Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Ocak '09

 
Kategori
Kültür - Sanat
Okunma Sayısı
2905
 

Nazım Hikmet'in vasiyetindeki köy: Seçköy

Nazım Hikmet'in vasiyetindeki köy: Seçköy
 

Hürriyet arşiv


Seçköy, dağların zirvesine kurulmuş bir köy, Marmara Denizi'ne göz kırpar durur. Uludağ’a el sallar, sevgiyle.

Bursa’ya, Gemlik’e bir kartal edasıyla bakar durur, yıllara meydan okuyarak.

Yeşile bürünmüş dört bir yanı. Gururla dimdik durur, zamana inat.

Köyün çok güzel bir meydanı var. Köylülerin "Ulu Çınar" dedikleri, 800 yıllık çınar da, bu meydanda bulununuyor.

Durup dururken bu güzel köyü niye anlattım. Gelelim konumuza:

Bakanlar Kurulu çok önemli bir karara imza attı.

Nazım Hikmet'in, Türk Vatandaşlığına geri alınması için hazırlanan karar, Bakanlar Kurulu tarafından imzalandı. Bu geç kalmış, sevindirici haberi, Sayın Cemil Çiçek açıkladı. Nazım'ın mezarının da getirilebileceği, ancak bu kararı ailesinin vereceğini söyledi.
 

Şimdi kaldığımız yerden tekrar Seçköy'e dönelim. Seçköy'ün, Nazım Hikmet'le ne ilgisi var ona bakalım.

Bu köyde ünlü bir ressam yaşar. Nazım Hikmet’in mahpus arkadaşı, 16 yaşındayken hapishaneye düşen, bu gencin adı: İbrahim Balaban’dır.

Bursa Cezaevinde, Balaban’ ın resim yeteneğini gören, Nazım Hikmet , Ona destek verir. İyi bir arkadaş olurlar. Balaban, Nazım Hikmet’ten; Felsefe, Sosyoloji, ekonomi ve politika dersleri aldığını da söyler.

Balaban bir yazısında; “Beni kültürle donattı, ressamlığa yöneltti. Bir güneşti ve ben bu güneşin içinden doğdum .” der.

İbrahim Balaban, oğullarına: Hasan Nazım ve Hüseyin Hikmet adlarını veriyor. Hasan Nazım’da babası gibi ünlü bir ressam.

Nazım'ın vasiyetindeki, Anadolu Köyü, Seçköy gibidir. Çınarlarıyla ünlü bu köyü,İbrahim Balaban en ince noktalarına kadar Nazım'a anlatmış gibidir.. Nazım'ın vasiyetindeki köy bu köydür. Nazım'ı sevenler , bu güzel köyü, Nazım'ın vasiyetine uygun buldular. Bu durum, köy için de, çok önemli ve tarihi bir karar olmalıydı. Ve bu Ulu Çınar'a "Nazım burada yatıyor" diye bir plaket çakıldı.

Bu duruma köylülerin çoğu sevindi. Köyün bazı kişileri buna tepki gösterdi. Bazıları ev ev dolaşarak bunu önlemeye çalıştı. Köyümüzün adı koministe çıkar diyenler de oldu. Köyün başarılı muhtarı da bu tepkilere fazla dayanamadı ve plaket söküldü.

Köy için, bu fırsat tekrar gelmek üzeredir. Nazım'ın vasiyetine uyan bu köye, Nazım'ın mezarı taşındığı zaman, bu köy her yönüyle gelişecek, çok ünlü bir köy olacak. Ressamlarıyla, şairleriyle meşhur bu köy, dünyanın dört bir bucağından insanları buraya çekecek.

Bu girişim desteklenmelidir. Böyle bir onur ve şans kolay kolay ele geçmez.

Bir vesile ile bulunmuş olduğum, bu güzel köy, bu fırsatı kaçırmamalıdır. Köyün çalışkan, misafirperver Muhtarı , Ressam İbrahim Balaban'ın yeğeni, Hasan Ali Balaban, bu işi başaracak güçtedir diye düşünüyorum. Nazım'ı seviyoruz. Balaban'ı resimlerinden, kitaplarından tanıyoruz. İbrahim Balaban'ın ressam oğlu, Hasan Nazım Balaban'ın da, ülkemizin çok ünlü ressamlarından birisi olduğunu biliyoruz.

Köyde resim yeteneği olan daha bir çok kişinin olduğu da söylendi. Sanatla iç içe bu köye, Nazım'ın mezarı çok yakışır.

Zaten Nazım da, şiirinde bunu belirtmiş.

Yoldaşlar ölürsem o günden önce yani

-Öyle gibi görünüyor-

Anadolu’da bir köy mezarlığına gömün beni

Ve de uyarına gelirse Tepemde bir çınar olursa

Taş maş da istemez hani

Umarım, Nazım'ın vasiyetine uygun olan bu güzel köye, Nazım'ın mezarı getirilerek. özlemi gerçekleştirilmiş olur.

Buna, tüm dünya sevinir.

Resim: Hürriyet
Not: Daha önce kaleme aldığım ve Milliyet BLOG'DA yayımlanan yazımı, güncel gelişmelere göre güncelledim.

İlgili Galeri: Balaban Resimleri, Seçköy

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Zaman değişti okan bey..eski yasaklar şiddetle karşı çıkılanlar bile artık olağan gibi davranılabiliniyor.Baksanıza başbakan dahi kürtçe konuşmalar yapıyor..bizamanlar bir ödül töreninde kürtçe şarkı okuyacağını söyleyen ve kafasına çatallar bıçaklar atan zihniyet şimdi ve yurtdışında memleket özlemiyle verilen canlar..bence en kötü zaman onların zamanıydı..ZAMAN GERÇEKTEN DEĞİŞTİ..TBMM ALTINDA NELER DENMİYORKİ!!!Neyse hocam yazınız güzeldi ilk defa okudum ellerinize sağlık..SAYGILAR.

TÜRKİYEM. C.D. 
 07.01.2009 1:18
Cevap :
Merhaba, Yorumunuzla, katkınızdan dolayı teşekkür eder, esenlikler dilerim.  07.01.2009 12:00
 

Toprağa beraber dalacağız. Ve bir gün yabani bir çiçek bu toprak parçasından nemlenip filizlenirse sapında muhakkak iki çiçek açacak : biri sen biri de ben.

Yapukay 
 06.01.2009 19:36
Cevap :
Merhaba, Bu güzel dizelerle katkıda bulunduğunuz için teşekkürler eder, esenlikler dilerim.  07.01.2009 12:02
 

Büyük bir Nazım okuru olduğum halde ve hemen hemen tüm hayatını okuduğum halde Nazım'ın Seçköy ile olan bağlantısını bilmiyordum. Bir yarım Bursa'lı olduğu için bu fikir daha da hoşuma gitti. Onun Moskova' daki mezarını ziyaret ettiğim de orada yattığı için, üzerinde çınarı göremediğim için hüzünlenmiştim. Nazım'ı Bursa'da ziyaret etmek onurlandırır beni. Ama yinede Nazım'ın Türkiye'ye getirilmesinde sakınca görüyorum. Hala memleketimde Nazım'ın mezarına saygı göstermeyecek insan sayısı çok fazla. Nasıl zamanında o köyde kapı kapı gezip tabelayı indirttilerse, mezarınada zarar verebilirler. Hem kendi yazımda da belirttiğim gibi Dünya'nın en büyük ozanlarından birini Ruslar'ın Türkiye'ye bırakacağını hiç sanmıyorum. Vasiyetine rağmen... Berlin'den sevgilerimle Öğretmenim, esen kalın.

OKAN TINMAZ 
 06.01.2009 15:11
Cevap :
Sevgili OKAN, her şeyi o kadar güzel anlatmışsın ki, bu güzel yorumuna ekleyeceğim bir söz yok...Sevgilerimle esenlikler dilerim.  06.01.2009 21:03
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1408
Toplam yorum
: 1907
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1038
Kayıt tarihi
: 04.11.06
 
 

Emekli öğretmenim ve  emeklemeye devam ediyorum.  Emeklilik yaşamın sonu değil, yaşama yeni amaçl..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster