Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Eylül '09

 
Kategori
Tarih
Okunma Sayısı
6567
 

Milat haftanın hangi günüydü?

Milat haftanın hangi günüydü?
 

Aslında Hz.İsa'nın doğum tarihi 01.01.0000 de değildir.


MİLAT, yani "01.01.0000" tarihi, haftanın hangi günüdür?
Hiç merak ettiniz mi?
Aslında konuyla biraz ilgilenmiş olanların bile çözebileceği kolaylıkta görünen bu problem, göründüğünden azıcık daha zordur.

Doğum günlerimizin her sene haftanın bir sonraki gününe denk geldiğinin farkında olmayan yoktur sanırım.
Bunun nedeni; 1 yılın 364 değil de, 365 gün olmasıdır.
Eğer 1 yıl 364 gün olsaydı; 364, 7 ye tam olarak bölündüğü için, doğum günlerimiz her yıl haftanın aynı gününe ve de gerçekte doğdumuz güne denk gelecekti.
365 olduğu için her sene 1 gün öteleniyor.
6 saatleri saymazsak tabii.
Öyle ya 365 günün, bir de 6 saati var.
Hani 4 yılda bir Şubatın 29 çekmesine neden olan 6 saat.
Demek ki her yıl 1 gün ötelenen doğum günümüz, Şubatın 29 çektiği yıllarda ki bu yıllar olimpik yıllara denk gelmektedir, 2 gün öteleniyor. Burada ötelenmeden kasıt haftanın günü olarak ötelenme tabii.
O halde buradan hareketle Milat'ın, haftanın hangi gününe geldiğini pekala hesaplayabiliriz.

Bugün 13 Eylül 2009 Pazar olduğuna göre Milattan bu yana haftanın günü:
1)Yıllık 1 gün ötelemelerden 2009 gün,
2)"29 Şubat" lardaki fazladan ötelenmelerden 2009/4=502 gün,
3)"13 Eylül" ün, yılın 256. günü olması nedeniyle de 255 gün
olmak üzere toplam. 2009+502+255=2766 gün ötelenmiş demektir.
7 gün ötelenmeler, yeniden aynı güne denk geldiğine göre; bu sayıyı 7 ye bölüp, kalanına bakmalıyız.
2766 yı 7 ye bölersek; 395 eder ve ası önemlisi 1 artar.
Bu da Milattan bu yana haftanın gününün, 1 gün ötelendiğini gösterir.
Bugün Pazar olduğuna göre; Milat'ın Cumartesi olduğu sonucuna varırız.
Ne alakasız bir gün değil mi?

Bu sonuca ilk ulaştığımda çok şaşırmıştım.
Öyle ya; Hz.İsa'nın getirdiği dinin kutsal günü Pazar olduğuna göre, e bu takvimi(Gregorien Takvim) yapan da o dine ait bir din adamı olduğuna göre, Milat'ın Pazar olması gerekmez miydi?
Üstelik bir çok Batılı ülkede, haftanın ilk günü kabul edilir Pazar.
Hadi bilemedin bizdeki gibi haftanın ilk gününü Pazartesi kabul eden, diğer Gregorien Takvim kullanıcıları nedeniyle Pazartesi olabilirdi.
Öyleyse ya bu işin içinde Yahudi Parmağı var ya da Nasıralı İsa'nın sonuçta bir Yahudi olmasına atfen, bilerek Cumartesiyi seçmiş Peder Gregory diye düşünerek ve de o yıllarda İnternet kolaycılığı da olmadığından konuyu araştırmaya üşenerek, öylece kapatmıştım.Ta ki yarım bıraktığım Bilgisayar Yüksek Lisans'ından yıllar sonra Yazılım Eğitimi alırken bir veritabanı dili olan SQL de Haftanın Gününü Veren Fonksiyonu görünceye kadar. Bu hazır fonksiyon, 01.01.1700 den önceki tarihleri desteklemediği için Miladı sorgulayamadım ama hayretle farkettim ki bu fonksiyon, yukarıda Milat gününü bulurken kullandığımız mantıkla SQL içerisinde ürettiğim kendi fonksiyonumla, 1900'den sonraki tarihlerde bire bir uyuşmakla birlikte, daha eski tarihlerde uyuşmuyordu. O zaman işin içinde bir bit yeniği olduğunu anladım ve biraz araştırınca işin aslı ortaya çıktı.

1 yıl 365 gün 6 saat değildi ki.
365 gün 5 saat 48 dakika 46 saniyeydi.
Bu 11 dakika 46 saniyelik fark asırlar geçtikçe takvimin geri kalmasına yolaçıyordu.
İşte o yüzden 1582 yılının 4 Ekim'inden sonra 15 Ekim getirilerek, takvim 10 gün ötelenmişti.
Bu ötelemeye hayatlarından 10 gün çalındığı gerekçesiyle ortaçağ ahalisince isyan edilmesiniyse; insanoğlunun zamanı algılamak için geliştirdiği çetele tutma işini sanki mutlak bir gerçekmiş gibi bizatihi zamanın kendisinin önüne geçirmesi şeklinde yorumlayabiliriz sanırım.
Aslında küçük bir hesapla görülüyor ki 1582 ye kadar olan geri kalma 10 günden fazlaymış.
706 saniyelik bu farkı, 1582 ile çarpıp, 86400(1 günün saniye eşdeğeri)e bölerseniz, yaklaşık olarak 13 gün eder. Niye 3 gün eksik ötelendi onu bilmiyorum. Öteleme yapılırken, haftanın günü de ötelendimi yoksa kaldığı yerden devam mı etti, ona ilişkin bir bilgi de yok. Yalnız şunu biliyoruz ki: bir daha bu ötelemeye gerek kalmaması için bu tarihten itibaren artık yıl hesabı değiştirildi ve 400'e bölünen yıllar hariç, 100'e bölünen yıllarda Şubat'ın 28 çekmesi kararlaştırıldı. Yani Şubat yine 4'ün tam katı yıllarda 29 çekecek ama örneğin 1700, 1800 ve 1900 yıllarında 28 çekerken, 2000 yılında 29 çekecekti. Ayrıca 4000'in tam katı olan yıllarda 28 çekeceğini de ekleyeyim. Tabii rakamlar küsüratlı olduğu için geri kalmasız ya da ileri gitmesiz kesin bir çözüm mümkün değil ama bu düzeltmenin getirdiği yeni geri kalma; yaklaşık 30.000 yılda 1 güne karşı geliyor ki insanoğlunun varlığını o kadar sürdürebileceğine ihtimal veren de yok zaten.
Şimdi gelelim zurnanın zırt dediği yere.
Yukarıda yaptığımız bugünden geriye doğru Milat hesabını, artık yılın, bu son versiyonuna göre yapınca; bu kez Cuma sonucunu elde ediyoruz.
Tabii başlatılırken Cuma'dan başlatılmadığı açık ama 5 Ekim 1582 düzeltmesinden sonra teorik Milad'ın Cuma gününe geldiği de açık.
Hristiyanlara; "Elinizle yaptığınız bile İslam'a döner." mesajı olmasın bu?

NOT:Her ne kadar 5 Ekim 1582'nin haftanın hangi gününe geldiğine dair bir bilgi yoksa da,
Milattan sonra ve bu tarihten önceki herhangibir tarihin haftanın hangi gününe geldiği belliyse Gregorien Takvimce, Milad'ın gerçekte haftanın hangi gününden başlatıldığı bulunabilir.
Bu konuda ulaştığım 2 tarih var ki internetten herkes ulaşabilir:
İstanbul'un Fethi 29 Mayıs 1453 Salı ve Hz.Muhammed(SAV)'in Mekke'den, Medine'ye Hicreti
20 Eylül 0622 Pazartesi. İşin ilginç yanı bu tarihlerin ikisinden de eski artık yıl formatında geriye gidildiğinde 01.01.0000'İin yine Cumaya karşı gelmesi.
İşin doğrusu bu Peder Gregory müslümandı herhalde.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

ama rakamlarla oyun oynayanlara hep gıpta etmişimdir. Elinize sağlık, eğlenceli ve öğretici bir blog olmuş.

Portakal Çiçeği ve FISILTI 
 13.10.2009 18:01
Cevap :
Beğenmenize sevindim, gecikme için özür dilerim. Saygılar.  17.10.2009 14:56
 

Bir amcam, doğum tarihime bakmış,pazarmış... demek benim miladım pazara denk gelmiş. Ben çocukken 2000 yılında ölmezsem,46 yaşında olacağımı hesaplamıştım. Fakat günü geldiğinde, o kadar uğraşmama rağmen halen bilmiyorum! Biz 21. yüzyıla ne zaman girdik? 1999-2000 mi,2000-2001 mi?

mamut 
 16.09.2009 10:16
Cevap :
Bence 2001 ama artık bir önemi kalmadı. Boşverin bir sonraki yüzyıla bakalım. Onu da görmenizi dilerim.  16.09.2009 20:52
 

Merhaba FEGokce, 0 yılının olmadığı çok açık olduğu için olsa gerek bu konuda bir Türkçe kaynak bulmak kolay olmadı. en.wikipedia.org/wiki/1_BC adresinde "0 yılı olmadığından, MÖ 1 yılını MS 1 yılı izler." ifadesi kullanılmış. en.wikipedia.org/wiki/Year_zero adresinde de Gregoryan takviminde 0 yılı olmadığı anlatılmış ve Astronomik yıl numaralandırmasından sözedilmiş. Astronomik yıl numaralandırma hakkında bir Türkçe sayfa var: tr.wikipedia.org/wiki/Astronomik_yıl_numaralandırma adresinde MÖ 1 yılının 0 yılı, MÖ 2 yılı -1 yılı olarak tanımlandığı söylenmiş. Saygılarımla...

Aydın Tiryaki 
 15.09.2009 15:32
Cevap :
İlgi ve emeğiniz için sağ olun. Vikipedia/Astronomik yıl’a ben de baktım. Astronomik yıl ve Tarihi Yıl ayrımına değiniyor. Astronomik Yılda 0 yılının olduğu, Tarihi Yıldaysa olmadığını belirtiyor. Astronomik Yıldaki 0, Tarihi Yıldaki -1 e karşı geliyor. Böylelikle MÖ -1 yılından önceki yıllarda her 2 tarih arasında 1 yıllık bir faz farkı oluşuyor. Bu durumda benim yazıma konu olan Takvim Başlangıcı; Astronomik Yıl olarak 0’a karşı gelirken, Tarihi Yıl olarak, -1’e karşı gelmiş oluyor. Saygılar.  16.09.2009 8:37
 

Merhaba, sayılar ... -2, -1, 0, 1, 2... diye sıralanır ancak takvim yılları ... MÖ 2, MÖ 1, MS 1, MS 2 ... olarak sıralanır. Yani 0 (sıfır) yılı olmaz. Bu konuda ben de yazmıştım birşeyler yıllar önce, onu yaplaşmak istedim: blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=18417 Saygılarımla...

Aydın Tiryaki 
 15.09.2009 0:32
Cevap :
Öyle olduğuna emin misiniz? Bununla ilgili bir kaynak gösterebilirseniz çok sevinirim. Teşekkürler.  15.09.2009 12:35
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 30
Toplam yorum
: 130
Toplam mesaj
: 43
Ort. okunma sayısı
: 2030
Kayıt tarihi
: 03.11.06
 
 

İzmirliyim ama, İstanbulda yaşıyorum. Elektronik Mühendisiyim ama, ilaveten yazıyorum. Evliyim ama..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster