Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Şubat '08

 
Kategori
Kent Yaşamı
Okunma Sayısı
308
 

Mevlana müzesinde

Konya' da üç hanımefendi

Yaz tatillerinde fırsat buldukça Konya da bulunan Mevlana Müzesini ziyaret ederim. Mevlana’nın manevi hissiyatı her sene zenginleşen ayrı bir tattır benim için. Hele birde yetiştirmek zorunda olduğunuz bir evladınız varsa kültürümüzün köklerini tanıtmak bilinçli ebeveynler için kaçınılmaz bir görev oluyor.

Arkeoloji müzeleri, ören yerleri, tabii güzellilerin bulunduğu korunaklı yerlerde giriş için ücret alınmasını pek yadırgamam ama Mevlana gibi evrensel mesajı 800 yüzyıldır algılanan ve ona gelen insanlardan giriş ücreti alınması benim mantığıma bir türlü uymamaktadır. ’Ne olursan gel ama giriş ücretini öde!’olarak algılanmasının bir gün kaldırılacağını umut ediyorum.

Annem, eşim ve çocuğumla herkes gibi giriş sırasında bekliyorduk.Hatırlarsanız geçen yaz serin bir gün geçiremedik. Bir yandan annemin ve oğlumun güneşten etkilenmemesi için onlara gölge yapıyor diğer yandan çevredeki mimariyi onlara dilimin döndüğünce anlatıyor sıranın ilerlemesini bekliyorduk.O esnada güvenlikten sorumlu bir bey önümüzde duran üç hanımefendiyi giriş kapısına çağırdı ve biletlerini aldı.Oğlum onların neden önce girdiğini bizim de onlar gibi girip giremeyeceğimizi sordu?Bir eğitimci olarak o an ne cevap vereceğimi şaşırdım.Girenlerin haksızlık yaptığını söylesem emniyet görevlisine karşı güvensizlik oluşacaktı.Biliyorum o yaşlarda bir çok çocuk polis olmak ister, çünkü polis hep haklıyı tutar.Öbür taraftan bizde bir şekilde sıra beklemezsek bu sefer başkalarının haklarına saygı göstermeyi öğrenemezdi.

Bazı insanların gezerken ellerini , burunlarını müzedeki eşyalara sürmeleri oğlumun dikkatini çekti ve onları taklit etmesine neden oldu.Bir müddet sonra da ‘Pis kokuyor’ demeye başladı.Ben bunun açıklamasını sonraya bıraktım.

Mevlana’nın manevi huzurunda kendimizce dua etmeden o üç hanımefendiyi gördük.Onlarda ellerini açmış dua ediyorlardı.Her halde dualarını güneşin altında beklemeden beş dakika önce etmelerinin huzuru içlerinde var mı?diye düşünmeden edemedim

Müzenin içi bu sene daha da zenginleştirilmişti. Özellikle Mevlevi tekkesinde çok güzel etnografik canlandırmalar ilgimizi çekti. O yıllarda insanların nasıl yaşadıkları, yemek yapmalarından ibadetlerine kadar çok güzel açıklanmıştı. Mevlana’nın bizi etkilemiş olacak çıkışa doğru üç hanımefendinin yasak olan yerde fotoğraf çekmelerine sadece gülümsüyordum…

Bu arada bahsetmeden geçemeyeceğim Müzenin yanındaki belediye otoparkı Konya ve Mevlana isimleriyle yan yana gelemeyecek durumda, umarım düzelir.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 20
Toplam yorum
: 19
Toplam mesaj
: 8
Ort. okunma sayısı
: 455
Kayıt tarihi
: 18.01.08
 
 

1970 Ankara doğumluyum. Sırasıyla İltekin İlkokulu, Cebeci Orta Okulu, Ulus Teknik Lise' sini bitird..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster