biri. Kendini kesemeyen bir yönetmen ne kadar iyi film kesebilir ki..

 

Bu blog Sinema sitesinde de yayınlanmaktadır

 
Toplam blog
: 467
: 1012
Kayıt tarihi
: 21.10.07
 
 

Ankara'da yaşıyorum. Çeşitli güncel konularda, zaman zaman "Neden olaya böyle bakılmıyor?" diye düş..