Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Mart '08

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
971
 

Mizahta küfre ne gerek var?

Mizahta küfre ne gerek var?
 

Bu yazıyı yazmak için biraz geç kaldığımı düşünüyorum. Çoktan yazılmalıydı, lâkin geç olsun da güç olmasın diyerek ılıman bir geçiş sağlıyorum fikirlerimin arasından.

Mizah yaparken küfür kullanmak ne kadar doğru?

Benim çıkış noktam mizah dergileri. Şimdiki nesil "Çok küfür çok komik" gibi bir felsefe var da öncüleri gibiler. Övünülecek şeydir ya küfretmek (!)

Bence "mizah" denilen şeyde küfür yoktur!

Mizah güldürür güldürürken düşündürür özü budur! Her mizahi cümle düşündürecek diye bir şey yok tabii. Sadece güldürüp de geçe bilir! Ama o da eğlendirir!

Zaten hem düşündürüp hem de güldürüyorsa işte o zaman çok kıymetli olur.

Türkler zaten mizah da iyi... Argolarla sanki daha da iyiye gidermiş gibi bir hava vermekten vazgeçsinler. Argolara bir yere kadar varım çünkü sonuçta toplumumuzca sözlüklere, bulmacalara girmiş, ne kadar çirkin dursa da bir şive olmuş toplum içinde. Argo ağzını benim de kullandığım zamanlar olmuştur. Ama kendi kendime, içimde… Sonuçta örnek olmak gerekli diye düşünüyorum ve nasılsa kirlenecek diye temizlik yapmayı gereksiz görenlerden değilim.

Küfür küfürdür... Rahmetli Kemal Sunal'dan kalma "eşoleşşek" kelimesindeki içeriğiyle kalsın küfür denilen şey. Oynadığı tüm toplumsal filmlerde, kullandığı küfürleri, ustaca yedirebilmiştir oynadığı karaktere... Çirkindir bu uygulama ama toplumumuzda var olan karakterleri canlandırmıştır hep ve bu karakterler olabildiğince küfürlü konuşurlar. Gerçektir bu! Artık kült olduğu için de bence artık dokunmaz toplumun o karakterlerinin deyişleri. Tamam, toplumumuzun bu tarz karakterleri dünya kadar klasik Türk filmiyle ele alındı ama bunu abartarak ve de iyice iğrençleştirerek sürekli toplumun gözünün içine içine batırma çabası neden?

Peki mevcut mizah dergilerinin içinde neden bu kadar çok küfür ve hiçte komik olmayan iğrenç çizimler var? 15 yaşındaki çocuklara nerede nasıl küfür edilir onu mu öğretiyorlar?

“Küfür bazı alanlarda mizahın içindedir ve insanlar bu şekilde de zevk alıyorlardır. Tabi bunların bir sınırı vardır, okuyanda yazanda bunu çok iyi bilmektedir. Alanında ve sınırlar içinde mizahın içinde olan bir şey küfür ve kimsenin bilmediği şeyler olmadığını düşündüğümden çok yanlış görmüyorum küfürlü mizahı.” Diyenler ola bilir!

Yazanların bildiği sınır, sadece kelimeyi noktalı harflerle kamufle etmektir bence.

Elbette şimdi herkes herşeyi biliyor. Nasılsa küfür nedir biliyor diye ben şimdi oğlumun yanında küfürlü mü konuşayım? (Özenmesin diye yanında sigara bile içirtmem kimseye). Ne kadar uzak tutsak bu tarz şeylerden o kadar güzel yetişirler diye düşünüyorum.

Sonra senin algındaki alanın ve sınırların benimkiyle aynı hacmi ve özkütleyi paylaştığını nereden bile bilirim ki?

Mesela ben gayet de güzel okuyorken yazıları, birden
" ...(buraya bile yazamıyorum)"

gibi güya noktalarla kamufle edilmiş bir cümle ile karşılaşınca, koşarken kendimi duvara çarpmış gibi hissediyorum ya sen?

O yüzden de öncellikle mizah dergilerinde sonrada filmlerde KÜFRE KARŞIYIM.

Ne gerek var? Evet, NE GEREK VAR? Bu soruya mantıklı bir cevap bulamıyorum.
Özgür mü oluyoruz, nedir küfrettiğimiz de?

“Tabii ki küfürsüz mizah yapılabilir fakat bunun için öncelikle temel direkleri düzgün olmalıdır. Bu mizah yapısını anlayacak beyinler yetiştirilmelidir. Mizah yapılırken küfür kullanılmasına karşı değilim fakat yerinde ve zamanında kullanılırsa ve GEREKSİZ KULLANILMAZSA çok ŞIK durabilir” Diyenler de ola bilir!

O halde bende onlardan şu sorulara yanıt versinler isterim:

Gerekli görüp de kullanacağımız alanlar nerelerdir?

Küfür kullanmanın yeri ve zamanı nasıl olmalı?

Bu yeri ve zamanı uygun bulup da gerekli olduğu alanı nasıl kestireceğiz de küfrümüz şık(!) dursun?

“Olmasına olurda... Bana soracak olursanız ben küfürlü mizahtan yana mutluyum. Küfürlü de gider küfürsüz de, MAKSAT GÜLMEK. Yapılan mizaha güle biliyorsanız İÇERİĞİ ÖNEMLİ DEĞİLDİR. KÜFRÜ İYİ KULLANMAK önemlidir. Örneğin; Ferhan Şensoy”

Diyenler de ola bilir!

Ferhan Şensoy benimde fazlasıyla beğendiğim bir oyuncudur(hatta "tek kişilik tiyatro grubu" deyişini kullanırım kendisi için) en çok kullandığı argo kelime de “b..” dur. Ağzına yakıştırmamakla birlikte tarzı böyle diyorum bu büyük oyuncuya. Evet argo konuşuyor. Ama ana avrat küfrettiğini hiç duymadım. Rahmetli Kemal Sunal'ın ağzında "eşoleşşek" nasıl duruyorsa Ferhan Şensoy'un ağzında da "b.." öyle duruyor bence. Değerli oyuncularımızın bu istisna kullanışlarını dikensizce, algıma kabul ettiren şey, bu kişilerin toplum için çok şey yapmış olmasıdır. Yine de isterim ki yeni nesil ağzı temiz bir nesil olsun! Sonuçta küfür çirkin bir şey!

Hiçbir zaman maksat sadece gülmek olmasın! Neye ve niye güldüğümüzü de bilelim.

Sonra “Küfrü iyi kullanmakta önemlidir” diye bir cümle de hiç olmasın. Yoksa iyi kullanılan küfür abes değil midir?

Gerçi mizah dergilerimiz nerede nasıl küfür edilir bunun kursunu veriyorlar, hem de ücretsiz.

Piyasadaki mizah dergilerini inceliyorum aylardır ve bir kısmına çalışmalarımı gönderiyorum. Şöyle dört dörtlük dergi göremiyorum eskiye nazaran. En son UYKUSUZ da karar kıldım. Ama bir müddet sonra fark ettim ki benim takip ettiğim bir mizah dergisi yok. Ben, belirli yazar ve çizerleri takip ediyorum. Uykusuz’ da vazgeçemeyeceğim bir isim var mı? Diye sordum kendime. Tek isim çıktı dilimden FIRAT BUDACI. Sonra Uğur Gürsoy’ un özellikle FIRAT’ ı, Barış Uygur’u da okuyorum keyifle ve Ersin Karabulut’ un hikâyeleri ve çizim tarzı hoşuma gidiyor(onda da argonun haricinde bolcana küfür var ve ben zaten iyi çizip o çizime çok da güzel yazılar döşeyen bir kişinin küfre ne ihtiyacı olduğunu merak ediyorum). Tabii bazen geyikçe bazen de müthiş bulduğum : ) Vedat Özdemiroğlu. Ama vazgeçemeyeceğim tek isim FIRAT BUDACI. Yiğit Özgür’e de çok gülüyorum ama vazgeçemeyeceğim bir isim değil. Dergide yazıp çizip de ÇÖPE atılması gerekli diye düşündüğüm isimler de var, naçizane. İlk sırada MEMO TEMBELÇİZER var. Kendisine ne gülüyorum ne de artık okuyorum. Benim için kendisi “param boşa gitmesin” diye bile okunamayacak bir çizer. Diğer dergilerden Cezmi Ersöz’ ü severek okurum(çok sık yazmasada). Can Barslan’ ın bazı çizimleri ve hikâyeleri hoşuma gider ve Selçuk Erdem…
“Vazgeçilmez” denince, ilk aklıma gelenler bunlar oldu. Yine de Fırat Budacı ve "fırat"(Uğur Gürsoy) hariç hiçbiri benim için %100 vazgeçilmez değil. Ama bu bahsettiğim isimlerle bir ekip kurularak bir mizah dergisi oluşturulsa da bende (hayal bu ya : ) ) içlerinde yer alıp kendilerine iş arkadaşı olsam diyorum : )) (Tamam Erdil Yaşaroğlunun’ da beğendiğim çizimleri oluyor ama ben ona küsüm dergime almaktan da vazgeçtim artık : )) Tabii bu küsüş, Türkiye’nin you tube’a küsmesi gibi bir şey : )) )

Ve hatta bir kaç gündür kendi çapımda yaptığım kamuoyu araştırmasında : ))

“Zaten bizim burada asıl eleştirimiz küfürlü mizah yapan ve ben zekiyim mizah yapıyorum en iyi stand-upçı benim diye geçinen insanlara. Bunları izleyen ve dinleyen insanlar biraz daha bilinçli olup onlara prim vermezlerse bu gibi kişilerde ortadan kalkacaktır. Belki biz bilinçliyiz onlardan etkilenmiyoruz ama küçük kardeşlerimiz, eğitimsiz insanlar vs. onları rol model alıyor ve kullandıkları küfür dolu cümleler ile kültürümüzü artık sarsacak şeyleri günlük hayatta da ve normal bir şeymiş gibi kullanmaya başlıyorlar.” Diyen 17 yaşında bir genç de oldu aramızda!(Çok şükür!)

http://www.yazarak.com/Yazi/2381/Kufursuz-Mizah-Istiyorum.aspx

http://www.lavinyaoz.com/

DERİN NOTLAR:

BİR: (Bir söz)

"Eğer yalnış trene binmişseniz, koridorda ters istikamete yürümenin size bir faydası olmaz" Dietrich BONHOEFFER

İKİ: (Bir kaç mısra)

Seni seviyorum
yabancı bir ülkeyi sever gibi
kayalıkları ve köprüyü sever gibi
ıssız bir akşam gibi kitapların kokusu sinmiş
bu dünyada sana yürüyorum
gök kubbenin altında
arasında iki ışığın
düşüncem, seni giyinmiş.

(Gerçekten ne oluyor/ Pentti Saarikoski)

ÜÇ: (Kendimce bir iki hayat tespiti : )) )

*Neden dizileri zamanla objelere oturturlar ki?
Sıla Tokası, Asmalı Konak Eşarpları, Polat Alemdar Yüzüğü v.s.
Bence artık "Ramiz Efendi Cübbesi" de olsun! O ka!
*Neden birisi şarkı söyleyince yanındaki kişi de şarkıya eşlik eder ve gün boyunca neden dilinden düşüremez? Ve karşısındaki kişi esneyince esner, kısık sesle konuşunca kısık sesle cevap alır? (deneyin : ))) )
*Neden dolmuştan inmek için "Müsait bir yerde inecek var!" denir? Şoförün müsait olmayan bir yerde durmak gibi bir eylemi olur mu ki?
("Şoför bey hayatım fazlasıyla sıradan. Sizden çok rica ediyorum bir daha ki sefere beni müsait olmayan bir yerde indirin!" )

DÖRT: (Bir ilginç link)
Önceki hayatınız da ne olduğunuzu merak ediyorsanız eğer buyurun öğrenin : )

http://www.neleryokki.com/biliyormusunuz/oncekiyasam.htm

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bence küfürsüz mizah ama düşününce küfür mizahın pek ilgi çekmediği aşikar..

Djeep.Net 
 25.11.2009 22:34
Cevap :
Aslında pek anlayamadım demek istediğinizi. Mizah da küfür olmalı mı? Olmamalı mı? Diyorsunuz ki olmamalı ama olmayınca da ilgi çekmez. Doğru anlamış mıyım? Eğer doğru anlamış isem size katılmadığımı söylemek isterim. Ben bir mizah dergisinde yazıyor ya da bir mizah dergisini yönetiyor olsam argoya arada sırada tamam ama küfre asla müsade etmezdim. Mizahdaki küfür kesinlikle mizahın da okuyucusunun da yazan ve çizenin de kalitesini düşürüyor. Kalitesiz bir şeye ilgi artacaksa, az ama öz okuyucumun, az ama öz yazar çizerimin olmasını tercih ederim. Kalite benim için birinci sıradadır. Saygılar  26.11.2009 13:01
 

En sinir olduğum şey ama... mizah sevenlerin, bu işi meslek edinmiş kişileri bu yöne doğru yönlendirdiğini düşünüyorum. Ne zaman küfürlü konuşsalar o zaman gülünüyor,normal yoldan yapılan mizaha kimse gülmüyor. Yani ilk önce bizim eğitilmemiz, mizah anlayışımızın değişmesi gerekiyor gibi geliyor bana.Sevgiler

sessiz-çığlık 
 20.03.2008 14:22
Cevap :
Haklısın önce bizim eğitilmemiz şart. Nasıl sigara içen bir ebeveyn evladına "içme" diyemiyorsa, evlatlarımız küfredince de "küfür etme" diyemeyecek bir gidişattayız. SEVGİLER  20.03.2008 20:13
 

Sayın yazar yazınız için teşekkür ederim. içimi sızlatan güzel bir konuya değindiniz. komedyen veya meddahlık yapan (talkshow) ların nezih ve nezaket sahibi insanlar olduğunu bilirdik. ne hacivat-karagöz oyunlarında ne sultanahmet meddahlarında nede eski tiyatrolarda bu kadar küfür, arsız ve edepsizce el işaretleri yoktu. topluma bu ölçüsüz ve hayasızca sözleri kit hangi hakla katmaya çalışıyor inanamıyorum. keşke engin sanat derinliklerini gösterseler, güldürecem diye komik duruma düşmeseler veya sokak ağzından daha beter küfürlerle sahneleri kirletmeseler. Sanatın özgün ve engin bir ruha sahip olduğunu düşünmek gerekir diye size destek veriyorum.

Muammer Murat 
 20.03.2008 11:44
Cevap :
Tamamen katılıyorum. Katkınız ve desteğiniz için teşekkürler.SAYGILAR  20.03.2008 12:06
 

Mizah dergilerinde küfürün ustalıkla kullanılması halinde zararı yok.Artık çocular da gençerde pekala her kelimeyi bizden iyi ve yerinde kullanıyor.Zaten toplasak 500 kelimeyi geçmez sözcüklerimiz.ama eğer küfür ortamında ,esprik olarak değilde hakaret ve kavgaya yönelikse bu ,bir çayı burun ile al arasında sunuş şeklie bağlıdır. bence.Bebeğini hala eşoğlueşek diye seven babalar var.Nw güzel bir konuya değinmisinde anlatsan bitmez.Ben tadında bir argonun insanı rahatlattığını düşünüyorum .Örneğin Genç arkadaşlarla çetlerde,bazen kendimi bay olarak tanıttığımda onların konuşma tarzlarına çok gülüyorum ..Beni kanki sandıkları için rahat konuşuyorlar örneğin .yok deve,ebenin yeri gibi sözcükleri yerinde kullanıldığında şaka olduğu apaçık belli takılmalar neşeye dönüyor.Yani ağızdan baklayı çıkarmak rahatlatıyor..canım Bir eğitimci olarak çocuklarımızın küçük lord gibi hanımcık yetişmesi yerine turist ömer gibi dünyayı ti ye almasın kızlarımızında gırgıriye olması tercihim .öptüm..eyvah.

ütopik 
 20.03.2008 0:16
Cevap :
Zaten mümkün mü şu zamanda lord gibi ya da hnım hanımcık evlat yetiştirmek...Ama dediğim gibi nasılsa krlenecek diye temizlik yapmayı gereksiz görenlerden olmadım hiç. Argodan bahsetmiyorum evet argo neredeyse ruhumuza işlemiş(malesef) ama küfür bambaşka bir şey ve bunun da gençlere enjekte edilmesine hep karşıyım.Hiç bir küfür için "yerinde kullanılınca" gibi bir betimlemeyi kaldıramam. Küfür her daim yersizdir ve yeri de olmasın isterim. SEVGİLER  20.03.2008 11:35
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 80
Toplam yorum
: 622
Toplam mesaj
: 104
Ort. okunma sayısı
: 1679
Kayıt tarihi
: 14.05.07
 
 

1975 ANKARA DOĞUMLUYUM, 15 YAŞIMDAN BERİ YAZARIM(yazmak fiilinin geniş zamanlı kullanımıyla) evli..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster