Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Mart '11

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
611
 

Motivasyon Sınavı

Motivasyon Sınavı
 

Hasat zamanı yaklaşıyor. Ancak bu zamanı bekleyenler sadece çiftçiler değildir. Bir de eğitimcilerin ve öğrencilerin hasat dönemi var. Ektikleri biçecekleri bir dönem. Yıl boyunca el emeği göz nuru döktükleri çalışmaların hasatı...Sınavların olduğu bir dönem başlıyor. SBS, YGS, LYS gibi sınavlar çocuk ve gençlerimizin nasıl bir yaşam seçeceklerini, nasıl ve nerede yaşayacaklarını, ekonomik düzeylerini ve kiminle evlenip bir yuva kuracaklarını belirleyecek kadar önem taşımaktadır. Bu durumu farkında olmayıp biraz daha rahat öğrencilerimiz olsa da tam tersine gecesini gündüzüne katan çocuklarımız da vardır. Ebeveyn ve öğretmen olarak kimi zaman amacımız çocukta kaygı ve stres unsurları minimize etmek, kimi zaman ise bu güdülerden uzak çocuklarımıza bunu yaşatmak olmuştur. Anlaşılacağı gibi istenen sadece bunun orta düzeydeki halidir. Kaygı ve stresin yoğun olması da, eksik olması da istenilen değildir aslında. 

Bunların dozunu ayarlamak aslında beklentiler ile ilgili bir durumdur. Beklentileri yeterince olan kişiye kendi beklentilerimizi de eklersek dolayısı ile haddinden fazla yük yüklersek kaygı ve stres de bu oranda artar. Aksini düşündüğümüzde beklentileri olmayan çocuğumuzu rahatlatacağız diye yaşamı güllük gülistanlık gösterirsek olmayan duyguyu olmaması için pekiştirmiş olacağız. 

Herkesin bildiği kişisel özellikler inanın belirleyici farklarındandır. Bireyin kişisel özelliklerini bilmek ikna, iletişim, motivasyon ve dikkat konularındaki yaklaşımımızda belirleyicidir. Hasat dönemi olarak tanımladığımız bu sınav dönemlerinde çocuğumuz veya öğrencimizin en iyi olması hedefinden ziyade performansının tamamını gösterecek bir süreç geçirmesini isteriz. Bu süreç dolayısı ile motivasyon ile başlar. Motivasyon çocuklarımız için bebeklikten kullanmaya başladığımız ve en güçlü dediğimiz silahımızdır. Bu silahı kontrollü kullanmak ise en başta düşünülmesi gereken noktadır. En çok ihtiyacımız olan sınav dönemlerinde bu silahı kullanmak ise hepimizce önemlidir. 

Motivasyon kişide bir işi yapabilecek heves ve istek demek olup bu isteği uyandırmak veya oluşturmak olarak düşünülebilir. 

Bir kişide bir istek uyandırmak isteniyorsa, o iş ve işi yapacak kişiyi iyi çözümleyip, kişisel özelliklerini de göz önüne alıp ona göre hareket etmek gerekir. Motive olur diye, yaşama karşı mücadeleci bir tavır sergilemeyen, kendine karşı güven eksikliği olan bir öğrenciye "Sen bu işi başaramazsın, sen bu sınavı kazanamazsın" diye telkinlerde bulunmak , "Kaş yaparken göz çıkarmak" olarak karşımıza çıkar. Aslında hedeflenen ana düşünce, bu olumsuz düşünceleri söyleyerek hırs yapıp çalışmasını sağlamak olsa da kişisel özellikleri göz ardı edilen kişinin daha çaresiz ve daha aciz olacağı bir süreci başlatmış olur. 

Bu noktada yapılabilecek en önemli tavsiye, her ebeveynin ve öğretmenin etken olmak istediği çocuğun veya öğrencinin kişilik haritasını çıkarmasıdır. 

Özellikle sınav öncesi yapılan motivasyonlar öğrencinin sorumluluklarını en iyi şekilde yapmasına yönelik olmalıdır. Öğrencide stresi aza indirmek, çalışmalarını indirgemek anlamında düşünülmemelidir. Her birey rahatlık eğilimi gösterebilir. Ders çalışmak yerine, canının istediği baş bir şeyi yapma eğilimi olabilir. Bu noktada ders çalışmaya motive etmek, çocuktaki beklentileri canlandırma veya oluşturmak ile olur. Her yaz tatilinde ailesi ile tatile giden bir öğrenciye sınavda başarılı olması halinde tatile götürülmesi gibi bir beklenti yersiz ve etkisiz olacağı gibi daha önce verilip de tutulmayan bir söz de beklenti oluşturmaz. İstenilen davranışa götürmez. 

Her çocuk yabancısı olarak ilk dünyaya geldiğinde etrafını çözümlemeye başlar. İlk gözünü açtığındaki kişiyi çözmekle başlar aslında. 8. sınıfa gelip SBS'ye hazırlanıncaya kadar veya 12.sınıfa gelip YGS'ye hazırlanıncaya kadar o kadar çok zamanı olmuştur ki belki şu an dikkatimizi çekmiştir. İlk zamanları düşünüp hatırlayalım isterseniz, ilk doğduğunda nasıl da anladı ağladığında karnının doyacağını... 

Herkes zihinsel bir uğraş içindedir. Yaşam satranç gibi düşünülebilir. Birileri atılacak hamleyi bilmek ister ve her süreci çözümlemeye çalışır çünkü amaç başarılı olmaktır. 

Ebeveynlerimizin özellikle kıyasa dayalı örneklemleri yapmadan önce çocuklarının tepkilerini satrançta atılacak hamleyi önceden tahmin etmek gibi düşünmeleri gerekir. 

Sınavlara, ulaşılması muhtemel amaçlar ve beklentiler ile giren öğrencinin rahat olacağını, sınav anı stresi dışında, (ki bu da geçicidir) sorun yaşamayacağını söyleyebiliriz. Çocukken hayalini kurup ta olamadığımız atom mühendisliği beklentimizi çocuğumuza yüklemeyelim. 

"Motivasyon anahtarı ile açılmayacak kapı yoktur, önemli olan nerede nasıl kullanacağını bilmektir." 

 

Birsen İNAL bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 12
Toplam yorum
: 2
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 915
Kayıt tarihi
: 21.03.11
 
 

Özel Seçkin Fırat İlköğretim Okulu'nde Rehber Öğretmen olarak görev yapmaktayım. Değişimin değişm..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster