Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Şubat '08

 
Kategori
Meslekler
Okunma Sayısı
2251
 

Mühendislerin zihin yapısı

Mühendislerin zihin yapısı
 

Mühendislik üzerine


MÜHENDİSLERİN ONLARA ÖZEL ORTAK BİR ZİHİN YAPISI VAR MIDIR?

Geçenlerde genç bir mühendislik öğrencisiyle hasbıhal ediyorduk.

Konu mühendislerin kendilerine has, yani onların mesleklerine özel ortak bir zihinsel kimlikleri olup olmadığı üzerineydi.

Mühendis adayı genç, mühendislere özel bir karakter, davranış biçimi olamayacağı kanısındaydı.

Diyordu ki, bu mesleğin seçimi biraz da üniversite seçme sınavının puan seviyesine göre yapılan sıralamasının bir azizliği sonucu oluyordu. Bu durumda genlerden gelen kişilik özelliklerinin seçilen mesleğe bir etkisi olmaması gerekir diyordu.

‘’Gördüğümüz eğitim tamamen teknik ve bilimsel, yani hiçbir duygu gelişimine yol açmayacak kadar soğuk ve tarafsız. Durum böyleyken bizim nasıl bir özel karakterimiz oluşsun ki?’’ diye görüşünü ortaya koyuyordu.

Kendisine görüşlerine hak verdiğimi belirtmekle birlikte şakayla ekledim:

‘’Evet, mühendislik eğitiminde mühendisliğe özel ruhsal gelişme verecek bir davranış biçimi dersi olmamakla birlikte, nasıl doktorların, avukatların, siyasetçilerin, askerlerin hep kendilerine özel davranış biçimleri varsa, mühendislerin de mesleklerine özel karakterleri var.

Ekipçiler sakın korkmasın; öyle kıskanç dedikoducular gibi mühendisler için –şöyledir, böyledir!- demeyeceğim.!

Ama mühendisler için en yaygın tanımlama, eskiden Süleyman Demirel ve Turgut Özal’a da söyledikleri gibi, iş bitirici (mecazi anlamda değil, kelime anlamında!) tanımlamasıdır! ‘’diye açıkladığımda, kahkahadan kırıldı!

Şimdi bu konuyu dikkatinize genişleteyim.

Gerçi bu mühendis kökenli siyasetçilerde pek aynı olmasa da, mühendisler genelde söyleyeceklerini az ve öz olarak, lafı dolaştırmadan, doğrudan açık ve net olarak söylerler.

Bir diğer temel özellikleri önlerine bir problem geldiğinde, onu oluşturan konuları ve sorunları parçalara bölüp basite indirgediklerinden sonuca çabuk ulaşırlar ve bunu, örneğin bir avukatın yapamayacağı basitlikte ifade ederler. Onlar için sorunlar çözülmek içindir, kurcalanıp büyütülmek için değildir. İşlerinde sürekli bir zamanla yarış vardır, gecikmeye tahammül etmezler.

Bütün bu davranış biçimlerinin kaynağı sonradan mesleklerini yaparken edindikleri idrakler olduğu gibi, kalıtımsal idraklerinden gelen ve bu mesleği seçmelerinde farkında olmadıkları gizli idraklerin sürpriz sonuçları da olduğu gerçektir!

Geçenlerde bir uluslararası dergide okuduğum bir makaleden de bahsetmeden geçemeyeceğim. Gerçi konuyu anlamak istemeyen veya bazı çok ciddi insanların hoşuna gitmeme olasılığı da var ama bunu mutlaka aktarmalıyım.

Oxford Üniversitesi akademisyenlerinden Sosyoloji profesörü Diego Gambetta ve doktora öğrencisi Steffen Hertog, 11 Eylül paralelinde gelişen küresel bir İslam kaynaklı terörizm bağlantılı olan 404 radikal İslamcı teröristin biyografilerini inceliyorlar ve sonuçta bunlardan 78 tanesinin mesleğinin mühendis olduğunu görüyorlar. Teröristlerin meslekleri sayıya çevrildiğinde, mühendislerin oranının 9 kat daha yüksek olduğunu tespit ediyorlar.

Tanrı’ya şükür, araştırmacılar bu durumdan mühendis= terörist gibi bir sonuç çıkarmıyorlar.

Diyorlar ki: Terörizmin özünde, yükselen Arap milliyetçiliği, fakirlik ve yabancılaşma gibi terörist davranışa kaynaklık eden unsurlar olmakla birlikte; mühendislerde görülen yüksek radikal eğilimin nedeni, mühendislerin zihin yapısının o dünyayı basitleştiren ve sistematize eden özelliğinden kaynaklanır!

İşte bu tespit her ne kadar yanlış bir yerde yapılmış paradoksal bir doğru tespit olsa da, doğrusuya mühendisler hakkında yapılan bu değerlendirmeler, yani zihin yapılarının dünyayı daha iyi anlamak için basite indirgemeleri ve sistematize etmeleri, başlı başına moral değerlerdir ve bizce erdemdirler.

Bu olgu mühendislerin gelişmeye ön ayak olmalarını; büyük yapılar, makinalar, araçlar, cihazlar ortaya koymaları sonucunu doğurur. Yine bu özellikleri, onların çoğu temelde idarecilik eğitimi almasalar da sonuçta iyi yöneticiler olup işletmeleri yönetmeleri sonucunu doğurur.

Sonuç: Gerçi bu yazı mühendislerin temel davranış biçimlerine övgü oldu ama bağışlayın, bir kere de olsa mesleğimizle gururlanalım!

Cengiz Özder- Şubat 2008

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bertrand Russell matemetigin detaylarını irdeledikten sonra dunyaya bakısının degistiginden bahseder. Yani matematik egitimi daha belirleyici ve süzücü bir nitelik kazandırır beyine. Bir de sunu eklemek lazım. Pratik yapan insanların özellikleri gelişir tıpkı mühendislik üzerine kafa yoran muhendislerin bu özelliklerinin geliştigi gibi. Ancak yöneticilik özelliklerinin gelişmesinin mühendislik egitimi ile tezat olusturdugunu düşünüyorum. Eger bir mühendis eğitimine ragmen! basarılı bir yonetici olabiliyorsa bu onun yetenegindendir . İş hayatında hesap yapmaktan iki adım ilerisini göremeyen mühendislerimizden bol miktarda var bir de nasıl para kaybedilecegini anlatan muhendis fıkralarımız :-) Bir muhendisin özeleştiri yapabilme hakkını kullanarak öznel görüşlerimi ifade ediyorum. Saygılar...

Tolga Akın 
 02.06.2008 13:32
 

Güzel bir yazı yazmışsınız, sohbet havasında. Mühendisler gerçekten de pratikler. Amerikayı tekrar keşfetmek yerine, katalog, abak, liste kullanarak sonuca giderler. Bu tümüyle eğitimin verdiği bir özellik. Gündelik yaşamda da etkisini gösteren bir özellik. Fıkralardaki mühendisler gerçek. İşi hızlı, ekonomik ve sağlam yapabilmek önemli. Sevgiler.

Ayşe Yavuz 
 16.02.2008 0:29
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 22
Toplam yorum
: 9
Toplam mesaj
: 5
Ort. okunma sayısı
: 13018
Kayıt tarihi
: 25.08.06
 
 

Amaç hasbıhal. Sohbetinden uzak kaldığım dostlarla ve yazılarımı beğenen okurlarla görüşlerimi payla..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster