Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Aralık '08

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
1141
 

Menemen olayı

Yaşamı boyunca Menemen deyince sadece domatesli soğanlı biberli yumurtalı bir yemek anlayan kaç kişi var, bilmiyorum. Menemen yemesini de bilir ve severiz ama, genelde Menemen sözcüğü bize hep bir acıyı, 25 yaşında gencecik bir öğretmenin, o sırada askerliğini yapmakta olan Kubilay’ın gericiler tarafından öldürülmesini anımsatır.

“Mustafa Fehmi Kubilay, Giritli Hüseyin ve Zeynep çiftinin çocuğu olarak dünyaya geldi. 1906 doğumlu Kubilay'ın asıl mesleği öğretmenlikti. 23 Aralık 1930'da İzmir'in Menemen ilçesinde meydana gelen olay sırasında askerlik görevini yapıyordu. 'Mehdi' olduğunu iddia eden Giritli Mehmet (Derviş Mehmet) 7 Aralık'ta, 6 müridiyle Manisa'dan yola çıkarak, civardaki Paşa köyünde yaptıkları hazırlık ve propagandalardan sonra 23 Aralık sabahı, gün doğarken tekbirlerle Menemen'e girdi. Belediye meydanında çevresine topladığı yaklaşık yüz kişiyle hükümet karşıtı sloganlar atmaya başladı. Silahlı olan asiler bir müfrezenin başında olaya müdahale eden Asteğmen Kubilay'ı, hemen ardından da Hasan ve Şevki adındaki iki mahalle bekçisini öldürdü. Olay , arkadan yetişen askerî birlikler tarafından şiddetle bastırılırken, Derviş Mehmet ve iki müridi öldürüldü.”

“Tarihe 'Menemen Olayı' olarak geçen Asteğmen Kubilay'ın katledilmesinin üzerinden 76 yıl geçti. Ancak 'irticaî kalkışma' olarak sunulan hadiseyle ilgili şüpheler zihinlerden hiç çıkmadı. Gerek Mehdiliğini ilan edip topladığı bir avuç müridini esrar içirerek kendisine bağlayan Derviş Mehmet'in kimliği, gerekse resmî makamların olay sırasındaki ihmalleri, resmî teze karşı çıkan araştırmacıların "komplo" iddiasına yol açtı…”

“ Genelkurmay Başkanlığı, arşiv belgeleriyle Menemen'deki eylemin, “sıradan bir cinayet değil, bilinçli bir hareket olarak uygulamaya geçirildiğini” ortaya koydu.

Genelkurmay Başkanlığı, “bir hazırlık safhasından sonra eylemi gerçekleştirenlerin tümünün Manisa'da ikamet ettiklerini ve Nakşi tarikatıyla bağlantıları bulunduğunu” belirledi.

Bu bilgiler, Atatürkçü Düşünce Derneği Fethiye Şubesinde “Menemen Olayı” ile ilgili yapılan toplantı için hazırlanan sunumdan alındı.

Hemen şu soruyu soralım, sonra ne oldu o 'Nakşi tarikatıyla bağlantılar'?

Bugün ne hallerdeyiz ve içinde bulunduğumuz hallerle o bağlantıların ilişkisi var mı?

1930 yılında, esrarkeş bir adam, Derviş Mehmet, çevresine topladığı esrarkeş müridlerle şeriatçı bir başkaldırıya soyunuyor. Olan da gencecik Cumhuriyet öğretmeni Kubilay’a oluyor.

Peki bugün kimler, hangi efsunlu düşler ve çevrelerine topladıkları kişilerle nereye yürüyorlar?

Neler oluyor, nereye gidiyoruz?

Kimler yönetiyor bizi?

Kubilay’ın kafasını Derviş Mehmet’e kestiren ihmaller zinciri midir Cumhuriyetimizi bugün tartışılır hale getiren?

Cumhuriyet Öğretmeni Kubilay’ı o gün koruyamadık, sonrasında köy enstitülerini ve orada yetişen pırıl pırıl insanlarımızı da.

‘Neden bugün karanlıktayız?’ sorusunun yanıtı, kıydığımız, oradan oraya sürdüğümüz, baskılarla bezdirdiğimiz, işkencelerle, hapislerle kıydığımız insanlarımıza yaptıklarımızda gizli.

Yarının aydınlık olmasının anahtarı da, bugünden sonra birbirimize yapacaklarımızda ışıldıyor.

Ya açarız yolumuzu, yoksulluktan, çaresizlikten, cahillikten, borçtan, dertten, haksızlıktan arınmış bir ülkede özgür, bağımsız bir biçimde yaşamanın yollarını ararız ya da aynı bataklığımızda çırpınır dururuz.

Ama bataklıklarda, karanlıklarda çırpınır durursak, Kubilay’lar boşuna ölmüş olmaz mı, yazık olmaz mı onlara?

Hiç olmazsa şehitlerimizin kemiklerini sızlatmayalım da, sorumluluklarımızı yerine getirelim.

Yağmacı karanlıklara karşı yaşamı savunmaya devam edelim.

Hadi bir anaforla bitirelim yazıyı, her menemen yediğinizde, ağzınıza acı bir tat gelirse, anlayın ki insanlarımızı sevip geliştiremediğimiz, destekleyemediğimiz, başkalarına dümeni bıraktığımız tarihimizin mutfağından gelmektedir o acı.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Saptamalarınız çok yerinde. Ümit edelim ki ülkemize karşı sürdürülen bu kirli savaşta, Türkiye'nin aydınlık yüzü üstün gelir ve Kubilay'lar boşa ölmüş olmaz. Saygılarımla. Cezmi Saday

Cezmi Saday 
 24.12.2008 20:01
 

vatandaş olarak; Atatürk'ün: bu olay kendisine haber verildiğinde "YAKIN ORAYI" diyebilecek kadar öfkelenmesindeki haklılığını, bugünlerde geldiğimiz durumla daha iyi anlamaktayım. Yazınızda sözünü ettiğiniz herşeye katılıyorum. Birisi dışında ama. :) Menemen adıyla bildiğiniz o yemeğin içinde; içinde sadece, zeytinyağında pişirilmiş bolca biber ve kabuğu soyulmuş domates bulunur. Üzerine yumurta da kırılmaz. Bu isteğe bağlıdır ve içine soğan katarak pişirilmiş olanına Menemen denmez. Enazından, biz demeyiz. Sevgi ve selamlarımla.

MuDo 
 24.12.2008 11:18
 

Merhaba...Menemen olyayı, Atatürk devrimlerini hazmedemeyenlerin bir eylemidir. Bunun dışındaki tüm değerlendirmeler, eylemi gerçekleştirenlerin torunları tarafından yapılmaktadır. Selamlar.

cdenizkent 
 24.12.2008 11:02
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 6
Toplam yorum
: 8
Toplam mesaj
: 7
Ort. okunma sayısı
: 440
Kayıt tarihi
: 17.12.08
 
 

Yıllardır sanatın ve kültürün emek vereniyim. 1979 yılından bu yana çeşitli gazete ve dergilerde yaz..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster