Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Mayıs '18

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
7880
 

Milletvekillerini Kim Seçer?

Milletvekillerini Kim Seçer?
 

Soru şudur. Milletvekillerini, yani milletin vekillerini kim seçer?

Cevap; Bu da soru mu, şimdi? Adı üstünde. Milletin vekili! Vekilini kim seçecek? Tabi ki, millet!...

Afferim sana… Maşallah ne de çok bilirmişsin:) Madem bu kadar basit, sen de bir denesene, şu millete vekil olmayı… Bakalım vekilini millet mi seçiyormuş, görüver.

Evet, sözü daha fazla uzatmadan, sulandırmadan cevaplıyorum.

Milletvekillerini millet değil, “genel başkan” seçer.

Bir kimsenin milletvekili olup olamayacağına sadece ve sadece 1 tek kişi, genel başkan, karar verir. Genel Başkan bir kimsenin millet vekili olmasına karar verirse, o kişiyi, keyfine göre, canı nasıl isterse, ilk sıradan veya son sıradan, seçilebilir yerden veya seçilemez yerden, seçime girecekler listesine yazar.

Ve seçimde millete sadece prosedür tamamlattırılır.

Millete, “hadi şimdi millet vekili olmalarını genel başkanların uygun gördüğü bu listelerin sahipleri partilerden birine oy ver de, vekilini seçmiş olasın…” denir.

Yani, seçim yapılır, oy kullandırtılır ve millet vekilleri seçilmiş olur.

Milletvekilini kim seçmiş oldu? Millet mi? Hayır! Genel Başkan seçti…

Peki genel başkanı kim seçer?

Onu da “delege” seçer.

Delegeyi kim seçer[1]?

Millet seçer! Öyle mi? Afferim yine çok bildin… de babayı bildin…

Genel başkanı seçen de yine genel başkanın kendisidir.

Uzun hikayedir.  O, her şeye karar verebilen “genel başkan” ya etrafına topladığı para ve güç sahiplerinin (biz buna “oligarşi” diyoruz) desteğiyle kendisinin kurduğu, veyahut da yönetimini ele geçirdiği partinin “kralı”dır.

O koltuğa hangi yoldan gelirse gelsin, bir kere o koltuğa geldikten sonra, artık tek seçici o olur.

Partisi birinci olursa ülke yönetiminde de tek seçici odur.

Kendi kendine o koltuktan kalkmadığı sürece artık ölünceye kadar bu güce muktedir olan odur. Sadece ve sadece odur.

Başka da yoktur.

Bütün bunlar nereden mi geldi aklımıza?

Bir sabah uyandık, sn. Devlet Bahçeli yine seçim tarihi belirlemiş. Hep öyle olur zaten. Türkiye’nin ne zaman seçime gideceğini hep sn. Bahçeli belirler. 3 Kasım 2002, 1 Kasım 2015 ve 24 Haziran 2018 seçimlerinde olduğu gibi…

Ve şu satırların karalandığı dakikalarda 24 Haziran seçimleri için partilerin milletvekili listelerinin son rötuşları yapılıyordu. CHP listesinden sızan bilgiler sosyal medyada infial yaratıyordu. Bir kez daha partinin “solcu” isimleri, misalen, İlhan Cihaner, Barış Yarkadaş, Fikri Sağlar, Şenal Saruhan, Haluk Pekşen, İrfan Değirmenci… gibi isimler listelere alınmamış, bunların yerine bir kez daha Abdüllatif Şener gibi AK Parti kökenli isimler, Saadet Partisi kontejanından isimler ve benzerleriyle listeler sağ kökenli isimlerle doldurulmuştu.

CHP’de böyle olmuştu da, diğer partilerde farklı mıydı? Hayır! Onlarda durum daha da vahimdi.

CHP tabanında, işe yaramasa dahi, bu duruma itiraz sesleri çok güçlü çıkıyor. Bizim konuyu CHP misali üzerinden ele almış olmamız da bu mealdendir. Diğer partilerde durum daha da vahimdir de oralarda hiç kimsenin “gık”ı bile çıkmaz, çıkarılamaz, bu yüzden konu, yazımız örneğinde görüldüğü üzere sadece CHP üzerinden gündeme getirilebilir.

Milletvekilleri işte böyle seçilir…

 

Kenan IŞIK

 

 

 

Matilla bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Merhaba Kenan Bey... Ben, Türkiye'de, "demokrasinin" bir "amaç" değil; bir "araç" olarak kullanıldığına inanıyorum...Bunu, söylediğim zaman bana kızanlar oluyor ama, ne yapalım ki, Türkiye'nin gerçeği bu... Selamlar.

cdenizkent 
 22.05.2018 7:51
Cevap :
Teşekkürler sn. Cdenizkent, selamlar  22.05.2018 11:52
 

Dünyanın bütün ülkelerinde demokrasi dediğimiz sistem 3 aşağı 5 yukarı bu şekilde işler. Ama buradaki sorulması gereken asıl soru şudur: Demokrasi kime yarar ve demokrasinin halka bir faydası var mıdır? Ben yıllardır demokrasinin halk tarafından değil bizzat şeytan tarafından icat edildiğini savunuyorum. Günün birinde bu konudaki haklılığımı herkes anlayacak ama o zamana kadar daha çok cefalar çekilecek, canlar yanacak. Selamlar

Matilla 
 21.05.2018 12:40
Cevap :
Değerlendirme ve katkılarınız için teşekkür ederim sn. Atilla, sağlıkla...  21.05.2018 15:25
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 432
Toplam yorum
: 639
Toplam mesaj
: 10
Ort. okunma sayısı
: 2610
Kayıt tarihi
: 16.05.07
 
 

Mülkiye mezunuyum. Emekli müfettişim. Ankara'da yaşıyorum. S'oligarşi isimli kitabı yazdım. Kitap..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster