Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Temmuz '08

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
562
 

Ne tarafa hemşerim

Ne tarafa hemşerim
 

anti-militarizmle, akp taraftarlığı arası hafif sol çokca liberal gazete.


AKP’nin kapatma davası, Ergenekon soruşturması ve gözaltılar sonrasında ortaya çıkan (kamplaşma da diyemeyeceğimiz) gruplaşmaların temelinde statükocu laik-demokratlarla, şeriat isteme özgürlüğü istemeyi çağdaş demokrasi anlayışı olarak gösterenlerin gölge dansı var. Türkiye’de siyaset okumalarının en eski hatası, bu çeşit kutuplaşmaların taraflarının ulvi amaçlara sahip olduğu yargısı. Ortada çıkar ilişkilerini korumaya çalışan iki farklı grubun teatral politik kandırmacasından başka bir şey yok.

Demokrasi lafını en çok (rantı) kendine yontmaya çalışanlar maske olarak kullanıyor. Bu durumda en iyi nalıncı keseri AKP ve yandaşlarının elinde. Çünkü henüz homojen bir örgüt olamamalarına karşın müthiş bir ‘çıkar birliği’ oluşturmuş durumdalar. Kemalist elitin cumhuriyet devrimlerini koruma desturunun karşısında ‘karşı devrim’ tezi şu an için yok. AKP ideolojik bir örgüt değil, tamamen çıkar ilişkilerinin avantajlarını kullanarak ilerleyen ‘neo-liberal’ bir organizma, uzantı.

Kurucu ideoloji olarak yaftalandırılan Atatürkçülüğün militarist bir zorbalığa dönüştüğü ortada. Kemalizm’in ister sağından olsun ister solundan herkes AKP’ye karşı yapılacak bir askeri müdahaleyi reva görüyor. Şaşılacak şey; bu safta yer alanların öteden bu tarafa ‘demokrat’ olarak gruplandırılmış olması.

12 Eylül kumpasını Türk toplumunun boynuna dolayan bir süper milliyetçilik anlayışı, Kemalistlerin hem sağında hem de solunda. Merak ettiğim Kenan Evren AKP aleyhinde açıklamada bulunursa ona da poh-poh çekecekler mi? Ne yaman çelişki.

Başta taraf gazetesi, öteden beri anti-militarist tavırdalar. AKP karşıtlığı elbette darbelere göz yumma bahanesi olamaz.

Bu noktada taraf gazetesi iki gruptan birini tutmak zorundaymış gibi mi davranıyor?

Yani Ergenekoncularla ilgili çok net haberler yapıyorken nasıl oluyor da AKP’nin niyeti, içinde bulundukları ben yaptım oldu hali, başbakanın çok manidar( !) açıklamaları konusunda pek haber yapmıyorlar?

Sahi bu taraf hangi tarafa düşüyor?

Demokrasi sözünü algı farklılığından da yararlanarak çarpıtan bir AKP’nin karşısında demokrasinin kendi mamulü olduğunu iddia eden CHP. Sahi gerçek manada demokrat bir tavır ikisinden birini tutmak zorunda mı?

Demokrat siyaset yapma anlayışını sürekli olarak öteleyen, ordu merkezli bir ülkede, şeriat isteme özgürlüğü isteyenlere karşı Atatürkçülük yeterli bir tavır değildir. Düzen muhafazakârlığı hiçbir zaman hareket halinde olan ateş topunu söndüremez. Yerine; ilerici, toplumu kucaklayan, anti-militarist, neo-liberal tuzaklara karşı uyanık bir ‘solduyu’ istemeli.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Atatürçülük militarist bir zorbalık olmayabilir, lakin stotükocu bir zihniyetin elinde ve kontrolunde olunca öyle bir hal almadı mı? Ümmet olan bir halkın topluma dönüşümünün sancılarını yaşadığımız doğru, bunun karşısında Atatürkçü düşünce paralelinde ilerici ve modern olduğunu düşündüğümüz çevreler toplum dönüşümünün tam olarak ve sağlıklı bir biçimde neden gerçekleşmediği konusunda neden özeleştiri yapmaz-sistemin neresinde aksaklık olduğu konusunda yeni açılımlar getirmeye çalışmaz? Bunun dışında söylediklerinize tamamen katılıyorum, demokrasi şiarına sarılan bazı çevrelerin şeriat isteme özgürlüğü istemelerine karşılık verilecek en keskin yanıt: Geriye doğru ilerleme olmaz-olamaz, ne demokrasi ne de başka bir konuda.. SAYGILAR

Ali AYDIN 
 17.07.2008 18:17
 

militarist bir zorbalık değildir. Öyle olsaydı çok partili döneme izin vermezdi. Ümmet olan bir halkın topluma dönüşümünün sancılarını yaşadığımız bu ortamda olduğunca hoşgörü ve özgürlük alanı zaten vardır. Fakat hiçbir ideoloji, özgürlükler uğruna kendisini yokedecek kadar aciz değildir ve olmayacaktır. Statiko olduğu yerden kalkmamak, üstüne oturmak veya değişime sırtını dönmektir. Türkiye'nin ulusal kurtuluş savaşımından beri aldığı yolu göremeyecek gözlere hiçbir gözlük uymaz diyorum. Demokratlara düşen görev; insan hakları ve laik sistemde en ileri seviyeye gidebilecek açılımlara önayak olmaktır. Işığı kapatıp, mumla karanlığa geri dönmek ne zaman demokratlık oldu? Selamlar..

Yalnıztürk 
 15.07.2008 22:05
Cevap :
Atatürçülük militarist bir zorbalık olmayabilir, lakin stotükocu bir zihniyetin elinde ve kontrolunde olunca öyle bir hal almadı mı? Ümmet olan bir halkın topluma dönüşümünün sancılarını yaşadığımız doğru, bunun karşısında Atatürkçü düşünce paralelinde ilerici ve modern olduğunu düşündüğümüz çevreler toplum dönüşümünün tam olarak ve sağlıklı bir biçimde neden gerçekleşmediği konusunda neden özeleştiri yapmaz-sistemin neresinde aksaklık olduğu konusunda yeni açılımlar getirmeye çalışmaz? Bunun dışında söylediklerinize tamamen katılıyorum, demokrasi şiarına sarılan bazı çevrelerin şeriat isteme özgürlüğü istemelerine karşılık verilecek en keskin yanıt: Geriye doğru ilerleme olmaz-olamaz, ne demokrasi ne de başka bir konuda.. SAYGILAR  16.07.2008 12:46
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 12
Toplam yorum
: 39
Toplam mesaj
: 14
Ort. okunma sayısı
: 659
Kayıt tarihi
: 17.08.07
 
 

1983 yılında Mersin- Anamur'da doğdum. Ticaret Meslek Lisesi mezunuyum. İnternet salonu işletiyorum ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster