Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Ocak '13

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
793
 

Mehmet Ali Birand, 'Yine beraber olalım'

Mehmet Ali Birand, 'Yine beraber olalım'
 

Gazeteci Mehmet Ali Birand (İstanbul 9.12.1941 - 17.01.2013)


Gazeteci Haberci Sunucu ve Yazar Mehmet Ali BİRAND aramızdan ayrıldı bu akşam.

Her can gibi Mehmet Ali BİRAND da usul usul gelen ölümü tattı.

O’nun her haber sonunda söylemiş olduğu:

Yarın akşam kimselere randevu vermeyin. Yine beraber olalım’ sözleri kulağımızda hep  çınlayacaktır.

Mehmet Ali BİRAND Milliyet Gazetesi okuyucuları için bilinmeyen bir gazeteci, yazar ve röportajcı değildi.

Yazılarında olsun sohbetlerinde olsun okuyucunun sesi olmaya özen gösterirdi. Bazen ‘hem nala hem de mıha’ vurmaya çalışırdı.

Yorumlarında ince bir eleştiri katmayı severdi. Halktan biri gibi girdiği bir konuyu bir feylozof tavrı ile bitirmeyi de severdi.

‘Olaya bir de şu yönleri ile bakamaz mıyız’ gibi bir yaklaşımla yazardı.

Onu ilk olarak sunuculuğunu da kendisinin üstlendiği  TRT’de yayına başlayan 32. Gün’le tanıdık.

1985’te yayınlanmaya başlayan 32. Gün bize Türkiye’deki olaylar kadar Avrupa’daki olayları da gündeme getiriyordu. TRT’nin oldum olası içine düştüğü  ‘iktidar borazanlığı’ illeti yanında O’nun dış bağlantılar ve değişik röportajlar yolu ile kamuoyunu aydınlatmaya çalışması nasıl unutulabilir?

Mehmet Ali BİRAND’ın TRT’de başlatmış olduğu bu Haber Program dizisini ilk değilse bile en uzun soluklu yayınlar arasında anılacaktır.

Kendisi ile 1992'de TRT'den ayrıldıktan sonra 32. Gün adlı Haber Program dizisini İstanbul'daki özel kanallardan birisi için çekiyordu. O sıralarda Ankara'da kuruluş aşamasındaki bir yerel TV'nin danışmanı olarak bizim stüdyo ve dört kameralı alt yapımızdan yararlanmak istiyordu. Bu amaçla şirkette yarım saat kadar konuşmuştuk.

Başta terörle mücadele olmak üzere siyasi günden çok yoğundu. Dizinin en az iki bölümünü Ankara'daki eski ekip arkadaşları ile çekecekti. Dört beş gün içerisinde her türlü hazırlık yapılarak çekimler yapıldı. Konuklardan biri dönemin İçişleri Bakanı İsmet SEZGİN'di. O sıralar Ankara’daki ekibinde Mithat Bereket, Bülent Çaplı, Can Dündar ile Bülent Özkam vardı.

Mehmet Ali BİRAND tatlı dilli, güler yüzlü, pazarlıkçı, düşüncelerini peşpeşe sıralayan, yeri geldiğinde karşısındakine hak veren ancak yine de kendi düşüncesindeki haklılık payını da savunan, aceleci, işini bilen, ekibini iyi yöneten bir insandı. Hızlı düşünürdü. Aklına geleni ustaca söylemeyi bilirdi. Ciddiyetinin içinde alttan alamayı seven muzip bir yanı da vardı Birand'ın. Bu yüzden olsa gerek arada bir gülümsemek ya da gülmek zorunda kalırdı.

O'nun ani ölümü üzerine bu akşam özellikle Kanal D ile CNN Türk çok başarılı birer canlı yayın gerçekleştirdiler.  Bu yayınları başarı ile gerçekleştiren Serdar Cebe ile Özay Erad ve Cüneyt Özdemir ile konukları bir bütün olarak televizyon tarihinde ilk olarak duygu, anı, birliktelik, ekip ruhu bakımından kamuoyuna güzel bir örnek oldular. Özellikle Deniz Arman, Fulya Soybaş, Yalım Eralp, Ahmet Sever, Bülent Çaplı, Ayşegül Aslan, Aydın Doğan, Arzuhan Doğan Yalçındağ, Süleyman Demirel, İrfan Şahin, Güler Sabancı, Süleyman Sarılar ile Mehmet Ali Bey’in Galatasaray Lisesi’nden arkadaşı Ünal Aysal’ın duygulu konuşmaları sanırım izleyicileri çok etkilemiştir. Bu bağlamda kamuoyunu bilgilendirmeye çalışan bir basın yayın temsilcisinin ani ölümü karşısında onun önemini gözler önüne sermesi bakımından önemlidir. Onlar konuşurken yer yer ağlamamak için kendimi zor tuttuğumu söylemek zorundayım.

Mehmet Ali Birand’ın TRT’deki ilk ve İstanbul’da on üç yıl boyunca yönetmeni olan arkadaşım Musa Çözen’in de iç geçirerek, canlı yayındaki, ‘Babamı 1985’te kaybetmiştim. Ancak Mehmet Ali Birand da benim babamdı’ sözlerini asla unutamam.

TRT’deki ilk çalışmasında kendisine yardımcı olan dönemin Haber Dairesi Başkan Yardımcısı Ali Kırca’nın bu akşamki konuşmasında, ‘Kendimi çok yalnız hissediyorum’ deyişi ise kişinin çok sevdiği birinin ölümü karşısında söylenebilecek en çarpıcı açıklamalardan biri olsa gerek.

Nur içinde uyu Mehmet Ali BİRAND! 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Milliyet.com.tr sitesinden 131 kez görüntülenmiştir

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Laf olsun diye yazılan bloglardan değil. Araştırılmış, hissedilmiş, özenle kelimeler dizilmiş... Çok güzeldi yazınız. Ben M.A.Brandın değerli bir insan olduğu gerçeğini idrak ettim. Çok teşekkürler, Saygılar,

DuyguCan 
 18.01.2013 10:06
Cevap :
Duygu Can Hanım ne yazık ki insan oğlunun sonu bu.Bu dünyaya konan canlar bir gün ölüyor. Allah'ın emri de bu.Bundan kaçış yok ne desek boş. Yeter ki silahlı birilerince sinsice vurulup öldürülmesin insanlar. Ancak nice terör odakları O'nun bütün yasaları gibi bu yasasını da dinlemiyor.Mehmet Ali Birand merhum bir anlamda yatağında öldü. Sanırım o yatağa içinden bin bir dua okuyarak uzanmış ve bir uykuya dalarcasına uçup gitmiştir canı. Ne mutlu ona! Hre türlü mücadelesine rağmen Mehmet Ali Beyin gözü arkada kalmamıştır, diye düşünüyorum. Burada onun şahsında aramızdan ayrılan nice hastalarımız ile terör saldırılarında canlarını yitiren kardeşlerimize de rahmet diliyorum Yaradanımızdan...Son günlerde yazdığınız meydan okuyucu yorumlarınızı büyük bir beğeni ile okuyorum.Umarım birileri anlar da gelecekte kurulması gereken o özgürlük çağı da başlamış olacaktır. Yoksa içinde nice sinsi dolaplar ile zenginlik ve siyasi ikbal tasarıları ile dolu bu çirkef gidişler bitecek gibi görülmüyor.   18.01.2013 12:53
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 570
Toplam yorum
: 661
Toplam mesaj
: 131
Ort. okunma sayısı
: 968
Kayıt tarihi
: 14.09.08
 
 

1974'te H.Ü. Sosyoloji ve İdare Bölümü'nü yüksek lisans tezi ile bitirdim. 1976 yılında yapımcı y..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster