Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Kasım '08

 
Kategori
Sinema
Okunma Sayısı
5691
 

Mustafa filmi üzerine

Mustafa filmi üzerine
 

Perşembe gününden başlayarak posta kutuma birkaç kanaldan “filmi izlemeyin, çocuğunuza izletmeyin” mesajları geldi.

Yeri gelmişken, bu tür olumsuz kampanyalar, söz konusu ürünün daha merak edilir hale gelmesine yol açıyor, bu nedenle zamanlaması iyi belirlenmezse tam ters etki yapabilir, bu filmde olduğu gibi.

Filme heves ve heyecanla gittim, filmi beğenmedim ve sinemadan hayal kırıklığıyla çıktım. Nedenlerine gelince; Film belgesel ama, hikayesi ağırlıkla Atatürk’ün özel yaşamıyla ilgili çok bilinmeyen ve pek dile düşmemiş bazı ilişkiler ve olaylar üzerine kurulmuş.

Bu pek az şey de hem Atatürk’ün yaşam hikayesine güzel ilişkilendirilmemiş ve askıda kalmış, hem de çok ön plana çıkarılmış ve gerçekte olduğundan daha fazla önem kazanmış.

Atatürk’ün yaşamı aynı zamanda bir Kurtuluş Savaşı hikayesidir ve siyasi bir tavır ve eylemler silsilesidir. Bu hikayeyi anlatırken, elde malzemesi olan kısmı kullanıp, diğer kısımları es geçince yapılan ve yaşanan bir çok şey anlamsız hale geliyor.

Böyle olunca da hikayenin dengesi bozuluyor ve önemsiz şeyler önemli, önemli şeyler önemsiz hale geliyor.

Hadi bir çoğumuz bu boşlukları doldurabiliyoruz ama, Atatürk’ü tanımayan birisi izlediğinde Atatürk ve film konusunda ne hisseder doğrusu merak ediyorum.

Düşünün, ailenizi de ilgilendiren çok önemli bir toplantıya giderken önce berberde tıraş oluyorsunuz ve akşam eve döndüğünüzde eşiniz gününüzün nasıl geçtiğini soruyor. Ona berberde yaşadığınız yarım saatlik fragmanı olduğu gibi anlatıp sonra da “bir de toplantım vardı” demek gününüzü ne kadar güzel özetler ve eşinizi ne kadar tatmin ederse, ben de o kadar tatmin oldum.

Yorum ve yargılarda yazarın haddini aşmış olduğuna katılıyorum.

Tamam, tabulaştırmayalım ve eleştirebilelim ama Atatürk siyasi ve askeri bir kişilikti. Ulusal kahraman haline gelmiş bir kişiyi.. hadi özel hayatıyla da eleştirdik ve bunu da normal kabul ettik diyelim. Ama “zevk düşkünü” gibi hakarete ve aşağılamaya varan terimler kullanılmasını yadırgadım.

Atatürk’ün yaşamının son yıllarındaki iddia edilen “yalnızlığı” ise tarihsel vizyondan uzak bir şekilde verilmiş. Dahilerin ve çevresinde çok büyük saygı oluşturmuş tarihi kişiliklerin kaçınamadığı bir “zirve” yalnızlığıdır o ve bunun filmde daha iyi vurgulanmasını beklerdim. İstanbul’a ilk geldiği yıllarda Fransız sevgilisine yazdığı mektuplardaki sözlerle birleştirilince adeta sefahate düşkün, yalnız ve depresif bir kişilik öne çıkıyor ki, bu da yukarıda sözünü ettiğimiz “kurguyu ve hikayeyi eldeki malzeme üzerine oturtma” sonucu oluşan balans bozukluğuna güzel bir örnek.

Hafızam beni yanıltmıyorsa, henüz Kemal adını almadığı çocukluk dönemi ile ilgili bir karede adı Mustafa Kemal olarak anılıyor. Bunu da bir kurgu hatası olarak belirtmeliyim.

Sonuç olarak, “Sarı Zeybek”ten sonra imza attığı “Mustafa” belgeseli ile “Atatürk spesiyalisti” haline gelen Can Dündar’ı bu misyonu üstlenecek kapasite ve vizyondan uzak bulduğumu belirtmeliyim.

Bu filme bu haliyle ben de sponsor olmazdım ama Turkcell’in mazeretiyle değil. Turkcell’in ret gerekçesini ben de hoş karşılamıyorum.

Diğer taraftan keşke Sabancı ve NTV de filme sponsor olmasaydı çünkü film bunu hak etmiyor. Atatürk adını barındıran her şeye sponsor olunacak diye bir kural yok. Bence, açıklanan ve açıklanmayan gerekçelere bakınca Sabancı’nın sponsorluğu reddedip, Turkcell’in sponsor olması gerekirdi.

Ama filmden her iki kurum yetkilileri de bir şey anlamamış sanırım.. tabi Turkcell’in “her kesimden müşterimiz var” derken vurguladığı duyarlılık Atatürkçü kesim için değilse. Bu durumda eylem ile niyet uyuyor. (Bu bir şakadır)

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

YURT DISINDA YASADIGIM ICIN NE ZAMAN SEYREDERIM BILMIYORUM.ANCAK MUSTAFA KEMAL ATATURK U BIR LIDER BIR KURTARICI OLARAK INCELEMEK GEREKIR.HIC KIMSE AZIZ ATA NIN OZEL HAYATINA GIRMEMELI VE ULU ONDERI TABULASTIRMAMALI.CUNKU O TURK MILLETINE CENAB-I HAKKIN BIR LUTFUYDU.

ahmet alican 
 06.11.2008 2:32
 

Lisedeyken tarih öğretmenim İnkilap Tarihi dersini nasıl buluyorsunuz demişti. Bende ilk okuldan beri sürekli Atatürk karga kovalıyor diye başlayan tarih dersini saçma bulduğumu söylemiştim. Bunu bir kenara bırakıp yaptığı devrimleri anlatırken bu devrimleri neden ve nelerden etkilenip yaptığını öğrenmek daha faydalı olur demiştim. Kuşkusuz yaptığı şeylerde çocukluğunun yetişme tarzının katkısı vardır. Ama benim istediğimde Mustafa'nın Kemal, Kemal'in de Atatürk olma sürecinde yaşadıklarıydı. Ama benim de izleyenlerden öğrendiğim bu bir Süperman-Klark Kent trajedisine dönmüş. Yıllarca biraz da mecburiyetten Atatürk'ün altında ezilen Mustafa ve Kemal'den bu sefer Mustafa'yı galip çıkartıp Kemal ile Atatürk'ü yok saymışlar. Umarım ömrümüz sinemada Mustafa Kemal ve Atatürk'ü bir arada görmeye yeter.

*!acemice!* 
 05.11.2008 19:43
 

uzaklardayim gorme sansim yok hemen . ama yazilanlar gidenlerin gozlemleri hic te ic acici degil . ATATURK BIR LIDER BIR KISILIKTI . Onun bir filim sanatcisi gibi lanse edilmesini ve ozel hayatinin irdelenmesini hic de dogru bulmuyorum .saygilarimla

Nursen 
 04.11.2008 1:37
 

CUMHURİYET BAYRAMI kutlamasının mutluluğuyla gittigim bu filmde büyük bir hüsrana ugradım ne gişe yaptıralım böyle fiilmlere nede para kazandıralım. Can Dündar Atatürk 'ü diktatör ve muhaliflerini susturan kötü biri gibi göstermiş.O devirde okuma yazmanın %10 olduğu bir ülkede ,herkes hilafet,şeriat vs. isterken Can Dündar 'ın istediği gibi entel ,dantel olmak mümkün mü? Gittim pişman oldum.Gitmeyin.

AYSE YAPRAK 
 03.11.2008 21:15
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 130
Toplam yorum
: 181
Toplam mesaj
: 32
Ort. okunma sayısı
: 2114
Kayıt tarihi
: 28.06.06
 
 

İnsanın kendini anlatması zor, gereksiz de! Yaptığı işlere bakmak yeter, ne gerek var fazla i..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster