Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Mart '14

 
Kategori
Ruh Sağlığı
Okunma Sayısı
293
 

Mutluluk kapısı

Mutluluk kapısı
 

Bugün pazar. Karanlık, yağmurlu bir İstanbul sabahına uyandık gene. Sanki havanın karanlığı içimize de işlemiş gibi.

  Sabah gazeteleri açtım okumak amaçlı. Ama okuyamadan bir kaç dakika sonra kapattım hepsini. Tüm gazetelerde karanlık yazılar. Ümitsiz, karanlık yazılar.Aynen televizyonlarda olduğu gibi. Artık televizyon bile seyretmek istemiyor canım.

  Günlerdir, hatta aylardır toplumca büyük bir hüsrana sürüklenir gibiyiz. Herkes birbirinden nefret ediyor, mutsuz, huysuz, Benim gibler  küskün, bitkin. Kimsi ise saldırgan ki çoğu böyle,kavgacı.

  Bütün bu ruh halinin üstüne hiç mi mutlu olay yok bizi yaşama bağlayacak, Gazeteleri açıyorsun artık bıraktım haberleri, köşe yazarları hatta magazin ve güncel yazanlar bile umutsuz yazılar yazıyor.

 Dün akşam bir konsere gittim. Macar İhtilalının yıl dönümü sebebiyle Macar Başkonsolosluğu desteği ile düzenlenmiş bir konserdi. Konserin birinci bölümünde Üç Deniz topluluğu diye bir grup müzisyen bir çok ülkenin türkülerinden örnekler sundu. Aynı türkünün Türkçe, Rumca ve bir başka dilde uyarlamasını dinledik. İran, Arap, Türk, Bulgar, Yunanlı, Romanyalı, bir çok ülke insanının duygularını haykırdığı türküler bana hangi coğrafyada olursa olsun insanın hep aynı acıları, aynı mutlulukları yaşadığını bir kez daha hatırlattı. Müziğin birleştici gücünü  çok iyi hissettiğimiz bu konserde çocuğumun müzisyen olmasından büyük mutluluk duydum.

Dün geceki konser ümitlerimizi  biraz yeşertmeye başlamışken bu sabah okumaya çalıştığım gazeteler gene umutlarımı  yıktı.

Oysa ki ben bütün bu karamsar duygulardan, bu toplumca içine sürüklendirilmeye çalışıldığımız depresyondan ancak bir mutluluk kapısını aralayarak kurtulacağımıza inanıyorum. Belki o mutluluk kapısı şu anda kapalı gibi görülüyor ama o kapıyı aralamak,hatta  sonuna kadar açmak bizim elimizde.

Biz içinde bulunduğumuz bu karamsar havadan çıkabilirsek , o mutluluk kapsını aralayabilriiz sanırım.

Birbirimize destek olarak, el vererek, umutla beslenerek o mutluluk kapısnı bulalım ve açalım. Buna çok ihtiyacımız var.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Mutluluk kolay bulunmuyor ama bulununcada çabuk kaybediliyor.İzin vermeseydiniz keşke o gazetelere mutluluğunuzu bozmamasına.Ben de hüzünlenince eski resimlere bakıyorum.O nun saçı bunun elbisesi diyorum ve mutlu oluyorum.Selam ve sevgilerimle.

çalıkuşu 
 20.03.2014 23:37
Cevap :
Sevgili Çalıkuşu, Mutluluk zor elde ediliyor ve çabuk kaybediliyor dediğiniz gibi. Elimizdeki mutlulukların değerini bilelim diyeceğim ama o mutlulukları da elimizden almak için çabalıyor çevremizdeki insanlar.Size hiç kaybetmeyeceğiniz mutluluklar dilerim. Sevgilerimle  21.03.2014 13:38
 

Keşke o konserde ben de olsaydım. Haber dahi izlemiyorum, umut edelim kardeşim, umut edelim. İnşallah o umut kapıları yeşerip çiçekler açar.Sevgiler.NAHİDE ÇELEBİ

NAHİDE ÇELEBİ 
 16.03.2014 17:41
Cevap :
Ah Nahide Hanım, keşke dün gece burada olsaydınız ve konseri beraber izleseydik. Kimbilir belli mi olur. Bir gün belki beraber Burcu'nun konserini izleriz.Ümit ...Sevgi ve saygılarımla  16.03.2014 18:14
 

Alın benden de o kadar derler ya.Bir müddetten beri sabahları gazeteyi bir hevesle ele alıyorum.Bir iki haber okuduktan sonra aynen sizin gibi içimi bir sıkıntı basıyor.Kenara bırakıyorum.Haberler hep aynı.Öldürülen kadınlar,hasta bebekler, siyasilerin birbirlerini suçlamaları bıktırıyor insanı.Nedir bu? Ne oldu canım ülkeme? diyorum.İnşallah bir gün neşeyle gazete okuyabiliriz. PS.Ne güzel konser izlemişsiniz.İmrendim ve moralim de düzeldi bu arada.Demek ki ülkemde güzel şeyler de olabiliyormuş.

yılmaz çetingöz 
 16.03.2014 15:01
Cevap :
Sayın Yılmaz Bey , ne yazık ki güzellik sadece konserde kaldı. Ben İstanbul Kadıköy yakasında yaşıyorum. Bugün eşimle biraz dolaşmaya çıktık. İnanın bütün güzel duygularım gitti ve insanlardan ne kadar nefret edebildiğimi düşünmeye başladım. Gerek trafikte, gerek toplu yaşamda, gerek en yakın çevrenizde, apartımanınızda öylesine acımasız ve saldırgan ki insanlar , hep nasıl zarar görmeden kendimi kurtarabilirim endişesi ile geçirdiğim bir kaç saat oldu sokaktaki yaşamım. Anlayacağınız ben de kendi kendime sordum 'Ne oldu bu topluma.'diye. Ben anlamıyorum. Anlayan varsa bana açıklasın lütfen. Sevgi ve saygılarımla,Ayrıca çok mutluyum,uzaklarda bile olsa aynı duyguları paylaştığım kişiler olduğu için.  17.03.2014 20:04
 

Merhaba Gökova...O mutluluk kapısını hepimiz bir aralasak; ya da aralamayı bırakın o kapıya doğru bir hamle içinde olsak bile başlangıç için yeter de artar diye düşünüyorum...Oysaki, yaşamımız tam tersi, her gün okuduğumuz gazeteler ve televizyonların birbirini zıt haberler, bize "mutluluk" değil; sanki "mutsuzluk" kapısını açıyor...Ben de, sizin yaptığınızı pek yapmıyorum ama, zaman zaman klasik Türk Sanat Müziği dinleyerek kendimi başka bir dünya içine salıyorum...Kafamı ve ruhumu dinlendiriyorum...Selamlar.

cdenizkent 
 16.03.2014 14:01
Cevap :
Müzik en iyi ilaç Sayın Yazarım. Ben mutsuz olunca sevdiğim bir müzik ile kendimi şarj ediyorum. Başka çaremiz de yok sanırım. Yoksa yok olup gideceğiz. Sevgi ve selamlarımla  16.03.2014 18:12
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 825
Toplam yorum
: 1069
Toplam mesaj
: 22
Ort. okunma sayısı
: 1028
Kayıt tarihi
: 26.04.11
 
 

Ben emekli bir iktisatçıyım. 21 yıldır bir sanatçı annesiyim. Küçük kızım klasik müziğe eğilim gö..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster