Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Kasım '09

 
Kategori
Kültürler
Okunma Sayısı
16491
 

Mum ışığında yaşayanlar - Amişler

Mum ışığında yaşayanlar - Amişler
 

Onlar, ABD gibi bir ülkede, milenyum çağında 17.yüzyıla bağlı kalan, teknolojiyi reddeden, geceleri mum ışığında muhabbet eden, kılık-kıyafet tercihinde kendi modalarına hiçbir zaman ihanet etmeyen bir topluluk. Onlar, vergi ödemeyen, askerlik yapmayan, öte yandan sosyal güvenlik gibi yardımlara da ihtiyaç duymayan nevî şahsına münhasır Amişler...

Amişlerin hikayesi Mennoculara, 1600’lü yılların sonuna dayanıyor. Reform hareketi sırasında bir grup Hristiyan, doğumunun hemen ardından bir çocuğun vaftiz olmasının mantıksız olduğunu, olgunluğa erişmemiş bir bireyin dini seçimlerde bulunmaması gerektiğini savunmaya başladılar. Onlara göre herkes, kendi iradesiyle, 18 yaşından sonra dilediği dini seçebilmeliydi. Tabii bu düşünce Katolik Kilisesi tarafından hiç de hoşgörü ile karşılanmadı ve yüzlerce Mennocu öldürüldü. Sonra bu grup kendi içinde üçe bölündü. Amişler bu üç gruptan biridir.

İsimlerini İsviçreli Jacob Amman’dan alan Amişler, Avrupa’daki baskılar iyice çekilmez bir hale gelince, varlarını yoklarını satarak soluğu New York Limanı’nda alırlar. Pensilvanya’nın efsanevi valisi William Penn bu çalışkan, iyi niyetli insanlara kucak açar, onlara kalacak ev, çalışacak arazi verir.

Bugün, ülkenin pek çok eyaletine yayılmış halde yaşayan Amişlerin en yoğun bulunduğu bölge Pensilvanya’daki Lancester şehri. ABD’de çoğunlukla Pennslyvania, Ohio, İndiana olmak üzere 27, Kanada’da 2 eyalete yayılan Amişlerin son yerleştiği yerlerden biri de Kanada sınırındaki Maine eyaleti. Bu eyalette bulunan ve adını İzmir’in eski adı olan Smyrna’dan alan kente 1996’dan beri 200 kişiyi aşan Amiş akını var. Son 16 yılda bütün Amişlerin nüfusu 125 binden 230 bine çıktı. Her ailenin ortalama 5-6 çocuk yaptığı düşünülürse 2026 yılında nüfuslarının 500 bini bulması bekleniyor.

Gerçek Hristiyanlığın Hz.İsa gibi yaşamak olduğunu düşünen Amişler, onları dünyaya bağlayacağı endişesiyle teknolojiden uzak duruyorlar. Kavga etmemeyi, savaşmamayı Hz.İsa’nın temel öğretileri arasında gördükleri için askerlik yapmıyorlar. Renkli, baskılı kumaşlı elbise giymiyor, düğme kullanmamaya özen gösteriyor, traktör yerine saban kullanıyorlar. Her köyde sadece bir telefon var. Açık havada bulunan bu telefonlar yalnızca acil durumlarda kullanılıyor.

Kadınlar uzun kollu, uzun etekli elbiseler giyiyor. Önlük ve 17. yüzyıldan kalma şapkalarının da modası hiç geçmemiş. Saçlarını nadiren kesiyorlar ve şapkalarının içinde saklıyorlar. Erkekler de koyu renk takım elbiselerini ve uzun, düz, yakasız pardesülerini şapkalarıyla tamamlıyorlar. Ayrıca, eğer yolda bıyıksız ama uzun sakallı bir Amiş erkeği görürseniz bilin ki o evlidir. Çünkü tüm erkekler evlendikten sonra sakal bırakıyor. Kadınlar da evlenene kadar başlarını siyah örtü ile kapatıyorlar, evlendikten sonra beyaz başörtüsüne geçiyorlar. Mücevher takmaları ve makyaj yapmaları da yasak.

Kasabalar yazısız kurallarla yönetiliyor. Yerleşkelerin ayrı ayrı, bağımsız yönetim yapısı var. ABD hükümetinin otoritesine, kurallarına uymadıkları için askerlik yapmıyor, vergi ödemiyorlar. Sosyal güvenlik gibi yardımlar da almıyorlar. Genellikle doktora gitmeyen, ilaç, hap gibi şeylerden uzak durmaya çalışan Amişler, doğal yollarla tedavi oluyorlar. Hastaneye gitmek zorunda kalanların masrafları ise imece usulü çalışan cemaat tarafından ödeniyor.

Kendi aralarında Almancanın bir lehçesini konuşuyorlar. Okulda İngilizce eğitimi alsalar da, ibadetlerini Almanca yaptıkları için, uzun yıllardır ABD’de yaşamalarına rağmen İngilizce konuşmalarında belirgin bir farklı aksan hissediliyor. Bu arada Amiş çocukları yalnızca 8 yıl okuyor. Kendi kiliselerinin işlettiği okullara giden çocuklar İncil derslerine, İngilizce ve Almanca’ya çalışıyor. Öğretmenleri de bu okullardan mezun olan 17-18 yaşındaki genç kızlar.

İlginç yaşam tarzları nedeniyle kimi Amiş kasabaları yıllardır turist akınına uğruyor. Ancak turistlerin fotoğraf çekmesine karşılar. Çünkü İncil’deki bazı ifadelerin görüntüyü yasakladığını düşünüyorlar. Hatta bu nedenle, küçük çocukların oynamaları için yapılan oyuncak bebeklerin yüzleri boş. Fotoğraflarını çekmek isteyenleri reddediyor, çekmeye çalışanlara arkalarını dönüyorlar. Bir gün bir Amiş görürseniz, makineye sarılmadan önce rızalarını almanızda fayda var.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

ilginç, her ne kadar teknolojiyi ret etmeleri ilgimi çeksede bir amiş olmak istemezdim.

Portakal Çiçeği ve FISILTI 
 16.11.2009 9:01
Cevap :
Ben de istemezdim. Özellikle iş-okul hayatında internetsiz yaşamanın hayatı felç edeceği ortada. Bu toplulukla 4-5 gün tatil yapılabilir, ama devamı gelmez kanımca:)  16.11.2009 17:00
 

yaziniza minik bir ilave, usa askerlik zorunlu olmadigindan askere istiyen gider,sosyal guvenlik nosu olan gelir elde eden her kez vergi verme zorunlulugundadir.Yasadiklari bilgelerde mutlak town yonetimine ve federal kanunlara uyma zorunlulugu vardir. Aksi taksdirde vatandasliginizi kaybedebilirsiniz.Kizilderililer haric hic bir irk icin ozel bir yonetim ve vergilendirme sekli yoktur. Saglik ve saygiyla

Newyorker sade vatandas 
 14.11.2009 17:46
Cevap :
Doğrudur. Bu topluluk da vatandaşlık derdinde değil ve vergi, kanun gibi kurallara uymuyorlar. Hükümetin otoritesini yok sayıyorlar. Yani federal kurallara uymamaktan dolayı kaybettikleri vatandaşlıkları pek umurlarında değil.  16.11.2009 16:58
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 46
Toplam yorum
: 69
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1407
Kayıt tarihi
: 17.10.08
 
 

İstanbul'da yaşıyorum. Kitap, dergi, televizyon, film, müzik, okumak gibi hobilerim var. Yazar de..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster