Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Temmuz '07

 
Kategori
Kitap
Okunma Sayısı
12818
 

Ögretmenim Mori’ yle salı buluşmaları - Mitch Albom

Ögretmenim Mori’ yle salı buluşmaları - Mitch Albom
 

Hiç gerçekten bir ögretmeniniz oldu mu? Sizi saf ve yontulmamış bir mücevhermiş gibi görüp, bilgelikle onurlu bir bir ışıltıya dönüştürmek isteyen?

Ölmekte olan adam, yaşamakta olan adama bilmesi gerekenleri anlatıyordu. Bu ikisinin de son tezleriydi. Yaşamakta olan adamın, birlikte hazırladıkları ilk tezin aksine, bu kez tezi bir an önce bitirmek gibi bir çabası yoktu. Bu tez hiç bitsin istemiyordu.

Mitch Albom’um “Ögretmenim Mori’yle salı buluşmaları” isimli kitabı yaşlı profesör Mori’nin hayatındaki son sınıfı, tek ögrencisi Mitch ile her salı kahvaltıdan sonra hayatın anlamı üzerine kişisel deneyimlerine dayanan derslerini anlatıyor..

Mori ve ögrencisi, yaşam, aile, evlilik, toplum, merhamet, ölüm, korku, açgözlülük, yaşlanma ve anlamlı bir yaşam felsefesi üzerine içtenlikle konuşuyorlar.

Kitap hakkında fikir sahibi olabilmeniz için kitaptan alınmış bazı paragraflar ile sizi aşağıda başbaşa bırakıyorum. Kesinlikle herkesin okuması gereken muhteşem bir kitap. Bu arada kitabın filmi de mevcut. Film’de gerçekten güzel bir film. Film hakkında bilgiyi de Sevgili Engin Ağın'ın yazdığı blogdan alabilirsiniz http://blog.milliyet.com.tr/Proje/Gusta/GustaBlog.aspx?BlogNo=44119.

Pişmanlıklar

“Mitch kültürümüz bizi ölüm anı gelmeden bu tür şeyler üzerine düşünmeye yüreklendirmiyor. Kariyer, aile, yeterince maddiyata sahip olmak, evin ipoteğini ödemek, yeni araba almak, kaloriferi tamir ettirmek gibi bencilce şeylerle öylesine sarılmışki etrafımız. Hayatı sürdürebilmek için bir sürü ıvır zıvır ile uğraşmak zorundayız. Bu yüzden söyle bir geri çekilip hayatımıza bakarak ‘Bu mu yani? Hayattan istediğim her şey bu mu? Burada eksik olan bir şeyler yok mu?’ demek alışkanlığına sahip değiliz”

Ölüm

“Çünkü” diye devam etti Mori “Bir çoğumuz adeta uyurgezer gibi dolaşıyoruz etrafta. Yaşamı tam anlamıylatanımıyoruz, çünkü hayatı uyur uyanık, yapmamız gerektiğini düşündüğümüz şeyleri otomatik olarak yaparak yaşıyoruz”
Peki ölümle yüzleşmek bunu değiştiriyor mu?
“Evet. Tüm bu şeylerden uzaklaşıp esas üzerine yoğunlaşıyorsun. Öleceğinin bilincine vardığında, her şeyi çok farklı bir gözle görüyorsun.”
Mori iç çekti.” Ölmeyi ögren, nasıl yaşayacağını ögrenirsin.”

Aile

“ Günümüzde aile dışında, kişilerin üzerine başabileceği bir temel, güvenli bir zemin yok. Hastalandıktan sonra bunu çok açık anladım.Eğer ailenizden sevgi, ilgi ve destek görmüyorsanız, hayatta fazla bir şeyiniz yok demektir. Sevgi çok önemli. Ünlü şair Aude’in de söylediği gibi, ‘ Birbirinizi sevmezseniz yok olursunuz.”

"İnsanlar bana çocuk sahibi olmak ya da olmamak konusunda soru sorduklarında onlara ne yapmaları gerektiğini söylemem hiç." En büyük oğlunun fotoğrafına bakarak devam etti konuşmasına " 'Çocuk sahibi olmaya benzer bir başka deneyim yoktur' derim. İşte o kadar. Bunun yerini dolduracak başka bir şey yoktur. Bir dostla bunu yaşayamazsınız. Bir sevgiliyle de. Eğer bir başka insanın tüm sorumluluğunu üstlenmek, sevmeyi ve derinden bağlanmayı ögrenmek istiyorsanız, çocuk sahibi olmalısınız."

Yaşlanma korkusu

Peki eğer yaşlılık bu kadar değerliyse niçin herkes “Keşke yeniden gençlik yıllarımadönebilseydim“ diyor?
Gülümsedi. “Bu söz neyi yansıtıyor dersin.Tatmin olmamış kişiler. Layıkıyla yaşanmamış hayatlar.
Anlamı bulunamamış yaşamlar. Eğer hayatının anlamını bulduysan geriye gitmek istemezsin. İleri gitmek istersin. Daha da yapmak, daha da görmek istersin. Altmış beş yaşına dek bekleyemezsin.”

Para

“Ülkemizde sürüp giden bir beyin yıkamayla karşı karşıyayız” diye iç çekti Mori. “Beyin yıkamak nasıl gerçekleşir biliyor musun? Aynı şeyi bir insana defalarca tekrarlarsın ve biz de bu ülkede bunu yapıyoruz. Nesnelere sahip olmak iyidir. Daha fazla para iyidir. Daha fazla gayrimenkul iyidir. Daha fazla ticaretçi yaklaşım iyidir. Daha fazla iyidir. Daha fazla iyidir. Bunu tekrarlar dururuz – ve bu defalarca bize tekrar edilir- ta ki insanlar farklı düşünmeyi aklından bile geçiremez hale gelinceye kadar. Ortalama sıradan insan sürekli dikte edilen tüm bu yalanlarla öylesine dolmuştur ki, gerçekte neyin önemli olduğuna ilişkin kendi bakış açısı diye bir şey kesinlikle kalmamıştır.”

“Mitch tepedekilere iyi görünmek istiyorsan, bunu unut. Ne yaparsan yap seni küçümseyeceklerdir. Eğer aşağıdakilere gösteri yapıyorsan, onu da unut. Onlar sadece sana gıpta edeceklerdir. Statü seni hiç bir yere götürmez. Sadece açık yüreklilik her insanla eşit düzeyde var olabilmeni sağlar”

Evlilik

“ Yine de sevgi ve evlilikle ilgili doğru olduğunu bildiğim bir kaç şey var. Eşine saygı duymuyorsan çok sorun çıkacaktır. Uzlaşmayı bilmiyorsan, çok sorun yaşarsın. Aranızda olup biteni apaçık konuşamazsanız çok sorununuz olacaktır. Ve eğer hayatta ortak bir değerler kümeniz yoksa gene bir çok sorun yaşanacaktır. Değerleriniz benzer olmalı. “
Ve önemli bir değer de, Mitch…”
Evet! “
Evliliğin önemine inanmaktır.”

Kültürümüz

“Yaşamın başında, daha birer bebekken başkalarına ihtiyacımız vardır. Ve sona yaklaştığımızda, benim durumumda olduğu gibi, gene başkalarına ihtiyacımız var değil mi?”

Sesi bir fısıltıya dönüştü. “ İşin sırrı şu; bu iki durumun arasında da her zaman başkalarına ihtiyacımız var.”

“Birbirimizi sevdikçe ve sevgimizi sürekli hatırladıkça hiç yok olmadan ölebiliriz. Yaratılan tüm sevgi orada kalır. Tüm anılar. Varlığına özen gösterdiğin ve sevdiğin herkesin yüreğinde yaşamaya devam edersin.”

Sesi çatlak çıkamaya başladı. Bu biraz dinlenmesi gerektiği anlamına geliyordu. Çiçeği geriye koydum ve ses kayıt cihazını kapatmaya gittim. En son şu tümce kaydedilmişti:

“Ölüm bir yaşamı sona erdirir, bir ilişkiyi değil.”

Mitch Albom / “Ögretmenim Mori’yle salı buluşmaları” / Boyner Yayınları

04 Temmuz 2007


Not: Bu blog 15 Temmuz 2007 tarihli Milliyet Gazetesi'nin Pazar ekinde yayınlanmıştır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Böyle anlatılır. Yaşanası bir anlatım. Bu bloğu bu hafta Milliyet Gazetesinde okuyacağız büyük ihtimalle. Mutlaka okuyacağım. Sevgilerimle

Metin Özkaya 
 06.07.2007 15:27
Cevap :
Çok teşekkürler Metin bey bu güzel yorum için:) Sevgiler  08.07.2007 22:52
 

ah be abicim önerip duruyorsun iyi de oluyor ama biz beklediğimiz! kitabı okuyamadık ki bunlara başlayalım :))

beenmaya 
 05.07.2007 15:23
Cevap :
Kardeş bildik bağırımıza bastık attığı taşlara bak:P Ah başım:) Sevgiler  08.07.2007 22:53
 

Haşim, eline sağlık ben filmi yazmıştım sen kitabı. Alıntılardaki seçimin ise ayrı bir tebrik gerekli. Ne garip benim de kitabı okuduğumda altını çizdiğim ve keşke kitabı okuduktan sonra yazsaymışım dediğim bir durum artık ortadan kalktı sen yazdın.(nokta)

Engin M AĞIN 
 04.07.2007 15:15
Cevap :
Bir kez daha okudum bu blog yüzünden kitabı dün. İkinci kez olmasına rağmen keyifliydi:) Sevgiler  04.07.2007 18:02
 

anıları dokurken, sevgiyi yaratmak beraberinde. Ve bir gün ... zamanı gelince yani... O yaratılan sevgide var olmaya devam etmek. Hem ölmekle ölmezmiş ki insan. ne zaman adından en son söz edilir, o zaman ölürmüş aslında...Öneri kitaplarının her biri harika. hep içinde kendimi buluyorum. Ama bu kıraç memlekette kitapları nasıl bulcağımı bilemiyorum tabii.İstanbula hayli kabarık bir liste ile geleceğe benziyorum. Sevgiler can arkadaşım. Yazıyı yayına verdiğine göre, umarım biraz daha iyisindir. hiç kıyamam sana ben...Bol ıhlamur çayı iç hatta sıcak suyla dolduracağın küveytin içine girerek yap bunu.(madam rosella tavsiyesi :)) ama yine de doktoruna sormayı ihmal etme. sevgiler...

Neşe İleri 
 04.07.2007 15:12
Cevap :
En son ne zaman adından söz edilirse o zaman ölürmüş insan. Bu laf sarsıyor insanı biraz ya:( Canım arkadaşım ya bu kitapları sana hediye etmeyi çok isterim bu konu ile ilgili sana ben mail atarım sonra. Taş belli olmuyor dar yerlere geldiklerinde canım çok yanıyor ama orayı geçince rahatlıyorum. Kuvet meselesini yapıyorum. İyi geliyor hakikaten. Çok teşekkürler rosella:) Sevgiler  04.07.2007 18:01
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 111
Toplam yorum
: 1898
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 963
Kayıt tarihi
: 05.02.07
 
 

Kimliksiz bir yazanım aslında... Bazen benim, bazen senim, bazen de herhangi biriyim. Belki d..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster