Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Şubat '20

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
16
 

Nasıl Eğitim İstiyoruz?

Nasıl Eğitim İstiyoruz?

Yusuf ERDEM

Yaşadığımız dönem; bilim, sanat ve yaratıcı özgür düşünce dünyamızın iyice çoraklaştığı, ülkemizdeki eğitim sisteminin her geçen gün bütün unsurlarıyla biraz daha  gericileşip karanlığa sürüklendiği bir dönem. Öyle ki azımsanmayacak tarihsel bir birikimi olan modern Türkiye; muhafazakâr bir ortaçağ Arap kasabası kültürüne hapsedilmek isteniyor. Bütün eğitim kurumlarının her düzeyinde yalnızca dogmatik inançlara ve itaate dayanan, eleştirel özgür düşünceye kesinlikle yer vermeyen bir eğitim anlayışı, her geçen gün biraz daha kökleşip kurumsallık kazanıyor. Tıpkı yavaş yavaş ısıtılan suya alışan kurbağa misali toplum, alıştıra alıştıra korkunç bir karanlığa sürükleniyor. 

Mevcut kapitalist sömürü ve soygun düzeni; mevcut eğitim sisteminden, ne tür insanlar yetiştirmesini istiyor?

Düzen, bu eğitim sisteminden;

 * dinci-mezhepçi-cemaatçi, militarist, ırkçı, şoven ve faşizan nefret ideolojileriyle zehirlenmiş;

 * düşünme ve sorgulama yetisi dumura uğratılmış; 

* devlete, otoriteye, lidere ve güce tapınan; 

* bunlar uğruna her an kendini feda etmeye hazır ve insanlıktan çıkarılmış kör aletler istiyor.  

Düşünmeyen, eleştirmeyen, otoriteyi sorgulamayan, haksızlıkları görmezden gelen; örgütlenerek hak aramaktan korkan ve farklı olan herkese düşmanca duygular besleyen insanlardan oluşan bir çağdışı bir toplum.

**** 

Aziz Nesin,  yoksul halk çocuklarını eğitmek için kurduğu Nesin Vakfı’nda, ne tür bir eğitim istediğini dile getiren “Eğitim Konusunda Vasiyetimdir” başlıklı –aşağıda özetlediğim yazısında şu ilke ve hedefleri sıralıyor:

 

Vakıf çocukları ve gençlerinin;

* üretken olmalarını,

* dünyaya, insanlara, olaylara eleştirel gözle bakmalarını,

* cezasız ve yasaksız yetişmelerini,

* çocukların şımarma haklarının olmasını,

* toplumsal sorumluluklarının neler olduğunu bilmelerini,

* kendilerini sevmelerini,  kendilerini severek ve değer vererek yetişmelerini,

* kendi aşağılık duygularını tanıyarak onu yenmelerini ve kendi aşağılık duygularından itici güç olarak yararlanmalarını,

* uygar insanlar olarak yetişmelerini,

* tarihsel gelişim doğrultusunda kendilerinden başlayarak, çevrelerini, ortamlarını, başkalarını ve dünyalarını değiştirme çabası içinde -yani hayata karşı devrimci tavırlı- olmalarını, böyle yetişmelerini,

* yaşama atılınca sevdikleri işi yapmalarını, 

* özgün düşünceli , özgün davranışlı -yani özgün kişilikli-  bireyler olarak yetişmelerini,

* büyük düşlemler (hayaller) kuran, bunları gerçeğe dönüştürmek için savaşım veren ve zengin imgelemlere sahip olan kişiler olarak yetişmelerini İSTİYOR.

****

Yukarıda özetlediğim metin, bu karanlık ortamda insana inanılmaz gibi geliyor. Yalnızca bir vakfın öğrencileri için değil, bütün çocuklarımızın eğitimi için çok önemli ilkeleri sıralıyor Aziz Nesin. 

Ben yaşlı bir eğitimci olürük, bütün bunları ve çok daha fazlasını bütün ezilen halkların çocukları için, ülkemizin ve yeryüzünün bütün çocukları için istiyoruz.

 

Ve insan; bu yazıyı tekrar okuyunca kendi kendine şunu düşünüyor: Böyle yazarlar yetiştirmiş bir toplum,  asla bir ortaçağ Arap kasabası kültürüne hapsedilemez. Ve tarihin hiçbir döneminde despotlar, aklı zincire vurmanın ve özgür düşünceyi, ilanihaye susturmayı asla başaramamışlardır.  

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 56
Toplam yorum
: 20
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 552
Kayıt tarihi
: 08.03.11
 
 

1948’de Tokat’ın Reşadiye ilçesine bağlı Bereketli köyünde doğdum. İlkokulu köyümde, ortaokulu Reşad..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster