Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Kasım '16

 
Kategori
Ben Bildiriyorum
Okunma Sayısı
203
 

Öğretmenevleri ve öğretmenlik mesleği

Öğretmenevleri ve öğretmenlik mesleği
 

Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum.”

Hz. Ali

Ulusları kurtaranlar, yalnız ve ancak öğretmenlerdir.”

Başöğretmen Atatürk

Öğretmen nasılsa sınıf da öyledir.”

 Alman Atasözü

 

Güneşli, iç açıcı ve pırıl pırıl havayı görünce evde duramayarak kendimi dışarı attım. Maltepe-Kartal sahilinde oldum. Yol boyu sahili adımlarken esinlendim de… Nasıl esinlenme? Diyebilirsiniz. Öyle ki, deme gitsin… Tuşlara dokunarak oluşturduğum yazımı birlikte okuyalım.

Dsi 14. Bölge Müdürlüğü Eğitim ve Ar-Ge Tesisleri’ne gitmeyi amaçladım. Ne ki araçtan birkaç durak önce indiğimin ayırdına vardım. Çevreyi seyirle yol boyu Kartal yönünde ilerlemeye başladım. Sonyaz güneşinin aranan ışık ve ısısından yararlanarak ve sahilde göz gezdirerek yolumu adımladım. Bir süre sonra orada oldum.

Güvenlik görevlisi ile kısa söyleşimiz sonrası DSİ 14. Bölge Müdürlüğü Eğitim Ve Ar-Ge Tesisleri’ne ulaştım. Yıllar önce Antalya DSİ Tesislerinde tanıdığım ve şimdilerde bu tesisin yöneticilik görevini yürüten Fevzi Ünal ile yüz yüze geldik. Beklenen içten karşılama ya da karşılaşma gerçekleşti. O nezih tesiste değişik konuları içeren söyleşimiz oldu. Bir süre sonra mutlu olduğumu belirterek veda ettim.

Ayaklarım uzunca kıyı şeridinde konuşlanmayı başaran FEV (Fiziksel Engelliler Vakfı) Tesisleri’ne taşıdı. Bir şekilde engellilere hizmet verirken diğer yandan sürdürülen ticari etkinler gözden kaçmadı! Arama motorunda okuduğum bilgiler şunlar oldu: “Kartal Dragos’ta konumlanmış olan tesisimiz, bir Fiziksel Engelliler Vakfı iktisadi işletmesi olup 15 dönümlük bir alana yayılmaktadır. Engelli bireylerin sosyal hayata kazandırılması yönüyle ön plana çıkan vakfımız, bu projesiyle de bu amacına ulaşmış engelli bireylerin çevresinde görüp de yapma fırsatı bulamadığı spor branşları olanların yapabileceği bir formda ve gerekli güvenlik önlemleri alınarak sunmaktadır. TOSFED uygunluk belgesine sahip olan tesisimiz şu anda 3 birimden oluşmaktadır. Kafeterya, Çok amaçlı spor alanı ve Go-Kart pisti. Fevpark Dragos markası altında hizmet veren tesis haftanın 7 günü açıktır. ”

Oradan. Kartal Dragos Sahili’nde yer alan ve tüm Adalar manzarasına hâkim olan İBB Dragos Sosyal Tesisi’ne girdim. Arama motoru şu sözcükleri gösterdi: “Yorucu şehir yaşantısından sıyrılıp küçük bir lezzet kaçamağı yapmak isteyenler için eşsiz bir imkân sunar. 2007 yılında hizmete açılan ve 582 metrekarelik açık alanı, 325 metrekarelik restorant bölümü ile aynı anda 440 kişiye hizmet verilebilen Dragos Sosyal Tesisi’nde; dilerseniz mekânın en özelleri Dragos Steak ve Kalamar eşliğinde teras katta manzaranın tadını çıkarabilir, dilerseniz açık alanda deniz havasını soluyabilirsiniz.

Yeşillikler arasındaki yürüyüş yolu ile de İstanbulluları cezbeden Dragos Sosyal Tesisi, ulaşım açısından oldukça kolay bir noktada konumlandırılmış olmasıyla da öne çıkar.”

***

Elbette buna da olumsuz diyeceğimiz yoktur. Bir yere oturdum. Adaları izlerken ve sahile göz gezdirirken beynimde şimşekler çaktı! Başlığımız olan asıl konumuza, kendimize gelelim: ÖĞRETMENEVİ VE ÖĞRETMENLİK MESLEĞİ…

Kadıköy’de, Maltepe’de, Kartal’da, Pendik’te ve Tuzla’da öğretmenlerin gidebilecekleri; çaylarını yudumlarken sohbet edebilecekleri, çorbalarını içerken anılarını bölüşecekleri “öğretmenevi”yok! Kimi zaman Beyoğlu’na gidiyorum. Acı ama gerçek değil mi?

Şimdiye dek MEB’nın el atmadığı, söz konusu ilçe belediye başkanlarının ancak sözünü ettiği ve açma etkinliğinde bulunmadığı öğretmenevi neden yok? Bu sahillerde daracık bir alanda öğretmenevi yapılması ve hizmete sunulması çok zor değildir. İşini bilen kurumlar, en gözde alanları paylaşıp konuşlanırken; öğretmenler ve öğretmen seven görünenler bir halk deyimiyle : “Çuval ağzı açmışlardır.” Ya da eğitimcileri, yakınlarını ve onları sevenleri politik yaklaşımla avutmuşlardır! İşte öğretmene ve eğitime verilen değerin ölçüsü…

 

Gelelim ÖĞRETMENLİK MESLEĞİ’ne…

Geçmişe göre meslek mi kaldı değerli okurlarım! Dünden bugüne kıyımlar ve sürgünlerle darmadağın oldu. Sendikalaşma, adı altında öğretmenlileri öteleyerek birbirinden uzaklaştırdılar. Birinin ak dediğine öbürü kara der duruma geldi.

Bu nasıl özgürlükse anlamıyorum, kıyafet özgürlüğüne gidildi. Kıyafet Yönetmeliği yürürlükte olmasına karşın olumsuzlukta birleşme-bütünleşme hemen gerçekleşti! Bununla ilgili kısa bir anımı aktarayım:

Geçtiğimiz yıl tanıdığım bir okul müdürü arkadaşımın daveti üzerine İstanbul Anadolu yakasında bir ilköğretim okuluna ziyarete gittim. Görevlilerin buyur ettiği odada müdürü beklerken; lastik ayakkabılı, üstelik ayakkabısı çamurlu olan, ütüsüz ve yırtık pantolonlu, gömleği kirli ve yakası açık, uzun kara ve kirli sakallı, saçları dağınık birisi girdi. Masanın üstündeki “Servis Araçları” yazılı dosyada evrak aramaya koyuldu. Duramayarak:  

/—Siz servis aracı görevlisi misiniz? Dedim.

—Hayır, müdür başyardımcıyım! Demez mi?!

Şaştım, kaldım! Söyleyecek söz bulmakta zorlandım!

Zamanla çoğu erkek öğretmenlerin okula ve sınıflara betimlediğim kıyafetle geldiklerini gördüm. Bayan öğretmenlerin kıyafetleri belli…

Öğrencilerimizin örnek alması gereken öğretmenlerimiz… Haber yapılan TV kanallarında da aynı görüntüde… Acaba modaya mı uyuyorlar? Denecek bir şey bulamıyorum. Acaba büyüklerimiz en iyisini mi biliyorlar! Aristo'nun: ''Bildiğim tek şey, hiç bir şey bilmediğimdir.'' Sözcükleri, kulaklarımda yankılaştı!

Öğretmen okullarımızda meslek dersleri öğretmenlerimiz, “Öğretmenlerin Nitelikleri”ni maddelerken; giyimine özen gösteren, maddesini sık sık vurguladılar ve bize giyimleriyle ve olumlu davranışlarıyla örnek oldular.

Başkaları nelerle uğraşıyor, biz neyle uğraşıyoruz… Deneyime dayanan özgün bir tümceyle yazımı noktalıyorum: Kişiler, giyimleriyle karşılanırlar ve düşünceleriyle uğurlanırlar. Dün de böyleydi bugün de böyledir…

Öğretmen nasılsa sınıf da öyledir.”

Alman Atasözü

 

*

 

 

Abdülkadir Güler bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 627
Toplam yorum
: 465
Toplam mesaj
: 45
Ort. okunma sayısı
: 1378
Kayıt tarihi
: 18.08.08
 
 

Kırşehir Erkek İlköğretmen Okulu'nu, İzmir Buca Eğitim Enstitüsü Türkçe Bölümünü, İstanbul Çapa M..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster