Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Nisan '14

 
Kategori
İnançlar
Okunma Sayısı
411
 

Nuh Filmini izledim.

Nuh Filmini izledim.
 

NUH TUFANI


Hz. Nuh’un gemisinin karaya çıkışı Milâttan Önce 2347 yılını 19, bazıları da 2650 yılını veriyorlarmış.

Nuh Tufanının Yaklaşık olarak Milâttan 2500 yıl önce meydana gelmiş olabileceği düşünülüyormuş.

Geçekten tam anlamı ile bir sinema şöleniydi. Russell Crowe muhteşemdi. Onun ne kadar önemli bi oyuncu olduğunu bi kez daha anlamak istiyorsanız bu filmi izlemelisiniz.

Diğer oyuncuların da haklarını yememek gerek. O dönemi fazlası ile yansıtmışlar. Anthony Hopkins, Jennifer Cannelly, Emma Watson, Douglas Booth, Logan Lerman, Ray Winstone, Nick Nolte…

Üç boyutlu olan film daha iyi şekillendirilebilinirdi.

Bu filmde yapılması gereken bir şey var. Ben kendi adıma kendi fikrimi iletmeliyim. Bu filmi İslami düşünceler içinde izlemeyeceksiniz. Bu nasıl bir şey derseniz? Şöyle açıklayabilirim sanırım! Eskilerde Nuh diye bir adam vardı, bir gemi yaptı, ailesini ve evcil hayvanları gemiye aldı. Sonra yağmur ve tufan başladı. Dünya suların altında kaldı. Filmde gördüklerimiz, onların anlattıklarını bir sinema filmi gibi düşünmekte yarar var. Gerçeğinde ya da bizim bildiklerimizde Hazreti Nuh ve Tufan olayı farklıdır. Şöyleki:

Kuran-ı Kerim:

Andolsun, Biz Nuh’u kendi kavmine gönderdik, o da içlerinde elli yılı eksik olmak üzere bin sene yaşadı. Sonunda onlar zulmetmekte devam ederlerken tufan kendilerini yakalayıverdi. (Ankebut Suresi, 14)

Biz de ‘bardaktan boşanırcasına akan’ bir su ile göğün kapılarını açtık. Yeri de coşkun kaynaklar halinde fışkırttık. Derken su, takdir edilmiş bir işe karşı (hükmümüzü gerçekleştirmek üzere) birleşti. (Kamer Suresi, 11–12)

Denildi ki: ‘Ey yer, suyunu yut ve ey gök, sen de tut.’ Su çekildi, iş bitiriliverdi, (gemi de) Cudi üstünde durdu ve zalimler topluluğuna da: ‘Uzak olsunlar’ denildi. (Hud Suresi, 44)

Tevrat, Tufan’ın başlangıcını şöyle açıklamaktadır:

Ve Rab gördü ki, yeryüzünde adamın kötülüğü çoktu ve her gün yüreğinin düşünceleri ve kuruntuları ancak kötü idi. Ve Rab yeryüzünde adamı yaptığına nadim oldu ve yüreğinde acı duydu. Ve Rab dedi: Yarattığım adamı ve hayvanları, sürünenleri ve göklerin kuşlarını toprağın yüzü üzerinden sileceğim; çünkü onları yaptığıma nadim oldum. Fakat Nuh, Rabbin gözünde inayet buldu”.

(Tekvin, 6:5-8) (Harun Yahya, Hayatın Gerçek Kökeni, 2.b., İstanbul: Global Yayıncılık, Mart 2003)

Hazreti Nuh’un Irak’ta Kufe’de yaşamış.

Bulunan en eski yazıtta, Nuh Peygamberin farklı bir fiziğe sahip olduğu yazılıymış.

Burada küçük bir hatırlatmayı yazmakta fayda var. Hazreti Nuh’un babası, Nuh’un kendi oğlu olmadığını düşünmüş. Büyükbabası Enok yani Hazreti İdris’le konuştuktan sonra inanmış. Hazreti Nuh, çok güzel bir bebekmiş. Teni ve saçı kar gibi beyazmış, saçları uzunmuş. Gözleri adeta ışık saçıyormuş. O kadar güzelmiş ki babası bu yüzden korkmuş, şüpheye düşmüş. Meleklere benziyormuş.

Hazreti Nuh’un, Kavmi inançsız ve sapkınlıktan kurtulması için Cenab-ı Hak Hazreti Nuh’a peygamberlik görevi vermiş. Nuh Peygamber, kavminin düzelmesi için çok uğraşmış, onları devamlı hakka davet etmiş. Kötülük yapmamalarını, küfür etmemlerini, sapkınlıktan vazgeçmelerini istemiş. Onları bu kötü hallerinden vazgeçirtememiş.

Nuh Sûresinde, Hz. Nuh’un Cenab-ı Hakka:

“Ey Rabbim! Kavmimi gece gündüz imana çağırdım. Fakat ben dâvet ettikçe onlar daha çok kaçtılar. Her ne zaman onları bağışlaman için Senin mağfiretine çağırdıysam, parmaklarını kulaklarına tıkadılar, beni görmemek için elbiselerini başlarına geçirdiler. İnat ettiler, kibirlendikçe kibirlendiler.”(Nuh Sûresi, 5, 6, 7)

“Ey Rabbim, mağlup düştüm; benim intikamımı al.”(Kamer Sûresi, 10)

“Ey Rabbim, kâfirlerden hiç kimseyi yeryüzünde bırakma. Çünkü Sen onları yeryüzünde bırakırsan Senin kullarını saptırırlar. Ve ancak kâfir ve günahkâr nesiller dünyaya getirirler”(Nuh Sûresi, 26–27) diye duâ etti.

Tufan:

Bundan sonra olanlar da şöyle anlatılıyor. Allah’ın öğretisi ve Cebrail (A.S.)’ın yardımı ile gemiyi yapan Hazreti Nuh üç oğlu kendine iman eden seksen kişiyi gemiye almış. Her hayvandan da bir çift almış. Sonrasında yağmurlar başlamış. Yerden sular fışkırmaya başlamış. Kısa zamanda her taraf suların içinde kalmış. Gemidekilerden başka bütün canlılar ölmüş.

Tufan dindiğinde gemi Cudi Dağına oturmuş… Suların bütün yeryüzünü kaplayıp kaplamadığı ile ilgili çeşitli rivayetler varmış. Bazı yazılarda da tufanın sadece Hazreti Nuh’un kavminin olduğu yerde olduğu var sayılıyormuş. Yani Nuh Peygamberin kavminin yaşadığı bölgelerde! Bazı bilinenlerde ve genel kanaatlarda; Nuh Kavminin Lût Gölü çevresi ile Mezopotamya arasında olduğuymuş.

Yine; tufanın olduğu yer kutsal kitaplarda ve mitolojik eserlerde Mezopotamya olarak gösteriliyormuş. Bunun nedenlerinden biride tarihte bilinen en eski ve gelişmiş uygarlıkların bu bölgede olmasındanmış. Dicle ve Fırat nehirlerinin Tufanda taştığıda anlatılanlardanmış. Bölgedeki medeniyet kayıtlarında tufandan söz ediliyormuş. Tabi tufan esfaneleride bu medeniyetlerin kitabelerinde yazılıymış.

Arkeolojik bulgularda tufanın bu bölgede olduğunu gösteriyormuş. Gılgamış Destanını anlatan tabletlerde Nuh Tufanına benzeyen anlatılar olması dinbilimcilerin ve arkeologların dikkatini çekmiş. Kalın sel dolguları bulunmuş ve bir çok kanıtlar!

Tevrat’a göre, Hazreti Nuh’un gemisi Ararat Dağına demirlenmiş. Nedeni, jeolojik kanıtlara göre o bölge bir zamanlar suyun altındaymış. Deniz fosilleri ve tuz kristalleri bulunmuş. Tabi birde Van gölünün tuzlu su olması ve deniz balıklarının olmasıda düşündürücüymüş!  Ararat dağında gemi kalıntılarına da rastlanmış.

Bütün bunlar gerçek olabilir mi? Bilinmiyor…

Hazreti Nuh’un üç oğlu varmış. Yafes, Ham ve Sam…

Bir görüşe göre; bütün ırkların onlardan türediğine inanılıyormuş.

Yafes’ten beyaz ırk,

Sam’den Araplar ve İbraniler dâhil olmak üzere Sami ırkı, 

Ham’dan Kuzey Afrikalılar türemişler.

Farklı görüşler var.Birde; konuyla ilgili ayetler:

“Hem o (Nuh)un neslini bâki kalanlar kıldık.” (Saffat Suresi 77)

 “Ey Nuh'la beraber gemiye taşıyarak kurtardığımız kimselerin soyundan olanlar! (İsra Suresi, 3)

Ayetteki “Nuh’un soyu” ndan maksat, onunla birlikte tufandan kurtulan müminlermiş. Nitekim İsrâ süresinde (17/3)

Nuh ile birlikte taşınanların soyundan, Hud süresinde de (11/48)

Nuh ile birlikte olan gruplardan, milletlerden (ümem) söz edilmekteymiş.

Buna göre Nuh ile birlikte kurtulanların soyu da devam etmiş…

 Hûd Sûresi'nde:

"Denildi ki: Ey Nuh! Bizden sana ve seninle birlikte olanlardan gelecek ümmetlere selam ve bereketlerle gemiden in." (Hûd, 11/48)

Taberî der ki: Arap Sam evladından,

Sudan Ham evladından,

Türk ve diğerleri Ya'fes evladındandır.

Bu tufan hadisesine Kur’an-ı Kerim’de muhtelif sûrelerde yer verilir.

Artık ona vahyettik ki, bizim gözlerimizin önünde (muhafazamız altında) bildirdiğimiz şekilde gemiyi yap. Vaktaki emrimiz gelir de tennur kaynamaya başlarsa, hemen o gemiye her cinsten eşler halinde iki tane ve bir de, içlerinden, daha önce kendisi aleyhinde hüküm verilmiş olanların dışındaki aileni gemiye al. Zulmetmiş olanlar konusunda bana hiç yalvarma. Zira onlar kesinlikle boğulacaklardır.”
 
“Biz de derhal nehir gibi devamlı akan bir su ile göğün kapılarını açtık. Ve yeri de pınarlar halinde fışkırttık. Artık su, takdir edilmiş bir emre binaen birbirine kavuşuverdi. Nuh’u da tahtalardan yapılmış, çivilerle çakılmış gemiye bindirdik.”

Tufan sonunda geminin Cûdi dağına oturduğu belirtiliyormuş.

“Kâfirler boğulduktan sonra yerle göğe:

‘Ey yer suyunu yut ve sen ey gök suyunu tut!’ diye emir buyurulmuş.

Su çekildi, iş bitirildi ve gemi Cûdi üzerinde yerleşti ve ‘Kahrolsun zalimler’ denildi.”

Tufandan sonra Nuh Aleyhisselâmın, yanındaki az sayıdaki kimse ile Mezopotamya’nın Ur şehrine yerleştiği kanaati hâkimmiş.

Kur’an-ı Kerim:

“Zaten beraberinde iman eden pek az insan vardı.”

Nuh Peygamber ile ilgili bir çok defalar yazılar yazmışımdır. Her yazdığımda yeni bir şeyler keşfetmenin keyfini yaşarım. Bir çoğumuz gemide sadece Hazreti nuhun kendi ailesinin olduğunu bilirdik, bugün okuduklarımdan edindiğim ona inananlar varmış. Yine bütün dünya suların altında kalmamış. Ne kadar mantıklı. Yaradan suçluların haricindekileri cezalandırmaz ki…

İyi ki Nuh filmine gitmişim. Tavsiye ederim. Bence gidiniz…

 

 

Nazan Şara Şatana


 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1580
Toplam yorum
: 112
Toplam mesaj
: 11
Ort. okunma sayısı
: 4826
Kayıt tarihi
: 09.12.10
 
 

Turizmci; Genel müdür Yazar ; Romanlar, senaryolar müzikkaller... Sinema filmleri, TV filmleri.....

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster