Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Haziran '17

 
Kategori
Dünya
Okunma Sayısı
1862
 

Mısır adaları, Ben Gurion Kanalı, Rabia Kardeşler ve Türkiye'nin zor seçimi

Mısır adaları, Ben Gurion Kanalı, Rabia Kardeşler ve Türkiye'nin zor seçimi
 

TÜRKİYE'NİN ZOR SEÇİMİ


Bir ülkenin lideri ülkesine ait adaları başka bir ülkenin almasına nasıl göz yumar, hatta bunun sözünü verir. İbret ve hayretle okuyacağınız bir yolculuğa çıkıyoruz. Hangi ülkenin lideri böyle bir şey yapar, hadi canım sende demeyin. Ülkesinin adaları elden giderken buna ses çıkarmak bir yana destek olan bu lider halen ülkesinin başında desem bu lideri devirip vatana ihanetten yargılamayan bu nasıl ülke ve bu nasıl millet diye şaşırdığınızı adeta görür gibiyim.

2016 yılının nisan ayında Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdülaziz Mısır’ı ziyareti sırasında Mısır lideri Abdülfettah El Sisi ile Kızıldeniz’de bulunan Mısır’a ait Tiran ve Sanafir adalarının Suudilere devredilmesi için anlaşma imzalamışlardı.

Mısır Başkanı El Sisi darbe ile iktidara geçince en büyük desteği Suudi Arabistan’dan almış, iktidarının ilk 3 yılında 25 milyar $ yardım almıştı. Buna ilaveten Suudi Kralı’nın ziyaretinden önce Suudi’lerin ve BAE’nin Mısır’a 8 milyar $ tutarında ek yardım yapılması ile Mısır’ın 5 yıllık petrol ihtiyacını karşılayacaklarını açıklamaları (yaklaşık 23 milyar $) Mısır’ın adalarını sattığı tartışmalarını başlatmıştı.

Mısır Halkı’nın büyük protestolarına rağmen 2016 yılının aralık ayında Mısır Bakanlar Kurulu ve 2017 yılının haziran ayında Mısır Parlamentosu’ndan geçip Başkan Sisi tarafından onaylanan anlaşmayı Mısır Anayasa Mahkemesi tekrar görüşülmek üzere iade etti.

Bunun üzerine ABD ve İsrail, Mısır ve Sisi üzerine ciddi baskı yapmaya başladılar. Şaşırmış ve kafanız karışmış olabilir. Haklı olarak diyeceksiniz ki bu iki ufak ada meselesi Suudiler ve Mısır arasında. ABD ve İsrail’e ne oluyor? Birazdan öğrenecekleriniz Rabia Kardeşler’in aralarındaki gizli ilişkilerin derinliğini, İran Savaşı’na hazırlananların savaş öncesi her ayrıntıyı hesaplayarak işlerini şansa bırakmadıklarını sizlere açıkça gösterecek.

1967 yılında 6 gün savaşı ile İsrail’in ele geçirdiği, Akabe Körfezi’ni kontrol eden, üzerinde insan yaşamayan Tiran ve Sanafir adaları 1982 yılında Camp David Anlaşması ile Mısır’a geri verilmiştir.

Eğer bu adalar Mısır tarafından Suudi’lere verilirse İsrail ve Suudi Arabistan komşu devletler haline gelecekler.

İsrail, Suudi Arabistan, Mısır ve ABD’nin (Rabia Kardeşler) aralarında yaptıkları anlaşma ile adalarla Suudi Arabistan arasındaki denizin derinliği çok sığ olduğundan savaş ve ticari gemiler adalar ve Mısır arasındaki suyun derinliği fazla olan uluslararası sulardan sorunsuzca geçebilecekler. Yani Akabe Körfezi’ne sıkışıp kalan İsrail artık Kızıldeniz’e hem askeri hem de ticari bir erişim hakkına sahip oluyor. Suudiler Tiran Boğazı’ndan geçecek İsrail gemilerine, hava sahasını kullanacak İsrail uçaklarına yazılı teminatı verdiler.

İran’a karşı Suudi Arabistan ve İsrail ittifakı Orta Doğu’da ezberleri bozuyor. Düşük petrol fiyatları ile Araplara diz çöktüren ABD-İsrail ittifakı İran savaşı öncesi hazırlıklarına son hızla devam ediyorlar.

Mısır’ın Akabe Körfezi’ndeki 2 adayı Suudilere vermesiyle önü açılacak olan İsrail Kızıldeniz’de Akabe Körfezi’ndeki kendisine ait Eilat Limanı’ndan Akdeniz’deki Ashkelon Limanı’na bir kanal açmayı planlamaktadır.

Süveyş Kanalı’na alternatif olacak bu kanal Süveyş’ten %50 daha geniş olarak yapılacak. 3 yılda tamamlanması planlanan bu kanalın 14 milyar $’a mal olması bekleniyor.

Hatırlarsanız daha önceki yazılarımda İran Savaşı başlayınca Hürmüz Boğazı’ndan petrol tankeri geçişleri duracağından dünyada büyük bir petrol şoku yaşanabileceğini, bunu önlemek için ABD ve İsrail’in Ortadoğu petrollerini bir boru hattı ile İsrail’in Akdeniz’deki Hayfa Limanı’na bağlamak istediğini, bunu da İŞİD Projesi ile başarmak üzere olduğunu yazmıştım. Hatta buranın güvenliği için KKTC’nin bile elimizden güzellikle ya da zorla çıkmasına az bir süre kaldığını de eklemiştim.

Süveyş Kanalı’na alternatif olarak yapılacak Ben Gurion Kanalı ile İsrail, İran savaşı öncesi petrol tankerlerinin de güvenliğini böylece sağlamış olacak. Kısacası dünyanın yeni petrol merkezi İsrail olacak.

Ben Gurion Kanalı yapılırken İsrail’in İran ile arasında karadan da sağlama alınması için Irak ve Suriye’de tampon görevi görecek 2 kürt devletinin kurulması planı da devam ediyor.

Sonuç olarak Rabia Kardeşler’in (ABD, İsrail, Mısır ve Suudi Arabistan) yanına yeni kardeşlerin gelmesi yaklaşıyor. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 26
Toplam yorum
: 25
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 1911
Kayıt tarihi
: 05.10.16
 
 

1971 Ankara doğumludur. Eskişehir Anadolu Üniversitesi'nden 1995 yılında mezun olduktan sonra ayn..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster