Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Ocak '07

 
Kategori
Dilbilim
Okunma Sayısı
2246
 

Milliyet Blog’dan Türkçemize destek var!!

Milliyet Blog’dan Türkçemize destek var!!
 

İnanıyorum ki pek çok Milliyet Blog yazarı Türkçemizdeki kirlenmeden rahatsızdır. Rahatsızlığımızın farkında olan yetkili var mı?

Bizim elimizde (benimde dün farkına vardığım)Milliyet gibi bir imkan var.Onun sayesinde toplu halde sesimizi yetkililere duyurabiliriz.Burada hepimiz kocaman bir aile olduk ve Türkçemizde ki kirlenmeye dur demek istiyoruz.Yani ben buna inanmak istiyorum.

Türkçemizde pek çok sorun var.Fakat beni en çok rahatsız eden “yabancı kelime” kullanma merakı.Diğer sorunlar Türk Dil Kurumu aracılığı ile zamanla giderilmeye çalışılıyor.Fakat bu yabancı kelime tutkusu Türkçemizi kirletmekten başka bir şey değildir.

Bir dil yabancı sözcüklerin saldırısına uğramaya başladıkça, yabancı devletlerin saldırısına uğramış bir devlet gibi bağımsızlığını kaybetmeye başlar.Bilginin, kültürün, düşüncenin yabancılaşması, yabancıya bağlı kalması, kişinin özgürlüğünü yitirmesi demektir. Bu nedenle dil,her ülke için bağımsızlığın simgesidir.

Son yıllarda bir salgın gibi artmaya başlayan yabancı kelime kullanılması çabası,ancak bizim utanç kaynağımız olabilir.Bizi en çok üzen tarafsa,yabancı kelime kullanarak cümle kurmanın,kullanıcıya önemli insanmış hissi vermesidir. Özenti insanların,bu şekilde düşünerek konuşmaları ise karşı tarafının,anlatılmak istenilen konuyu,ya geç anlamasına ya da hiç anlamamasına sebep olmaktadır. Başlamak yerine start almak,özgeçmiş demek yerine CV demek Türkçenin söz varlığını, söz dizimi özelliklerini olumsuz yönde etkiliyor. Neredeyse, ana dilimizin Türkçe, anavatanımızın Türkiye olduğunu unutuyoruz.Bu hatayı,çocukların da yapmasının en büyük sebebinin görsel basın olduğunu düşünüyorum.Ekran önünde ki kişileri izleyenlerin Türk Halkı olduğunu ne zaman anlayacaklar?Onların anlamasını beklemektense,yetkililerden onlara bir “DUR” gelmesi büyük oranda Türkçemizi temizleyecektir.

Ulu önder Atatürk yabancı dillere özenmenin eğitim sitemine etkilerinden bahsederken şunları söylemektedir: “Asırlardan beri milletimizi idare eden hükümetler eğitimi geliştirme arzusunda olduklarını söyleye gelmişlerdir. Ancak bu amaçlarına erişebilmek için Doğu’yu ve Batı’yı taklitten kurtulamadıklarından, sonuç olarak halkımız da cehaletten kurtulamamıştır.”

Para kazanma duyguları,milli duygularından yüksek olan kişilerin sebep olduğu tabelalarda yabancılaşma ise ayrı bir üzüntü kaynağıdır.

Bunları önlemenin yolu, öncelikle toplumda Türkçe bilincinin uyandırılmasından geçmektedir. Ancak, özellikle işyeri adlarındaki yabancılaşma karşısında yerel yönetimler etkili olabilir. İşyeri açılışı için ruhsat başvurusu sırasında, işyerine yabancı ad vermek isteyenlere belediyeler izin vermeyebilir.Yani onlara Türkiye’de yaşadıklarını hatırlatarak ”DUR” denilebilir.

Türkçesi varken yabancısı niye?

34 dil ve lehçe bilen Prof. Dr. Johan Vandewalle’nin Türkçe hakkında ki düşünceleri :

Anadili Türkçe olan bir kişinin kısa cümlelerle düşündüğü, konuşma anında bu kısa cümleleri çeşitli yollarla birbirine bağlayarak karmaşık yapılar kurduğu görüşündeyim. Bu "cümle bağlama eğilimi" bazı konuşurlarda zayıf, bazılarında ise adeta bir hastalık derecesinde güçlü olabilir. Bu son durumda ortaya çıkan dilsel yapılar, insan zihninin üstün olanaklarını en güzel şekilde yansıtıyor. Farklı dil gruplarına ait birçok dili incelediğim halde şimdiye kadar hiçbir dilde beni Türkçedeki karmaşık cümle yapıları kadar büyüleyen bir yapıya rastlamadığımı söyleyebilirim. Biraz duygusal olmama izin verirseniz,bazen kendime "keşke Chomsky de gençliğinde Türkçe öğrenmiş olsaydı... "diyorum, eminim o zaman çağdaş dilbilim İngilizceye göre değil, Türkçeye göre şekillenmiş olurdu...

46 yaşındaki Belçikalı profesörün bizim dilimiz hakkında bunları yazması,beni çok mutlu etti. Kendi dilimizin değerini bilmeyip,başka dillere özenerek konuşma ve daha pek çok hatayı bilerek yapmak,kendi kuyumuzu kazmaktan ileri gidemez. Çünkü, toplumu toplum yapan gizemli bağ “dil”dir.

Cumhuriytimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk; “ Türk demek, Türkçe demektir” diyerek dilimizin önemini vurgulamış “Ülkesini, yüksek bağımsızlığını korumasını bilen Türk Milleti, dilini de yabancı diller boyunduruğundan kurtarmalıdır” vasiyeti ile bizlere görevlerimizi hatırlatmıştır.

Bunu özellikle gençlerin öğrenmesi,bilenlerin ise hatırlaması dileğimdir.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bir çok konuda imla -gramer hatalrı yapıyor olabiliriz. Ama beni en çok de-da ekinin nerede bitişik nerede ayrı kullanılacağını bilmeyenler rahatsız ediyor. Bu o kadar temel bir yanlış ki ilkokulda Türkçe dersinde bu yanlışı yaptığımızda sınıfta bırakılabilirdik. Çünkü cümlenin, fikrin anlaşılmasını bir hayli zorlaştırıyor, ayrıca en iyi ifadeleri kullanan bir yazarı bile karacahil sınıfınasokup ucuzlatıyor. İçinde anlamında de-da bitişik, bile veya dahi anlamında de-da eki ayrı yazılır. Lütfen biraz özen !

Mine Kavalalı 
 21.01.2007 2:20
Cevap :
Teşekkür ederim yorumuz ve yazımı dikkatlice okuduğunuz için. Yorumunuzu okur okumaz, hemen sizin sayfanızı açtım. Bir süre gazetecilik yaptığınızı okudum. Hemen kendi hatalarımı (biliyorum ki hata yapmayı bırakmak çok okumaktan ve dikkatli olmaktan geçer) düzeltmek adına yazılarınızı okumaya başladım. İnnsbruck konulu yazınız dikkatimi çekti. Yazınızda yaptığınız hataları (türkçeyi, Türkiye'liyim, Uşak'lı, şöför, hammal, birşey, yanyana, tour'un... Resepsiyon kelimesinin Türkçe olmadığını da biliyorsunuzdur.) görünce, sanırım dikkatsizliğine geldi diye düşündüm. Bu hataları sizin bilmediğiniz için yapabileceğinize inanmadım nedense. Haklısınız Türkçe dersinde bu hataların yapılmaması gerektiğini öğrenmiş olmamız lazımdı. İlerde ya gazeteci ya yazar ya da yazmayı sevdiğimiz için blog yazarı olabileceğimizi hesaba katabilmeliydik. Sizi -de, -da eklerinin yanlış yazılması, beni de bu gibi hataların yapılması rahatsız ediyor. Size katılıyorum ”lütfen biraz özen!” Herkes için hatasız yazı  21.01.2007 17:14
 

"Türkçe'deki" sözcüğünde; -deki eki, bir yapım eki değildir. Çekim eklerinin kesme işaretiyle ayrılması bir zorunluluk olmamakla beraber, örnekleri çokça vardır. 1980 sonrası TDK'nın getirdiği abuk subuk kurallardan biridir bu sadece. Yani iddia ettiğin gibi "Türkçedeki" kelimesi değildir doğru yazım. "Türçe'deki" şeklinde olmalıdır. Eğer; "Türkçülük", "Türkçecilik" gibi kelimeleri örnek vermiş olsaydın, haklıydın. Bunu da ek bilgi olarak hatırlatmış olayım. Duyarlılığından ötürü bir kez daha kutluyorum...

Alptekin YILDIZ 
 20.01.2007 0:49
Cevap :
Teşekkür ederim.Türkçe'deki: Burada dil adlarına gelen bulunma durumu eki kesme işareti ile ayrılmaz. Dil adlarına gelen tüm ekler bitişik yazılır.Maalesef geçmiş yıllar içinde dil adlarına gelen eklerin kesme işaretiyle bölündüğüne çok tanık olduk.Bazı İmla Kılavuzlarında da kesme işareti kullanılmasını önermektedirler. Türk Dil Kurumunun İmla Kılavuzunda yukarıda belirttiğim kurallar geçerlidir. Dil ve lehçe adları , millet adları büyük harfle başlasa da onlara gelen çekim ekleri kesme işaretiyle ayrılmaz. Türkçemiz, Türkçenin, Türkçeden vb. , Türküm, Türklerin, Türklerde vb. Dil adlarına gelen eklerde kesme işareti kullanılması en sık tartışılan konulardan birisidir.Fakat doğrusu bu.Teşekkür ederim yazımı dikkatli okuduğunuz için...Selametle  20.01.2007 12:37
 

"Yaşı genç arkadaşımı kutluyorum" diye başlamak da vardı bu cümleye. Ama üniversite ikinci sınıf öğrencisinin, hem Türkçe'deki kirlenmeden bahsedip hem de yazım ve imla yanlışları yapması da hoş değil. Yabancı sözcük kullanımına karşı olan duyarlılığın gerçekten takdire değer. Bir de kendi dilini kullanmaya biraz daha dikkat etmelisin. Özellikle, dahi anlamındaki -de eklerinin ayrı yazılması ve -ki eklerinin doğru yerlerde ayrı yazılması gibi. www.dahianlamindakideayriyazilir.com.... Sevgiyle...

Alptekin YILDIZ 
 16.01.2007 23:46
Cevap :
Merhaba; Öncelikle uyarınız için teşekkür ederim. Bu konuda da dikkatli olmaya çalışıyorum. Fakat insanız ve hata yapmamız çok normal. Sizin de yaptığınız gibi(Türkçe’deki değil Türkçedeki yazımı doğrudur)... Eğer daha eski yazılarımı okursanız bu hatalarımı gittikçe düzeltmeye başladığımı göreceksinizdir. Elimden geldiğince bu konuda dikkatli davranıyorum. Fakat olabiliyor maalesef. Tekrar teşekkür ederim. Çünkü ben bunu meslek olarak değil, sevdiğim için yapıyorum ve yazım kuralları konusunda bana çok şey kattığına inanıyorum.. Sizin gibi yerel gazetede yazan biri bile bu konuda hata yapabiliyorsa, benim yapmam da normal. Bu gibi uyarılar gelince çok mutlu oluyorum. Çünkü demek ki duyarlı insanlar çoğunlukta... Lütfen bana kızmayınız. Hatalarımı söylediğiniz için sevindiğimi bilmenizi isterim.Selametle...Başarılar  17.01.2007 20:13
 

Benim de uzun süre önce anlatmaya çalıştığım konuydu. Bu duruma bir dur demek gerek ama blog yazarak sesimizi kaç kişiye duyurabiliyoruz, duyursak da ne değişiyor orası tartışılır işte. Olsun, yazmaya devam :)

OynamıYorum 
 16.01.2007 23:39
Cevap :
Biz burdan bir kişinin bile bu konuda duyarlı olmasını sağlarsak ne mutlu bize.Yazmaya devam...  17.01.2007 13:19
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 31
Toplam yorum
: 80
Toplam mesaj
: 47
Ort. okunma sayısı
: 2774
Kayıt tarihi
: 11.06.06
 
 

Bilgisayar Mühendisi arakibul.com site yöneticisi ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster