Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Ocak '12

 
Kategori
Turizm
Okunma Sayısı
627
 

Malatya'nın Nemrut inadı

Malatya'nın Nemrut inadı
 

Adıyaman Nemrut Dağı Malatya afişinde (Fotoğraf: Mehmet ERBİL)


Adıyaman cömerttir. Sürekli çevresine yararlı olmuştur. Kültürüyle, toprağıyla çevre illeri beslemiştir. Kendisi fakir ve yoksul kalmıştır ama yine de cömert davranmıştır. Elinde sapasağlam bir Nemrut Dağı ve çevresindeki arkeolojik kalıntılar vardı, onları da çok gördüler, doya doya sahiplenmesine fırsat vermediler. Oysa tarihsel ve coğrafik bağlar Adıyaman’dan yana olmasına karşın, bazı çevreler kendi çıkarları için bunu bile görmezlikten gelmeye başladılar.

Adıyaman’da yıllar önce Orman İdaresi Bölge Müdürlüğü vardı. Bölgenin ormanlarını korur, kollardı. Adıyaman’a çok gördüler, ormandan yoksun Urfa’ya taşıdılar.

Urfa doymadı, bazı kültürel değerlerimize sahip çıkmaya başladı. Sesleri yanıktı ya, her söylenen güzel ezgi onların sayılırdı. Bu konuda müzikle ilgilenenler, bilgisi olanlar bunu daha iyi açıklayabilirler. Yetmedi Adıyaman’ın “kımıl” oyununa da sahip çıktılar.

Bunlar yetmedi, Atatürk Barajı yapılırken Adıyaman’a 40 km uzaklık varken, baraj şantiyesini Urfa’ya 100 kilometreden daha fazla uzaklığı olan yerde yaptırdılar. Bunun amacı ekonomik çıkarlar içindi. Tüm bağlantılar Urfa’dan olacak, ekonomik harcamalar oraya akacaktı. Öyle de yaptılar.

Bunlar da yetmedi, Samsat kazası sular altına gömüldü. Hadi bunu bırakalım, ilk uzay romanının yazıldığı, Samosata güneş ve sanat ülkesi arkeolojik değerleri tümüyle gün yüzüne çıkartılmadan sulara gömüldü. Adıyaman’ın tarihsel belgeleri sulara gömdürülerek üstü örtüldü, tarihle bağı kesildi.

Sıra geldi Malatya’ya. Onlar için Çat Barajı yapıldı. Yine olan Adıyaman’a oldu, toprakları sular altında kaldı. Hadi olsun diyelim. Ekonomiye yararlıdır, gelir düzeyi artacaktır, bu nedenle kabullenelim.

Ne var ki; sıra Nemrut Dağına gelince iş değişir.

Çünkü; Nemrut dağında güneş Adıyaman'da doğar ve Nemrut Dağında güneş Adıyaman'da batar. Bu coğrafik bir gerçekliktir. Bu tarihsel bir gerçekliktir de. Kaynaklara, turizm belgelerine bakın bu hepten böyledir. Siz tutun bunu Malatya diye lanse etmeye çalışın. Çocuklar bile inanmaz buna.

Film yapımcılarını da çekseniz yanınıza, onların bir dizisinin jeneriğinde Nemrut Dağı çekimlerine yer de verdirtseniz, var olan gerçeği değiştiremezsiniz.

Dizinin senaryo yazarının Malatya diye Nemrut Dağını jeneriğine almasını da anlamak zor. Tarihi ve coğrafik bilgileri eksik desem olmaz. Herhalde yanlış bilgilendirildi ya da yanlış yönlendirildi. Böyle olduğuna inanmak istiyorum. Yoksa kamuoyunu gerçeğin dışında bir bilgiyle bilgilendirme görevini üstlenmiş olur. Bile bile bu yanlışlığı sürdürmemesi dileğiyle...

Diyordum ki, dizi yayından kaldırıldı.

Ayrıca Malatya İl yöneticilerinin bu inadını anlamakta zorlandığımı da açıkça söylemeliyim. Yasa yolunda alınan Danıştay kararı da beni doğrular. Öyleyse bu inat nedendir? Bırakın Adıyamanlım gönlünce sahip çıkmaya çalışsın Nemrut Dağı'na. Bir gelir kaynağı var bari ona göz dikmeyin.

2010 yılında Ankara'da bazı yerlerde yukarda fotoğrafta görülen afiş yer alıyordu. “Malatya günleri” duyurusuydu bu. Yasayı bile anlamazlıktan gelmenin kanıtı.

Malatyalılar, siz; Nemrut Dağı heykellerini Ankara'ya getiremezsiniz, gücünüz yetmez. Danıştay kararına karşın bu direnmenizin amacı nedir? Çat Barajı için Adıyaman topraklarından oldu. Bari bırakın da Adıyaman Nemrut Dağı'nı bağrına bassın. Tüm kaynaklarda Adıyaman olarak yer alan bu dünya harikasının rahatını bozmayın, bozmaya da yasa gereği hakkınız yok. Herhalde il olarak yasaya da saygınız yok, yasayı da anlamak istemediğiniz anlaşılıyor.

Sayın yetkililer; bu gerçeği anlamak zorundasınız. Adıyaman'ı ve Nemrut'u rahat bırakın.

Malatya inadını sürdürerek, yasaları delerek, Milli Parklar yönetiminden medet umdu. Ne yazık ki umduğunu da buldu.

Oysa Milli Parklar statüsü koruma amaçlıdır, bölge müdürlüğü de Malatya’dadır. Malatyalı yetkililer, ne yaptı, ne etti bu kez bu kanaldan girişimde bulundu. Nemrut Dağı Milli Parkı alanına Malatya il sınırları içinde, tepeye yakın bir konuma turistik amaçlı tesis yapma iznini kopardılar. Milli Parklar yöneticileri ve bağlı olduğu Orman ve Su İşleri Bakanlığı bu alana hangi akla hizmet ederek bu izni verdiler. Her olur olmaz isteğe izin verilirse, Milli Park alanlarını korumak oldukça zor hale gelir. Yasaları bir daha kurcalarsanız bu izinlerin bu denli kolay verilemeyeceğini bir kez daha görmüş olursunuz. Çünkü o park alanı içinde Adıyaman tarafında bir tesis vardır, ikincisi çevreye zarardır. Bu nedenle hemencecik iznin verilmesini anlamak zorlaşır.

Ve de kentin vekilleri. Sizler rahatınızı bozmayın, telaşlanmayın. Adıyamanlım işsizdir, gelir düzeyi çok düşüktür, buna karşın çok cömerttir. Yine de tutar oyunu; iyi çalışıp, Adıyaman’ı iyi koruyorsunuz diye size verir. Siz rahat rahat koltuklarınızı ısıtmayı sürdürün ve de istifinizi bozmayın.

Bu yazım saygı ve sevgilerimle; tarafsız düşünenlere sunulmuştur.

Her şeye karşın derim ki;

Adıyaman nere bilmez çoğu
Yerini orta Fırat'ta bulmuş
Güneydoğuda kendi halinde
Sağından, solundan kırpıla kırpıla

Sahipsiz, şipşirin bir kent olmuş.

Mehmet ERBİL

www.mehmet-erbil.tr.gg

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Nemrut'tan güneşin doğuşu da, batışı da çok muhteşemdir, etkileyici değil mi? Güneşin doğuşunu izlemek için gece yapılan yolculuk. Arkeolojik değerler suya gömülmüş ancak kimsenin tarih bilinci geliştirilmemiş ki ülkede olsun varsın denmiş. Sahi Urfalıların sesi yanık ezgilerle dolu değil mi? ben bu yazıyı dün gece o kadar geç saatte okuyorum ki, ancak br kez daha okuyacağım Nemrut'un duygularını. ve dün gece bir film dizi vardı. Adını Feriha koydum. Dünkü bölümü çok kötü niçin bu tür dizilerin çekiminde bu kadar duygular sömürülür... Artık dizilere tüm sosyolojik, psikolojik duygular karışmış. Sevgiler.

Nabide Kılınç 
 14.01.2012 14:57
Cevap :
Güneş Nemrut'ta Adıyamanda doğar ve de batar. Doğuşu da batışı da muhteşemdir. Anlatılmaz. Görülmesi, yaşanması gerekir. Tarihi suya gömmek bizim huyumuz. Üstü örtülü kalsın. Kimse irdelemesin. Koruma, kollama derdi de yok. Bakanlığa iş de çıkarmaz. Neyse dertlerimiz çok, Osmanlı'da taş çok, taş çok pldukça dert de çok.İginize teşekkürler. Selam ve sevgiler.   14.01.2012 17:59
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 57
Toplam yorum
: 50
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 704
Kayıt tarihi
: 29.09.11
 
 

Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi-Yüksek Lisans Resim-19 kişisel Resim Sergisi Yazı..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster