Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Eylül '14

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
115
 

Neresine dokunsak ki...

Neresine dokunsak ki...
 

Bir telaş, bir kaygı, bir heyecan, bir kargaşa, bir stres ki sorma gitsin…

Milyonlarca kişiyi ilgilendiren ve bu duyguları onlara yaşatan bir durum…

Şu günlerde hemen her hanede yine gündemin ilk maddesi olan, tartışılan, yakınılan, sevinilen, üzüntü yaratan, bütçelere ek yük getiren, heyecanı ve telaşı yaşanan konu:

Okul kayıtları ve eğitim-öğretim yılının başlaması…

Doğru yapıldığında, doğru amaçlar için kullanıldığında, doğru insanların yetiştirilip sağlıklı toplumlar oluşturan; ancak,  tersiyle de gelişmemişliğe, batağa sürükleyen hayati öneme sahip eğitim…

Mücadelenin, savaşı en büyüğü ve en önemlisi.

Ülkelerin sosyal, kültürel ve ekonomik kalkınma ve gelişmesinin motoru olan eğitim…

Ki… bunu sağlayan ülkelerde, bu durumu rahatlıkla gözlemlemek mümkün. 

Herkes de bunun farkında ve bilincinde.

Topluma ayna tutan, sosyal yapıyı birçok yönüyle tanıtan, ölçen, değerlendiren ve notunu veren eğitim. Çünkü bir ülke hakkında bilgi sahibi olmak için önce eğitim sistemine de bakılır.

Durum

Zaten oturmuş, kalıcı, sağlam temelli, uzun vadeli, iyi sonuçlar veren, istikrarlı bir eğitim sistemine sahip olduğumuzu söylemek zor.

Her hükümet ve her bakanla bir tarafı mutlaka değiştirilen programlar, dersler, yönetmelikler ve uygulamalar.

Ezbere dayalı, test çözmeye odaklı, durmadan ismi ve şekli değişen sınavlar, ölçme ve değerlendirmeler ve kayıt kriterleri.

Bu durumdan dolayı şaşkına dönen yönetici, öğretmen, veli ve öğrenciler.

Mekanların insan üzerindeki etkileri göz önüne alındığında, yıllarca çözülemeyen ve öğrencileri sıkan, olumsuz etkileyen okulların fiziki durumları ve kalabalık sınıf ortamları.

Kendi kendine yeten, engel aşıp sorun çözebilen, sağlıklı, kendiyle barışık, mutlu, becerileri geliştiren, edilgen değil etken, sorgulamayı bilen, öğrenme istek ve merakı olan ve birey olabilen insanlar yetiştirmeden uzak olan eğitim içeriği.

Sistemin işleyişi için düzenlenmiş, insan odaklı olmayan, yetenek eksenli değil, sınav eksenli olan, gerçek hayatla ilişkilendirilmemiş bir yapı.

Sadece niceliklerini, yani sayılarını artırıp, niteliklerini artıramadığımız, dünya üniversiteleri içerisinde ilk 500 içinde olamadığımız, bilimsel yayını az üniversitelerimiz.

Ve bu üniversitelere gerekli ve yeterli şekilde öğrenci hazırlayamayan ortaokul ve liseler. 

Vs, vs…

Hadi öğretmen sorunlarına dokunmayalım. Aşar, taşar, kantar çekmez…

“Kervan yolda düzülür” anlayışıyla, başladıktan sonra çözülmesine çalışılan, birçoğu yarım yamalak halledilen birçok sıkıntıyla başlıyoruz…

Hadi bakalım, içinde olan herkese kolay gelsin…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Serzenişlerinizde yerden göğe kadar haklısınız ancak ne var ortadaki durum yeni bir durum değil aksine cumhuriyetin kuruluşundan beri olan bir durumdur. Eğitim sisteminin çöktüğü on yıllardır söyleniyor ve giderek yozlaşan, niteliksizleşen genç nesiller yetiştiriyoruz. Ama maalesef sorunun özüne inmiyoruz. Sorun şu ki biz eğitim deyince "bilgi vermek" değil, aksine "değer yargıları" öğretmeyi eğitim olarak kabul ediyoruz. Biz yıllardır dinine bağlı, vatanını, milletini, bayrağını seven, Atatürk'ü kutsayan yücelten, varlığını Türk varlığına armağan etmeye koşullanmış insanlar yetiştiriyoruz. Soran sorgulayan gençler değil aksine itaat eden, büyüklerini dinleyen çocuk yetiştirmeyi matah kabul ediyoruz. Oysa eğitim insanın kişiliğine müdahale etmeden onu somut, nesnel, doğrulanmış, evrensel BİLGİ ile donatıyorsa eğitimdir. Sevgi ve selamlarımla

Matilla 
 06.09.2014 7:37
 

Varol Bey, eğer eğitim silahsa iyice ‘yıkar’ genç beyinleri aydınlatacağım diye. Yok, eğer rehberlikse eğitim, en iyi rehberliğin yerli yerine oturmuş bir eğitim sistemi ve de yerinde dur durak bilmeyen, diğer bir ifadeyle oturmayan öğretmenlerle yerine getirileceğine inanırım. Ne var ki Osmanlı’dan Cumhuriyet’e eğitim sistemindeki kaosla, siyasal sistemimizdeki kaos at başı gitmiştir ve de gitmektedir… Bir türlü karar veremedik eğitim tekli mi olmalı, çiftli mi, yoksa çoktan çekmeli mi? Dahası çoktan seçmeli olanın tek doğru şıkkının kaos oluşu da üzerinde durulması gereken bir konudur. Kaos kaosu doğuruyor çünkü. Ama yine de öğrencilerimize ve öğretmenlerimize başlayacak yeni eğitim-öğretim yılında başarılar dilerim. Görüşmek üzere, sevgi ve saygılar.

Rıza Üsküdar 
 06.09.2014 5:06
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 33
Toplam yorum
: 7
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 133
Kayıt tarihi
: 27.02.14
 
 

Üniversite  mezunu, eğitimci. Okumaktan,  düşünmekten,  yazmaktan,  türkülerden, bağlamadan  vazg..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster