Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Eylül '18

 
Kategori
Edebiyat
Okunma Sayısı
336
 

Mazoşist Ruhlar!

Mazoşist Ruhlar!
 

https://www.youtube.com/watch?v=ISnf0jda6zQ&index=5&list=RDEMkL4DExX-5jBQ4aowXBD4tw

Mevsim fark etmez… Bazen kışın ayazı, yazın alazı. Bazen sonbaharın hüznü, ilkbaharın hüsnü.

Mekân fark etmez… Bazen insan yığınlarıyla dolu gri bir şehir karmaşası, bazen denizi vatan bilip ona çağlayan bir nehir yakası.

Zaman fark etmez… Bazen günü istilaya başlayan karanlık bir akşamüstü, bazen duaya arşı açılmış bir sabahın kızıl tan büyüsü.

Bazen kalabalıklarda, bazen tenhada… Bazen gülerken, bazen ağlarken… Bazen yürürken, bazen dururken… Bazen konuşurken, bazen susarken… Ama mutlaka bir vakit gelir o.

Geldiğinde kimse göremez, kimse duyamaz onu. Sadece sen görür, sen duyar, sen solursun ciğerlerinin kuytularına kadar. Girer koluna götürür seni bilmediğin bilinmezliklere.

Nasılsın diye sormaz. Bugününe kafa yormaz. Bazen sen çağırırsın onu. Bazen o gelir bulur seni.

Geçmişindir O!

Geçmişindir ama geçmemiştir! Geçmişindir ama geçmemişsindir! Geçememişsindir!

Karanlık tenhalara sürükler gider seni, dışarıdan bakana sen baharken, için kara kışların esiridir. Karanlığın siluetini aydınlatır karabulutlarının kükreyen yıldırımları. Ve seni bekleyen hayaletler arasına fırlatıverir tüp çıplaklığınla geçmişin. Dilin lal, gözün amadır.

O hayaletlerdir ki, kuruyan umutların, sakat kalmış anıların, yıkılan hayallerin, yakılan fidanların. O hayaletlerdir ki, pişmanlıkların, gönül kırgınlıkların, unutmuşlukların, unutulmuşlukların. Ve hayaletlerin karanlık efendisi; geçmişin.

İşkence ustasıdır hepsi de… Zaman biçilen bedenin bir bütün dururken, zamandan münezzeh ruhun liğme liğme edilir. Sırayla döner hayaletler arasında. Kimi gönlünün ciğerlerini dağlar kor geçmişinle, kimi zihninin hafızasına neşter vurur keskin mazinle. Kimi sıkar, kimi boğar. Ama ister bu acıları ruhun bir mazoşistcesine.

Geçmişindir O! İşkence biter… Bir sonraki karanlığa kadar bırakır bugününün kapısına perişan ruhunu.

Bir keman sesi duyulur ağlarcasına… Ağlayan kemandır, ağlatan Farid Farjad. Tellerinden süzülen sesler merhemi olur yaralı ruhunun.

Geçmişindir O! Aslında geçmemişin… Tek bir dal sigara dumanıdır bahanesi bazen, ya da bir kadeh şarap. Bir yanık türküdür bahanesi bazen, ya da tanıdık bir şiir.

***

''Kalbimde maziden bugün izler var
Her siyah saatım bu izle erir
Ruhumu geçmişin hicranı sarar
Doğanlar ölür ölen dirilir

Anladım hayatmış mazinin adı
Yıllara karışan her şey ses verir
Hasretle doludur geçmişin yadı
Mazinin elemi bile tatlıdır.''

***

Geçmişindir O! Aslında geçmemişin…

Bitmişindir O! Aslında bitmemişin…

Saygıyla... 21 Eylül 2018 -Denizli / Özkan SARI

***

Müzik: Farid Farjad

Şiir: Nazım Hikmet

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmaktadır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Evet, o "geçmemiş" zaman-mekan dilimi hepimizi yoklar... İşkence aletleri elinde... Gençken pek yakalanmamak lâzım! Çünkü gün geçtikçe o "geçmemiş"lere yeni "geçmemiş"ler eklenecek. Buna biraz daha yaşlanınca nasıl tahammül edeceksiniz? Selâmlar...

İsmail Hakkı CENGİZ 
 22.09.2018 8:55
Cevap :
Ne güzel söylemişsiniz. ''Gençken yakalanmamak lazım.'' Hayat, ne getireceği belli olmayan koca bir belirsizlik. Umarım herkesin geçmişi, geçmiş olur. ''Geçmemiş geçmişler'' evlerden ırak. Saygıyla...   24.09.2018 10:52
 

İnsanın zaman zaman gelen karanlığını nasıl da aydınlığa çıkarmış yazı. Mükemmel alınmış kaleme. Teşekkürler gösterilemeyenleri açığa çıkardığınız için. Sevgiyle kalın Sağlıcakla

SAHAFÇA 
 21.09.2018 19:22
Cevap :
Teşekkürler Hediye Hanım değerli katkınız için. Saygıyla...  22.09.2018 10:42
 

Gece yarılarında sevgilinin koynunda yaşamak varken mezarlıklarda dolaşırsan böyle olur işte:))) Huzuru bulamazsın. İnsan bence her anı bu dünyada acısıyla, tatlısıyla yaşamalı ve onu bitirmelidir. Başka türlü geçmişi geçmiş olmaz, kitaplarda, şiirlerde, öykülerde yaşanmaz. Yaşadığını zannedersin ama o yaşantıda bir an sonra geçmemiş geçmişin değil yaşanmamış bir geçmişin olur. Bende mi biraz edebiyat yaptım? sanırım öyle oldu :))) Sevgi ve selamlarımla

Matilla 
 21.09.2018 12:16
Cevap :
Sayın Matilla yine güldürdünüz beni :)) Benim bu tarz yazılar yazmam size mezarlıklarda dolaştığım izlenimi verdi galiba :) Çok şükür öyle garip huylarım yok. Haklısınız, insan her anı bu dünyada acısıyla, tatlısıyla yaşamalı ve onu bitirmelidir. Fakat kimse yoktur ki bazen bir şarkının, bazen bir şehrin, bazen bir düşüncenin tetiklediği geçmişinde gezintiye çıkmasın. Bunu siz istemeseniz bile, bilinçaltınız buna izin vermeyecektir. Evet ben yazımda olayı biraz dramatize ettim fakat, böyle olması kötü bir şey değildir. Haa eğer blog fotoğrafı içinizi kararttıysa o da sürrealist bir sanatçının eseridir. Ben bu tür yazıları mutsuz olduğum için değil, sevdiğim için yazıyorum. Teşekkür ederim değerli katkınız için. Saygıyla...   21.09.2018 18:26
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 106
Toplam yorum
: 338
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 3267
Kayıt tarihi
: 05.09.15
 
 

Kalın Sağlıcakla... ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster