Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Kasım '17

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
227
 

Ne Yesem Yarıyor...

Ne Yesem Yarıyor...
 

Mahşerin Dört Öfkelisi; Kemal, Can, Serdar, Caner "

“Pembe yalanları Tartışıyor

 

Kemal: Öfke ve yalanın başrolde olduğu hakkında bir film seyretmiştik!

Hatırlarsınız!

Caner: Hatırlamaz mıyım?

Yalancı, (LİAR, LİAR,  JİM CARRY).

Sanırım seyretmeyen azdır.

 

Serdar: Aynı filmi kaç defa seyrettiğimi bile hatırlamıyorum.

Ne zaman kendimi depresyonda hissetsem tekrar seyrederim.

Zor anlarımda, imdadıma yetişen birkaç filimden biridir.

 

Can: Hatırlıyorum.

Filmin kahramanı FLETCHER REEDE.

 Los ANGELES’LI bir savunma avukatıdır.

Benim gibi, FLETCHER da hayatını yalanlar üzerine kuran bir babadır!

Akıllı Öfke' nin 10 Kanunu No.2:

Lütfen Kalp Kırmayalım. 

Öncelikle Kendi Kalbimizi! 

Yalanlara Yer Yok!

 

Kemal:FLETCHER da benim gibi, eşine sürekli yalanlar söyleyen bir çapkın.

Mazereti ise hazırdır!

Bunlar pembe yalanlar.

Dahası söylediği yalanlara kendini de inandıran bir öfke koliktir!

Tam bir korkak öfke modeli!

 

 Akıllı Öfke' nin 10 Kanunu No.1:

Sağlık ve Mutluluk iş yerlerimizde Başlar. 

Evlerimizde Devam Eder! 

Öfke Kolik lere Yer yok!

 

Caner:FLETCHER da benim gibidir.

 Sadece kendisi değerlidir.

Kendi çocuğu ve karısı dâhil herkes değersizdir.

Çevresindeki herkes ona değersiz görünür

Gene de değersiz gördüklerini kimsenin yüzüne karşı söyleyemez.

Sadece davranışlarıyla belli etmeyi tercih eder.

Bu davranış şekli daha önce tarif ettiğim korkak öfke modeline bire bir uygundur.

 

Kemal: Korkak öfkeli FLETCHER’ ı benim gibi saldırgan öfkeli birinden ayıran farkı şudur;

Biz saldırgan öfkeliler daha cesuruzdur.

Beğenmediğim kişilere karşı davranışlarımı saklamam.

Bu yüzden insanlar saldırgan öfkeli biri olduğumu kolayca anlayabilir.

Oysa FLETCHER gibi korkak öfkeliler, gerçek duygularını saklarlar.

Onları teşhis ve anlaşmak oldukça zordur.

 

Can: FLETCHER ve benim gibiler, korkudan hiç kimsenin yüzüne değersiz olduğunu söyleyemeyiz.

Sadece hareketlerimizle göstermeyi seçeriz.

Akıllı Öfke' nin 10 Kanunu No.2:

Lütfen Kalp Kırmayalım. 

Öncelikle Kendi Kalbimizi! 

Yalanlara Yer Yok!

 

Caner:Ancak pembe de olsa her yalan ve palavra’ nın bir sonu var!

Benim defalarca başıma geldiği gibi, yalancı avukat bir gün duvara toslar.

 

Kemal:Ara sıra benim de yaptığım gibi, 5 yaşındaki oğlu MAX’ ın doğum günü partisine gitmez.

Oğluna yalan söyler.

Gerçekte ise,  patronu MİRANDA’ YLA sevişiyordur.

Ona göre bu Daha Önemli Bir İş’ tir.

 

Serdar: Küçük MAX de zihninde bir plan yapar.

Babasına bir ders vermeyi deneyecektir.

Yaş günü mumlarını söndürürken bir TANRI’ dan birdilek diler.

Babasının en azından bir gün boyunca yalan söylememesi için dua edecektir.

 

Kemal: TANRI küçük MAX’ ın bu dileğine EVET der.

Ertesi gün dilek, gerçek olur.

FLETCHER artık yalan söyleyemez.

 

Can:Örneğin patronu Miranda FLETCHER’ a sorar?

MİRANDA: Dün akşamki sevişmemiz nasıldı?

FLETCHER:Daha iyi seviştiğim kadınlar olmuştu diye cevaplar!

 

FLETCHER, ilk defa seviştiği bir kadına değersiz olduğunu söyleyebilmiştir.

Çünkü artık istese de yalan söyleyemez.

Akıllı Öfke' nin 10 Kanunu No.4:

Güç/Tüketim Sarhoşluğundan ayılalım. 

6 S Uygulayalım.      

 

Kemal:Korkak öfkeli FLETCHER benim gibi saldırgan öfkeli birine dönüşür.

Ben değerliyim sen değersizsin davranışları istemeden de olsa hayatını cehenneme çevirecektir.

FLETCHER,iş yerinde sürekli olarak çıkmadığı telefonlara çıkmaya başlar.

 

Can: Ok yaydan çıkmıştır, bir kere!

FLETCHER artık, saldırgan öfkeli biridir.

Hiç istemese de, iş arkadaşları hakkında ne düşünüyorsa açık açık söylemeye başlar.

 

Caner: Bunlar sadece başlangıçtır, ardından başka gaflar da gelir!

MAX: Öğretmeninin “güzellik insanın içindedir” dediğini söyleyerek, babasının fikrini almak ister.


FLETCHER: “Bu sadece çirkin insanların söyledikleri bir şeydir.” diye itiraz eder.(2)

 

FLETCHER: Bana kızgın olduğun için mi bu adamla evleniyorsun?

AUDREY: Hayır, sana kızgın olduğum için senden boşandım.

 

MAX REEDE: Keşke babam sadece 1 gün bana yalan söylemese.

MAX REEDE: Babam mı? O bir yalancı (LİAR).

 

TEACHER: Yalancı mı? Eminim onu demek istememişsindir.

MAX REEDE: Takım elbise giyiyor, mahkemeye gidiyor ve hâkimle konuşuyor.

 

TEACHER: Ah, avukat (LAWYER) demek istiyorsun.

FLETCHER: Greta, lütfen. 900 dolarlık takım elbisem üstünde sana diz çöküyorum.

 

Serdar: Film buna benzer diyaloglarla sürer, gider.

Arkadaşlar ne diyorsunuz?

Caner: Benim gibi, korkak öfke davranışları gösterenler sonunda FLETCHER gibi yalnızlaşır!

Gün gelir, kendi içimizde yılların biriktirdiği, yoğun acıyla yüzleşmek zorunda kalırız! 

Korkunç bir suçluluk duygusu yaşarız!

 

Akıllı Öfke' nin 10 Kanunu No.5

Öfkeye Karşı Sünger Olmayalım.

Teflon Olalım.  Günde 10.000 karar hedefimiz Olsun.

 

Can:  Söylediğim yalan ve palavralarla yüzleşmek zorunda kaldığımda, kendimi bir hücrede hissederim.

 

Serdar: Bizim gibilerin bu hücreden kurtulmaları zordur.

Hücremizin duvarları söylediğimiz yalanlarla örülmüştür.

 Öfke miz ise gardiyanımız olmuştur.

Yüzleşmemiz uzadıkça, hücremizin duvarları gittikçe kalınlaşır durur.

Şahsen palavra/yalan/öfke sarmalında bir öfke ve yalan fabrikasına dönüştüğümü hissediyorum.

 

Serdar: En tehlikeli tipler, benim gibilerdir.  

Kendime duyduğum Aptal Öfke’ den kurtulmaya çalışmalıyım.

Kendimi  değerli gibi hissetmem işe yaramaz.

Yalanlarım yüzüme vurulduğunda korkunç bir değersizlik şoku yaşarım.

 

Can: Ara sıra şöyle düşündüğüm olmuyor değil;

Örneğin benim gibi biri, aylar yıllar boyu kasada çalışan bir kasiyer olabilirdi!

Her gün yüzlerce müşterinin bana karşı yaptıkları onlarca kötü muameleye ses çıkaramazdım!

Sonunda bir gün bilinçaltım infilak etmez miydi?

 

Caner: Kasiyer ben de olabilirdim;

Bir gün cinnet geçirip, elime silahı alarak önüme geleni tarama riskim olur muydu diye düşünüyorum.

Benim gibi aptal öfkeli birinin  saldırgan öfke’ li birine dönüşme riskleri hep olasıdır.

Bunu önlemenin yolunun öfkemi içe atmak yerine akıllı öfkeye dönüştürmek olduğunu artık biliyorum.

 

Akıllı Öfke' nin 10 Kanunu No.7

Sağlıklı yaşayalım: Probiyotik Beslenelim. Bol Kahkaha atalım. 10.000 adım yürüyelim. 

Alaturka tuvalet kullanalım. Dijital  detoks uygulayalım. Şükredelim ve Dua edelim!

 

Sadece kendi öfkemi kontrol etmem de yetmez elbette!

Bir işyerinde çalışanların ve yöneticilerin davranışlarını da önemli!

Onların davranışlarını da zamanında analiz etmeye çalışırım.

Çalıştığım iş yerinde tüm çalışanların akıllı öfke kanunlarında buluşabilir.

Herkesin ortaklaşa çalışmalarında sorumluluğum olduğunu düşünüyorum

 

Kemal: Her kes gibi bende zaman zaman bunlar “Pembe Yalan” efsanesine sığınırım.

Can: Yalana pembe demek de ayrı bir yalan değil mi?

Yalan’ın rengi olmaz.

Yalan, yalandır

 

Caner: Pembe de kime göre pembe?

Yalancıya mı, yalan söylenene göre mi?

Aslında “pembe” kelimesini bende çok kullanırım.

Sadece kendimi kandırıyorum.

 

Kemal: Bunun gibi  “light ürünler” tanımı da başka bir kandırmaca!

Çoğu kez nasılsa “light” diye, yedikçe yediğim, içtikçe içtiğim olmuştur.

Sonrada neden kilo aldım diye hayrete düşerim!

Bir yandan kendime palavra sıkar, diğer yandan obezleşirim.

 

Akıllı Öfke' nin 10 Kanunu No.8

KAİZEN Uygulayalım!

Korkularımızı Unutalım.

 

Serdar: İnternetten tanıştığım bir kadın vardı!

Kendini “balıketi” olarak tanıtmıştı.

Sıkıştırınca, 1.60 boy, 90 kg olduğunu söyledi.

Bunun gibi, çoğu insan, kilolu, aşırı kilolu, Obez olmadığı yalanına kendini inandırıyor.

Sonrada gerçekmiş gibi inanarak karşındakine söylüyor.

Zorlasanız neredeyse üstüne yemin bile edecek!

Gerçeğin böyle olmadığı yüzüne karşı söylendiğinde ise öfke patlaması yaşıyor.

Öfke çoğu kez saldırgan öfke şeklinde olduğunda ise tatsız olaylar tetikleniyor.

 

Can: Oysa bazı kadınların tanıdık bir mazeretleri de var;

“Türk erkekleri balıketi kadın sever” miş!

 

Serdar: Bende kendime az yalan söylemiyorum.

Göbeksiz Erkek, Balkonsuz Eve Benzer." Bunlardan biri!

 

Caner: Bende kendimden ve arkadaşlarımdan bildiğim bazı yalanları sayayım.

§  “ Su içsem yarıyor,”

§  “Ben  iri kemikliyim”

§  “ Sigarayı bırakınca böyle oldum”

§  “ Futbolu bırakınca kilo aldım”

 

 Böylesine yalan ve palavralara her gün yüzlerce yenileri ekleniyor.

Artık günlük hayatta kendime ve çevreme  odaklıyım.

Gördüğüm ani öfke patlamalarının nedenlerini daha net anlıyorum.

 

Can: Şu balıketi yalanını biraz açalım.

Caner: Tanıdığım bir bayan arkadaşım vardı.

Normal boy ve kilodaydı.

Önce sigarayı bıraktı.

Sonra menopoza girdi.

2 sene içinde 20 kilo aldı.

Kendine “Balık Eti yalanını uydurmaya başladı.

 

Onlar önce “kilolu”, sonra “aşırı kilolu” olmaya başladığını kendine itiraf edemedi.

En sonrada “obez” vücut ölçülerine şimşek hızıyla ulaştı.

Süreçte kendisine defalarca aşırı kilo aldığını söyledim.

Gerçekleri söylememe öfkelendi.

Benden ayrıldı.

 

Sonradan öğrendim.

Benden ayrıldıktan sonra 10 kilo daha almış.

Akıllı Öfke' nin 10 Kanunu No.9

Birbirimizi Akıllıca Dinleyelim. 

Empati kuralım! 

Amaç kavga değildir. 

Öfkenin kök nedenini yakalayalım!

 

Serdar: sorun sadece kilo almak da değil.

Benimde tanıdığım bir hanımdan biliyorum.

Süreç kısa sürede geri dönülmez bir aşamaya geliyor.

Önce görünümler anormalleşir.

Sonra ruhsal/zihinsel/bedensel sağlık kötüleşiyor.

Ardından aşırı kilodan kaynaklanan onlarca farklı hastalık ortaya çıkıyor.

 

Kemal: Yalan/palavra/öfke sarmalından çıkamayanlar daha kolay kilo alıyor!

 

Caner: Kendimden biliyorum.

Bir ara 10 kilo kadar kilo aldım.

Düşününce bunun gerisinde korkak öfkem olduğunu fark ettim.

Bir öfke kolik olarak kendime karşı duyduğum öfkeyi akıllı öfke kanunlarıyla hafifletmeye çalıştım.

Kendime öfkelendikçe hırsını yemekten alıyordum

Ben buna Duygusal Açlık demeye başladım.

 

Sonunda kendime ret edilemeyecek bir teklif yapmayı başardım.

Eski kiloma geri döndüm.

Akıllı Öfke' nin 10 Kanunu No.10  

Çözüm odaklı iletişim kurulur. 

Ret edilemeyecek bir teklif yapılır. 

Sonuçta kazanan Akıllı öfkemiz olacaktır!

 

Serdar: Bende bir ara aşırı kilo aldım.

Öfkelendikçe, şişmeye, yemeğe devam ettim.

Sağlığımızın kötüye gittiğini bile bile bunu yapmaya devam ettim.

Sonunda bunun bir intihara dönüştüğünü fark ettim.

Kendime duyduğum öfkenin nedenlerini buldum.

 

Caner: Benim görüşüm net;

Akılcı Öfke kanunlarına dönmeden ruhsal, zihinsel, bedensel sağlımı kazanamam.

Hiçbir diyet bana fayda sağlamaz.

Bunu beklemem hayaldir.

 

Kemal: Benim gibi çoğu insanın kendini kandırma senaryosu artık klasikleşmiştir;

Öbezite sınırına yakınlaşırken ilk önce arkadaşlarla bozuşuruz.

Sevgilileri ve/veya eşleri terk eder ve/veya ediliriz.

Ardından diyetisyen/doktor/hastane koridorlarına taşınma sınırına geliriz.

Sonrasında ise eski sağlığımıza geri dönmeye çabaları başlar.

Artık umutsuz bir çabalama girdabındayızdır.

 

Serdar: Her şey fazladan aldığım birkaç kilo fazlalığıyla başlar.

Bunu dert etmeyiz.

Kendimize pembe yalanlar söylemeye başlarız!

Böylece mutsuzluk/hastalık/öfke kolik süreci başlamış olur.

 

Kemal:  İnternetten tanıştığı ve çok beğendiği bir hanımı hatırladım.

Vücut tipini normal diye tanıtmıştı.

Gönderdiği resimlerde normaldi.

Buluştu.

Resmiyle alakası olmayan bir hanım buldum.

Elektrik alamadığımı söyledim.

 

Ret edilen hanımın saldırgan öfke darbesi balyoz gibi başıma indi.

Buna buna dış öfke diyorum.

 

Akıllı Öfke' nin 10 Kanunu No.2:

Lütfen Kalp Kırmayalım. 

Öncelikle Kendi Kalbimizi! 

Yalanlara Yer Yok!

 

Bu olaydan ders aldım.

Olası yalancı ve palavracılardan uzak duruyorum.

 

Caner: İşyerimde çalışma arkadaşlarımın akıllı öfke kanunlarında ortaklaşa çalışmayı başlattık.

 

Akıllı Öfke' nin 10 Kanunu No.1:

Sağlık ve Mutluluk iş yerlerimizde Başlar. 

Evlerimizde Devam Eder! 

Öfke Kolik lere Yer yok!

 

Tüm çalışanların öfke kolik düzeylerini ölçmeye yönelik testler geliştirdik.

Testler sonucunda hedefimiz çalışanların, sağlık mutluluk endeks puanını % 70 in üstünde tutmak!

Serdar: Buna yönelik bazı önerilerim olabilir;

Eve iş götürülmez.

İşyerinde Yalın yönetime geçilir.

Evlerde yalın yaşama bilinci başlatılır!

Alafranga tuvaletlerin kapaklarını sürekli kapalı tutulur.

Orta vadede tüm tuvaletler alafrangaya dönüştürülür.

 

Yöneticiler ve işçiler/çalışanlar aynı yemekhanede, aynı yemekleri yerler.

Yemekler yemekhanede pişer.

Kalori ve besin değerleri doktor ve diyetisyenlerin kontrolünde hazırlanır.

İşyerinde görsel fabrika, işletme, işyeri prensipleri uygulanır.

Tüm toplantılarda kum saati uygulaması başlatılır.

Her bir yöneticinin konuşma süresi 5 dakikayla sınırlanır.

 

İşyerinde yeşil/sürdürülebilir fabrika, işletme, işyeri prensipleri uygulanır.

Tüm çalışanların vücut kitle endeksi 25-30 olması hedeflenir.

Çalışanların sigara, alkol kullanmaması hedeflenir.

Çalışanların ailelerinin sağlık durumları işyeri hekimince takip edilir.

İşyerinde sıfır kaza, sıfır hastalık, sıfır meslek hastalığı hedeflenir.

İşyerinde akıllıca çalışma prensiplerine geçilir.

 

 

İşyerindeÇalışanların Sağlık ve Mutluluk Başarı Değerlendirmesi:

Patron, Çalışan, Müşteri arasında direkt, ücretsiz,7/24 Whats app iletişimi etkin;     2 puan

İç/dış müşterilerle ve çalışan şikâyetleri sıfıra doğru azalıyor;                                    3 puan

Ürün/hizmet üretiminde iç müşteri iadeleri sıfıra doğru azalıyor;                                 2puan

İç müşteri iadelerinde 1/10 kalitesizlik maliyeti çalışanın priminden kesiliyor;              3 puan

Dış müşteri iadeleri, sıfıra doğru azalıyor;                                                                     2 puan

Ürün/hizmet çalışanlarından Patrona dikey yapılanma 4* kademeden az;                   5 puan

Tüm çalışanlar şirket karlılığına endeksli asgari ücret+ performans primi alıyor;         10 puan

Ürün/hizmetler süreçlerle üretiliyor, çalışanlar performansa göre ücret alıyor;            5 puan

Ürün ve/veya hizmetlerin satış, servis, montaj, şikâyet hizmetleri 7/24 veriliyor;         5 puan

Dış piyasa satışları % 50 nin üstünde olup Pazar payı sürekli artıyor;                         2 puan

Her yıl satışlarda %80 miktarda  % 20 ürün/hizmetlerin üretimi arttırılıyor?                2 Puan

Yatırımların % 80 kredi yerine leasing/factoring ile yapılıyor;                                       2 puan

Şirket borçluluğu her yıl % 10 azalıyor;                                                                         2 puan

Tüm çalışanlar işletmedeki işlerin % 50 den fazlasını yapabiliyor;                                2 puan

Her yıl satış cirosunun % 10 kadarı AR&GE yapılıyor;                                                   2 puan

Her yıl en az 1 TÜBİTAK, AB, Bakanlık, KOSGEB, vesaire destekli AR&GE projesi;     2 puan

% 90 çalışanın işi konusunda mesleki eğitimi var;                                                           2 puan

Yıllık kazanç artışı enflasyonun 2 katı;                                                                             2 puan

7/24 ürün/hizmet üretiliyor, Kapasite kullanımı % 80 üzerinde;                                       2 puan

Hammadde, yarı mamul, mamul stokları sıfıra doğru azaltılıyor;                                    2 puan

Çalışanların bel kalınlığı ölçümü erkekte 94, kadında 84 santimin altında;                     2 puan

Gizli denetim, habersiz denetim sistemleri çalışıyor, puanlama % 90 üstü;                     2 puan

Tüm toplantılar işletme içinde ayakta, her sabah, 10 dk. yapılıyor;                                  2 puan

Yönetim kurulunda iş bölümü var, her gün 10 dk. Telekonferans toplantısı;                    2 puan

Tüm bürolar işletme içinde, kapı yok, tüm çalışanlara açık;                                             2 puan

İş kazaları, meslek hastalıkları, ramak kala, raporlar sıfıra doğru azalıyor;                     2 puan

Şirket borsada işlem görüyor;                                                                                           2 puan

Kâğıt evrak yerine dijital imza sistemi uygulanıyor, tüm evraklar dijital ortamda;             2 puan

İşyeri hekimi, iş güvenliği uzmanı, işyeri hemşiresi kadrolu ve koruyucu sağlık var;       2 puan

İşine bisiklet, toplu taşıma, yürüyerek gelen çalışanlara %5 fazla ücret ödeniyor;          2 puan

İşyerinin sürdürülebilir üretim politikalarıyla karbon ayak izi her yıl % 10 azalıyor;         2 puan

İşyerinin ve ortaklarının vergi, sigorta, borcu ile mahkemelerde davalı dosyası yok;       2 puan

Çalışanlar gizli mutluluk anketinde her yıl mutlulukları artıyor;                                         2 puan

İş yeri hekimi sağlık dosyalarını değerlendiriyor, sağlık performansı iyileşiyor;               2 puan

Yemekler işyerinde pişiyor, habersiz denetim performans puanı % 90 üzerinde;           2 puan

Yemekhanede açık büfe, porselen tabak, patron, çalışan aynı masalarda yiyor;            2 puan

Performans puanı arka arkaya 3 ay düşen çalışan veya yöneticinin ilişiği kesiliyor;        2 puan

Satın alma maliyetleri her yıl % 5 düşürülüyor;                                                                2 puan

Zaman, metot etüdü, süreç adımlarının azaltılmasıyla maliyetler % 5 azaltılıyor;           2 puan

Çalışanlara hisse veriliyor;                                                                                               2 puan

Çalışanların gündelik hayatlarında ilaç kullanımları sıfıra doğru azaltılıyor;                    1 puan

 

Sonuç: Çalışanların sağlık ve mutluluk başarı değerlendirmesi sonuçları sürekli izlenir.

Başarı puanı % 70 aşana kadar,  işyerinde Akıllı Öfke' nin 10 Kanunu uygulamaları sürdürülür.

 

(1 ) www.clipart-library.com/clipart/786655.htm

(2) www.replikler.net/replik/liar-liar-yalanci-yalanci replikleri1997

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 92
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 365
Kayıt tarihi
: 10.10.11
 
 

Şükrü ÖZGÜR İ.T.Ü Metalürji mühendisliğinden mezun oldu. Kamu ve özel sektörde farklı pozisyonlar..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster