Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Eylül '12

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
1048
 

Neşet Ertaş; felağamı şaşırttı

Neşet Ertaş; felağamı şaşırttı
 

Bu değer kendi deyimiyle benim ''felağamı'' şaşırttı. Dün öldü,'' böğön'' toprağa gömüldü; ayağının (babası Muharrem'in) ucuna. Öyle dediydi, sağ olsunlar dediği gibi de yaptılar; ''yanına felan dağil, ancak ayağının ucuna gömülebilirim, o da hani ilayık olabilirsem'' demek istedi; hem babası hem de ustası olan ozanın ayak ucuna. Oraya gıvrılır yatarım der gibi... Çok duygulandırdı beni, çoook. Bir pakit cığara aldım, hal buysa bırakmıştım... Çok direndim, ama aldım ve içtim işte. İki gündür Can'ın belgeselini izledikçe, radyodan dinleyip tv dan izledikçe ağla babam ağla... Dayanılmıyor; hayat hikayesi, çektikleri, türkü sözleri... Ağlamayan şanslı; demek ki yüreği daştan yapılmış... Benimki değil, etten ve canlı şimdilik... Öldürdü bu adam beni, felağımı şaşırttı... Ben, dinleyen o, bizzat olayları yaşayan; benim feleğim şaştıysa O'nun ki kim bilir ne yaptı, anlatılanları bir bir, düğüm düğüm, yüreği burkularak yaşarken...

Der idi ya: 'Ben de gülmedim yalan dünyada''. Gerçekten gülmemiş; annesiz kalma, yoksulluk-ekmek bulamamak, ayrılıkla biten evlilik, anasız kalan çocukları.

Bu adamın yaşam öyküsü benim felağımı şaşırttı.

Bu ozanın büyüklüğü beni şaşırttı.

Halktan biri oluşu ve toplumun onu ciğerine soluması beni şaşırttı.

İyilik yap denize at, halik bilmez ise balik bilir derler ya; iyi oldun mu kimisi bilmese de bu halk bağrına basar, iyiyi anlar, sahap çıkar; bir defa daha ispatlandı.

Baba Muharrem 1938 de ilk plağını yapmaya İstanbula gidiyor; baht kara ya, o gün Atatürk ölüyor. Herkes yasta, plak işi kalıyor; galiba bir ağıt söyleyip dönüyor. Acı tesadüfler devam ediyor: 1938 de Dünyanın en büyük değerlerinden birisi Atatürk siroz hasteliğinden ölüyor; aynı yıl 2012 senesinde sirozdan( yanılmamayı umarım) ölecek olan Neşet Ertaş dünyaya geliyor. 1957 de babasının bir eserini seslendiren Neşet ilk plağını yaparken Ustası-Babasının da yarım kalan arzusunu yerine getiriyor. Heeey zalım felek, hey! Ölüm adın ''galleş'' olsun...

Vaaaay Neşet Baba vay! Ne mutlu sana, ne mutlu ot gelip, saman gitmeyen herkese. İmrendim sana.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Değerli kardeşim,büyük ozanı kısa ve severek okuduğum uslubunla ne güzel anlatmışsın. Kalemine sağlık. Neşet Ertaş'da gitti. Yapacak bir şey yok. Koca Veysel gibi, Pir Sultan, Yunus emre ve diğerleri gibi arkasında unutulmaz bir yaşam felsefesi bırakarak. Gidenin yerine yenisi gelmiyor. Uğur Mumcu'ların, Aziz Nesin'lerin, Onat Kutlar ve diğerlerinin ölümünde olduğu gibi. Ne değerler gitti, yerini boş bırakarak. Ben buna yanarım.

Hüseyin Güzel 
 30.09.2012 13:47
Cevap :
sevgi ve saygı ile andığım, özel bir önemle yaşamımda yeri olan, lise yıllarımda en sevdiğim üç arkadaşımdan biri olan Hüseyin Hocam; sen ve ben Mahsuni Şerif Hocamızın türküleriyle, sokağımızda bağırılarak okunan ve yazılı olarak dağıtılan destan-ağıt kültürüyle büyüdük. Karacaoğlanın kitabındaki ''Kova kova indirdiler yazıya, tut ettiler al kınalı tazıya, iş başa düşünce bakma kuzuya, kaç kuzulu ceylan yad avcı geldi.'' şiirini havalandırmaya, makam vermeye çalışanların ilklerindenim, orta okul öğrencisiydim.(sonra Zülfü Livaneli mi yaptı, yoksa Neşet Baba mı bilemiyorum, biri yaptı.) Neşet Baba'nın türkülerini de severek dinlerdim. Git gide sevgim artmıştı, ama türkülerinin yaşamı ile bağlantısını çok değerli Can Dündar'ın belgeselini izleyince kavradım. Çarpıldım...  01.10.2012 0:16
 

Bir değerimizi daha yitirdik, tertemiz bir insanımızı yitirdik. Allah rahmet eylesin. Mekanı cennet olsun.

S Zobu 
 27.09.2012 16:27
 
 
Toplam blog
: 30
Toplam yorum
: 51
Toplam mesaj
: 8
Ort. okunma sayısı
: 1272
Kayıt tarihi
: 11.11.11
 
 

İyi-kötü, kendimize göre bir Fırat idik, ama artık okyanusa karıştık, emekli memurum. Dünyada..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster