Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Temmuz '11

 
Kategori
Kişisel Gelişim
Okunma Sayısı
1998
 

Montaigne - Denemeler

Oğlum o tarihlerde Galatasaray Lisesi birinci sınıftaydı. Bir yaz günü dolaşırken beni bir kitapevine doğru çekti. Bir kitap almamı istedi. Almamı istediği kitap Montaigne'in " Denemeler" adlı ünlü eseri idi. Ondan böyle bir istek gelmesi beni şaşırttı. Kitabı alıp çıktıktan sonra merak edip sordum. Hocaları okumalarını istemiş. Böyle hocaları olduğu için ve öğrencilerini böyle geniş bakış açılı yetiştiren bir okulda okuduğu için gurur duymuştum... 

Michel Eyquem de Montaigne (28 Şubat, 1533 – 13 Eylül, 1592) bir Fransız Rönesans yazarı. Montaigne yalnız Denemeler'ini yazmak için yaşamış gibidir. Bundan başka kitabı yoktur. Babası kendisine Latinceyi ana dilinden önce öğrettiği için Montaigne eski Yunan ve Latin yazarlarını yakından tanımış ve eserinde bu yazarlara sık sık göndermeler yapmıştır. 

Hiçbir konuda Montaigne "Ben sizin yerinize düşündüm, düğümü çözdüm; siz artık düşünmeyin sadece benim dediğime uyun, " demez. Hep: "Bakın düşündükçe neler çıkıyor ortaya; siz de bir düşünün, çevrenize bakın, ipucu isterseniz işte benimki, işte Sokrates'inki, işte falan köylününki, " der gibidir. Ona göre herkes kendi kendini adam eder, etmelidir. Bu uğraşsa kendini bilmekle başlar. 

İşte size Denemeler'den birkaç alıntı:
"Bütün insanları hemşerim sayıyorum. Bir Polonyalıyı tıpkı bir Fransız gibi kucaklıyorum."
"Her insanda bütün insan halleri vardır."
"Herkes kendisi için bir derstir; elverir ki insan kendini yakından görmesini bilsin. Benim yaptığım, bildiklerimi söylemek değil, kendimi öğrenmektir; başkasına değil kendime ders veriyorum."
"Erdemli olmayı göze al; bu yola gir; iyi yaşamayı sonraya bırakan; yolunda bir ırmağa rastlayıp da geçmesini bekleyen köylüye benzer; ırmak hiç durmadan akıp gidecektir."
"Benim mesleğim, sanatım yaşamaktır."
"Kendini kuru sözle değil işle ve eserle anlat."
"Doğanın sonsuz gücü karşısında daha saygılı olmamız bilgisizliğimizi, yetersizliğimizi bilmemiz gerekir. "
"Öfke kendi kendinden hoşlanan, kendi kendini şişiren bir hırstır."
"Dünyada insanlığını bilmekten, insanca yaşamaktan daha güzel, daha doğru bir iş yoktur." 

"İçi arınmamışsa, neler bekler insan
Kendi kendisiyle ne savaşlar eder boşuna,
Tutkular içinde ne kemirici kaygılar,
Ne korkular içinde kıvranır insan!
Ne çöküntüler yapar bizde gurur, şehvet
Öfke, gevşeklik ve tembellik !"
"Ben kendimi olduğum gibi gösteriyorum."
"Gurur insanın düşüncesindedir, söze dökülen onun pek küçük bir parçasıdır. "
"Bilgeliğin en açık görüntüsü sürekli bir sevinçtir." 

Aslında biraz dikkatli bakınca Mevlana ile paralel düşünceler de görmek mümkün. Peki Mevlana neden eğitim sistemimizde bir düşünür olarak değerlendirilmez. Onu görsel ritüellere hapsetmek, onun düşünce boyutunu akademik değerlendirmelerden uzak tutmamalı bizi. Her yaş grubunun anlayacağı düzeyde öğretileri ele alınamaz mı? 

Düşünelim… 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yaşamı irdeleyerek algılamak isteyen herkesin okuması gereken bir kaynak ve küçük yaşta anlayarak okumak büyğük katkı sağlar. selamlar...

Kadri KANPAK 
 15.08.2011 9:58
 

Ben de oğlunuzla aynı yaştayken okumuştum Denemeler'i. Babamın en sevdiği iki kitaptan biriydi, o yüzden okumuştum. Diğer kitabı aklına geldikçe yeniden okur babam; Sokrates'in müdafaası...Denemeler'e gelince; çok güzel ve doğru bir cümle kurmuşsunuz. Gerçekten de sanki sadece o kitabı yazmak için yaşamış Montaigne. Gençkızlığımın kılavuz kitaplarından biriydi Denemeler. Hâlâ da öyle sayılır. Okullarda bu tür şeyler okutuluyor olsaydı, bu denli çok dershane açılmazdı sanırım:) Sevgi ve dostlukla...

Tülin Aksoy 
 05.07.2011 11:06
 

Herkesin kesinlikle okuması gereken bir kitap. Ben de çok etkilendim ve elimin altındadır sürekli. Zaman zaman açıp tekrar okuyorum. O kadar bizlere yakın ki. Söylediğiniz hususa gelince maalesef her konuda olduğunu gibi bu konuda da kendimizi çok tanıtamadığımızı düşünüyorum. Mısır piramitleri kadar Anadolu'muzdaki tarihi eserler de azımsanmayacak kadar çok. Medeniyet bizde doğmuş, deniz, güneş, kum bizde ama neden yabancılar kadar tarihimizi, doğamızı ve kültürümüzü sahiplenemiyoruz anlayamıyorum. Bırakın bunları msn, facebook'da kullanılan kısaltmalı Türkçe'yi görünce inan ağlayasım geliyor. Teşekkürler güzel ve düşündüren paylaşımınız için. Saygılarımla.

Aysel AKSÜMER 
 05.07.2011 9:16
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 82
Toplam yorum
: 14
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 459
Kayıt tarihi
: 24.05.11
 
 

TED Ankara Koleji ve ODTÜ Kamu Yönetimi mezunuyum. Asıl mesleğim bankacılık. Çeşitli kuruluşlarda..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster