Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Ekim '11

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
851
 

Milliyet Blog Mahalle Oyunu ve içimizdeki çocuk!

Milliyet Blog Mahalle Oyunu ve içimizdeki çocuk!
 

Çocuk kalamak isteyenler, bu sokağa gelsin :))


İşte alıştık bile !...Şimdi eski MB versiyonuna dönmek istemem...

Resimler,yazılar daha canlı...

Yeni yazarlar daha çok okunuyorlar...Daha çok tanınıyorlar...

Kavga yok !..Hakaret ,küfür yok !...Gerilim yok !..Kaynana zırltısı yok !..

Varsa da eskisi gibi göz önünde değiller !..

Artık bu yeşeren bahçede gerilgenlere yer yok !..

Elbette , halâ, noksanlar, teknik aksaklıklar var  !..Olacak,o kadar...

Yapıcı önerilerimize devam ediyoruz...

............

Milliyet Blog Mahallesi Dizimiz  de birçok yeni dostlukların oluşmasını sağladı...

Daha önce aralarında, ''soğukluk '' olan bazı arkadaşlar arasındaki buzları eritti...

Herşeyden önemlisi içimizde uyuyan çocuğu uyardık...

İçimizdeki çocuğu dirilttik...

O çocuğun yüzü gülüyor...

O çocuk şimdi yeni oyunlar oynuyor...Oynayacak...

Hepimiz annemizin ,babamızın gözünde halâ bir çocuk değil miyiz ?..

Aman,içimizdeki o çocuğu öldürmeyelim...İşte yaşam aşkı denilen canlı o !..

Varsın,küçümsesinler çocuğu !..Siz sahip çıkın...Dayanışmanızı güçlendirin ...

Kötülerden olmak,kalp kırıcı olmak o kadar kolay ki !..Önemli olan yıkmak değil ;yapmak !..

Toplum yeni ve şen bir ruh istiyor...İnsanımız gerilimden yıldı artık

...............

Gözümüzün önünden akıp giden hayatın gerçek anlamda farkına varan, tadını alan, keyfini çıkaran çocuklar aslında.

Biz yetişkinler, bütün çiçeklerimizi dökmüşüz, bütün canlılığımızı yitirmişiz, mekanikleşmişiz. Hep bir yerlere yetişmek, hep bir şeyler yapmak zorundayız.

Bitirilmesi gereken işlerimiz var ve o işler hiç bitmiyor. ‘İçimizdeki Çocuk’ yok oluyor, ölüyor.

Kendi çocukluğumuzu yok ettiğimiz yetmiyormuş gibi kendi çocuklarımızın ışıltısını da yok ediyoruz. Yaşama sevinçlerini fark etmiyoruz. Gözümüze sokarcasına çığlık çığlığa mutlu olmalarını bile engelliyoruz...

Halbuki bütün uzmanlar, bütün düşünürler ‘İçimizdeki Çocuğu’ ortaya çıkarmamızı söylüyorlar son yıllarda. Bizse modern hayatın hızına yetişmeye çalışırken içimizdeki çocuğun adımları kısa kalıyor belki de hızımıza yetişmeye.

Fark etmek istemiyoruz ne kadar güzel bir hayat akıp gidiyor bedenlerimizin bir milim dışında başlayan ve sonsuzluğa uzanan.
 

Saldırganız çünkü psikolojik ya da fiziksel şiddete uğruyoruz.

 Kime güveneceğimizi şaşırmışken bir de uğradığımız zararların nasıl telafi edileceği konusunda ciddi endişelerimiz var. Hemen hemen her gün bir olumsuzlukla karşılaşıyoruz.

Bu kadar yoğun ve peşpeşe yaşanan sorunlardan sonra bize mutluluk verecek şeyleri de görmez oluyor gözlerimiz.

Halâ görebilecek kadar çocuk kalanlarla da alay ediyoruz, onları hayatın ağır değirmeninde öğütüp yok etmek için biz de farkında olmadan çaba harcıyoruz ...

...........

Bizler,çocuk kalıp mutlu olmak istiyoruz artık !..Köhne ruhlar,başka kapıya !..

Milliyet Blog Mahalle Dizisinde yazdığım senaryo, yazar arkadaşlarımın mesajlarıyla oluşuyor.

Kayıtlarımda 103 yazar var !..Aktif rol alıp da takip eden,mesajlarıyla yorumlarıyla oyunumuza can katanlar en ön sıralardakiler olacak !..

Kayıtlarımız sürüyor :)

Yüzlerce yazar,aydın insan bu yazı dizisinde rol alıyor...Kendi çocukluklarına dönüyorlar...Arınıyorlar...

.........

İsteyenlere mahalle kapımız açık...

Milliyet Blog Mahalle Dizisi,yakında birçok sosyal paylaşımları gerçekleştirecek..

Herşeyden önce, yok olmaya yüz tutan,yaz-kış bahar toplantılarına vesile olacak ...

Belki de MB Mahallesi dizimizi senaryolaştırıp, gerçek tiyatro olarak sahnelere çıkacağız...Kimbilir...

Zafer,başaracağım diyenlerin olacaktır..İnanan,çabalayan kazanır...

Olmasa da olur... Bünyemizdeki çocukla, oynadığımız ,mutlu olduğumuz anlar bize yeter !..

Diziye mânevi ve düşünsel katkısı olan,senaryoda rol alan tüm arkadaşlarıma teşekkür ederim !...

Hep böyle oynayalım...İçimizdeki çocuk hep böyle  zinde kalsın !..

 

 

Ömer Faruk MENCİK YILMAZ bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sayın hocam, biliyorsunuz ki yeni yüzle birlikte nice değerli yazar aramızdan ayrıldı. "Artık hakaret yok, küfür yok, köhnemiş ruhlar başka kapıya gibi" ifadeleriniz, her ne kadar onları itham etmese de yanlış anlaşılabilir diye düşünüyorum. İzninizle bunu belirtmek istedim. Onlar, sizin bu bahsettiğiniz olumsuz tabloyu yaratanlar değildi, en azından benim bildiklerim. Selam ve saygılarımla...

Eray Ergün 
 13.10.2011 0:23
Cevap :
Eray Bey,siz MB'de saygı duyduğum yetkin kalemlerden birisinz.Polemiklere araç olacak şahsiyyetiniz de yok.MB ,yıllardır,''Kavgacılardan'' çok çekti...Buna siz de tanık oldunuz..MB'nin eski yüzünün belirgin bir bölgesi BLOK köşesiydi...Hasta ruhlu'larınların bir çoğu, burayı kullanarak kendilerini tatmin yolu buluyorlardı. Bu arada son derece saygı duyduğum (Ayrılan ya da kalan ) bazı yazarlarımızın da bu durumdan rahatsız oldukları bir gerçektir.Editörlerimizin bu konudaki sıkıntıları da had safhadaydı...Yeni yüz,bunların ''kavga meydanını '' yoketti...Şimdi ,huylu huyundan vazgeçmiyor;bu sefer ,değişik kimliklerle sokak aralarına dalarak , sataşmalarını sürdürüyorlar..Bunlar benden fazla yüz bulamadılar.Baktım ki sözden anlayacak vasıfları yok.Yorumlarını da kendilerini de silip attım.MB'den ''Sık sık''ayrılıyorum hikayeleriyle gidip de sonra sessizce dönenler çok puan kaybettiler.Kaliteyi ayak altına aldılar.MB'den ayrılan değerli dostlarım beni bilirler.Alınmazlar.Svg.Saygılarımla  13.10.2011 21:10
 

İçimdek çocuk çocuk olarak kalsa, .Ne zaman oyun oynamak istesem "sen çocuk değilsin diyor" bana.O da büyümüş. kim bilir belki birgün teoriyi uygularız. Mesut Selek tiyatrosu.Kalabalık oyuncu kadrosu...Neden olmasın :)sevgilerimle.

Fatma Güneş ERGEN 
 12.10.2011 22:50
Cevap :
İçinizdeki çocuğa engel olan hislerinizi yenin...Hayal ediyoruz...Mutluyuz..."Hayal kurabilirsiniz, onu gerçekleştirebilirsiniz. Her şeyin bir fareyle başladığını asla unutmayın." diyen W. Disney’ e kulak tıkamak, gerçekle ne kadar bağdaşabilir ki? Disney’in, küçük bir otel odasında gördüğü, yuvasından çıkan sevimli fındık faresinden aldığı ilhamla ortaya çıkardığı ve tren seyahatleri sırasında geliştirdiği “Mickey Mouse” dünyada geniş yankılar uyandırdı. Ardından “köpek Pluto”, “Goofy” ve “Donald Duck” gibi sevilen karakterleri yaratarak ününü parlatan Disney, yarattığı zincire son olarak Disneyland’ ı da ekleyerek dünyanın en büyük eğlence parkını var etti. '' o çocuğu yaşatın...teşekkürler...sevgiler...selamlar...  12.10.2011 23:10
 

Biz teşekkür ediyoruz renk ve ahenk katan güzel bir başlangıç oldu.Helede işler rayına otursun neler neler olacak mahallemizde.Yeter ki gönüller bir olsun,dostluk köprüleri kurulsun, gönüller hoş olsun.Estetisyen sennurAPLA

Şennur Köseli 
 12.10.2011 21:47
Cevap :
Sennur Hanım,bu dostluk çemberi,hoşgörünün,empatinin ve sevginin tezahürü...Çocukluğunu yaşayanlar,içindeki çocuğu canlı tutuyorlar...Yaşayamayanlar için üzüntümüz çok...Ama Mevlana gibi herkese kapımız,gönlümüz açık...Teşekkürler..Selam ve saygılarımla...  12.10.2011 21:59
 

güzelsiniz...

Portakal Çiçeği ve FISILTI 
 12.10.2011 21:46
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1522
Toplam yorum
: 9157
Toplam mesaj
: 558
Ort. okunma sayısı
: 1539
Kayıt tarihi
: 23.06.07
 
 

İnsan yontmakla geçti ömr-ü baharı... Güzel ve canlı heykeller yaptı... Kimisinin içi çabuk boşal..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster